KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2024
- Esas no
- 2022/431 Esas
- Karar no
- 2024/118
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/07/2021
- Karar yazım tarihi
- 09/02/2024
Karar Metni
1.321 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacılardan ... San Tic Şti'nin borçlusu olduğu düzenleme tarihi 13.12.2018 olan 31.03.2019 vade tarihli 35.000 TL bedelli düzenleme tarihi 13.12.2018 olan 31.03.2019 vade tarihli 35.000 TL bedelli , düzenleme tarihi 13.12.2018 olan 30.04.2019 vade tarihli 35.000 TL ve düzenleme tarihi 31.07.2018 olan 31.07.2019 vade tarihli 50.000 TL tutarındaki bonolar, bono alacaklısı davacı ...’ın cirosu sonrası ....’da bulunduğunu,
davaya konu bu bonolara ilişkin müvekkil davacıların davalılara herhangi bir borcu bulunmamasına ve davacılar tarafından birçok kez bonoların iadesi talebinde bulunulmuş olmasına rağmen davalılar dava konusu iş bu bonoları kötü niyetli olarak davacı şirkete iade etmediğini, davalı şirket yetkilisi ...’nun davacı şirket ve yetkilisi aleyhine yapmış olduğu Denizli ..
İcra Müdürlüğü ... esas numaralı dosyaya konu bonolar vasıtasıyla davacı şirketin davalı şirketten almış olduğu ve ticari defterlerine işlediği malların karşılığı olarak davalı şirket yetkilisine kesinleşen iş bu icra takibine yapmış olduğu ödeme ile bu borca ilişkin tutarın ödediğini, davalıların elinde bulunan ve davacıların davalılara herhangi borcu bulunmadığı davalı şirket yetkilisi ...’ya teminat olarak verilen bonoları davacılara iade etmemekte ısrarcı olması nedeniyle davalının kötü niyetli bir tutum sergilediğini bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Davalı .... ’nun yetkilisi olduğu davalı şirket adına, davacı şirket ile davaya konu edilen senetlerin dışında bir dönem ticaret yaptığını. davalı firmanın, yapılan ticari anlaşmalardan doğan ve Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanan bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafından sipariş edilen malların hepsini her defasında eksiksiz olarak zamanında teslim ettiğini davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere iki firma arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacı firma borcunu vadesinde ödemediği için davalı tarafından icra takibi başlatıldığını,
ancak davacının davaya konu ettiği 3 adet bononun iki firma arasında yapılan ticaretle herhangi bir ilgisi bulunmadığını. Taraflar arasındaki mal alım satımına yönelik ticari ilişkinin bir defaya mahsus olmadığını, firmalar arasındaki borca ilişkin yapılan senetlerin vadesi de oldukça uzun olduğu için firma yetkilileri arasındaki ikili ilişkilerin sürekli olarak devam ettiğini.
Davacılardan ... ’ın, bu ticari ilişkiden almış olduğu güvenle davalı ....’dan şahsi bir borç aldığını ve ... ’ın davaya konu olan senetleri ciro ederek davalıya teslim ettiğini. Davacının hem firmalar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borçlarını vadesinde ödemediğini hem de haricen almış olduğu para borcunu da ödemeyerek davalıyı maddi zarara uğrattığını. Davaya konu senetlerden kaynaklı borç ödenmediği gibi davacılardan ... hakkında davalı ... adına Denizli ....
İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, henüz dosyadan tahsilat yapılamadığını ve derdest halde devam ettiğini. İşbu senetlerin .... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ... ’a cirolandığını, ... tarafından cirolanarak ise davalı ... ’ya teslim edildiğini, işbu senetlerin davalıya ticari ilişki sebebiyle verilmediğini beyan etmiştir.
Sonuç olarak, davanın reddini, davacı hakkında alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava İİK 72. Maddesi uyarınca menfi tespit talebine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Dava dosyası içerisinde davaya konu (3) adet bonoya ilişkin herhangi bir belge bulunmamaktadır. Usul yönünden incelenen davalı ...
2018 dönemi yasal defterleri, fiziki olarak tutulmuş, açılış noter onayı ve yevmiye defteri kapanış noter onayı, usulüne uygun ve zamanında yaptırılmış, 2019 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defteri e-defter olarak tutulmuş, beratları usulüne uygun ve zamanında oluşturulmuş, fiziki tutulan envanter defteri açılış noter onayı usulüne uygun ve zamanında yaptırıldığını, davacı .... yasal defterlerinin incelenmesi ile alakalı 25.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... firması tarafından dava konusu yapılan 3 adet bono için davalı ... firmasına borçlu olmadığı kanaatine varıldığı belirtildiği,
davalı ... yasal defterleri hesap ve kayıt yönünde incelendiğinde; davacı .... ile 2018 dönemi öncesinde başlayan bir ticari ilişkinin olduğu, diğer davacı ... ile herhangi bir ticari ilişkiye rastlanılmadığı, davaya konu 13.12.2018 tanzim tarihli 31.03.2019 vade tarihli 35.000,00.TL, 13.12.2018 tanzim tarihli 30.04.2019 vade tarihli 35.000,00.TL ve 31.07.2018 tanzim tarihli 31.07.2019 vadeli 50.000,00.TL bedelli bonolarla alakalı herhangi bir kayıt bulunmadığı, tarafların beyanlarından, davaya konu bonoların, davacı ....
İnşaat tarafından diğer davacı ... ‘a düzenlenmiş olduğu, arkasındaki ciro silsilesi içerisinde davalı ... ‘nun cirosunun mevcut olduğu, öte yandan diğer davalı ... cirosunun mevcut olmadığı, davaya konu her üç bono üzerinde, davalı ... ‘nın cirosunun olmadığına itibar edildiğinde ve davalı ... ile davacı ... yasal defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacı .... İnşaat ‘ın, davalı ...
Pazarlamaya, alınacak malların teminatı karşılığında söz konusu bonoların verildiğine ilişkin davacı iddiasının ispata muhtaç olduğu, bonoların, davacı ... ‘tan davalı ... ‘ya şahsi borç alacak kapsamında verildiğine ilişkin davalı beyanı temel alındığında ise, bonoların üzerinde “malen” ibaresinin yer alıp/almaması durumuna göre, ihtilafın tespit ve değerlendirmesi cihetine gidilebileceğini, şayet malen ibaresinin bulunması durumunda, davalı .... ‘nun bonolar karşılığında, davacı ... ‘a mal tesliminde bulunmaması sebebiyle, bonoların bedelsiz kaldığına ve bu bonolar sebebiyle davacıların,
davalılara borçlu olamayacağı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı, ... Ltd. Şti. Davalı olan, ... Ltd. Şti.' den, 06.03.2019 takip tarihi ile, 21.01.2019 tarihinden sonra ise; hiç bir ticari mal alış verişin olmadığı, ayrıca; 2019 - 2020 - 2021 yılları sonu itibariyle : 169.978,60 TL alacaklı olduğu için, davacı, ... İnşaat Malzemeleri firması tarafından, dava konusu yapılan 3 adet bono için, Davalı, .... firmasına, borçlu olmadığı kanaati hasıl olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer.
Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf takip konusu senedin ödendiğini ve teminat amaçlı verildiğini iddia etmiştir. Mahkememizce senet üzerinde yapılan incelemede teminat senedi olduğuna dair bir ibare gözlenmemiştir. Davacı taraf buna ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını da beyan etmiştir.
Dava konusu iki bonoda malen kaydı bulunduğu, davalıların bononun ticari ilişki kapsamında verilmediğini beyan ettikleri, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmadığı, malen kaydının lehtar ile keşideci arasında anlam ifade edeceği davalıların ciranta olduğu anlaşılmıştır. Ödeme iddia eden taraf bu hususu ispat etmesi gerektiği anlaşılmakla ispat yükü davacı üzerindedir.
Dosyaya ödeme iddiasını destekler nitelikte bir delil sunulmamıştır. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur.
Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın ve şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/431, K. 2024/118, 29 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama