KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/624 Esas
- Karar no
- 2024/369
- Dava
- Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 21/02/2022
- Karar yazım tarihi
- 24/04/2024
Karar Metni
1.198 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 2006 yılı ve öncesinde, nakliye ve lojistik işi ile uğraştığı ve birden çok nakliye şirketine ortak ve hissedar olduğu, daha sonra bu şirketlerdeki ortaklık hisselerini, şirketin tüm alacak ve borçları ile birlikte, baba- oğul olan davalılara devrettiği, noterde yapılan hisse devir sözleşmesi ve eki taahhütname uyarınca, .... Nakliyat Ambarı İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti, ... Ambarları Taşımacılık ve Ticaret Ltd. Şti, ...
Kargo Taşımacılık ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti ile ... Ambarları Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti' ndeki hisselerini Büyükçekmece ...
Noterliğinde 16/02/2006 tarihinde düzenlenen Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ve eki taahhüt ile davalılara devrettiği, ancak ilerleyen yıllarda davalıların taahhüt ettikleri şirket borçlarını ödemedikleri ve şirketin içini boşalttıkları, oysa hisse devir sözleşmesi ve eki taahhütname ile devir tarihine kadar olan şirket borçlarının tümünün davalılar tarafından üstlenildiği, buna rağmen, şirketin SGK' ya olan borçları için hissedarlara SGK' nın icra takibi başlattığı, bu doğrultuda kendisi hakkında da icra takibi başlatıldığı ve maaş kesintilerinin sürdüğü belirtilerek,
bahsi geçen bu sözleşme uyarınca, davalıların üstlendikleri, ancak kendisinin ödemek zorunda kaldığı şirketin SGK borçları sebebiyle, yapılan kesintilere dayanarak 30.000,00-TL' nin istirdat olarak davalılardan tahsili ve yaşattıkları maddi- manevi sıkıntılar sebebiyle, 20.000,00-TL manevi tazminat talep ve dava edilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hiçbir surette davacının alacak taleplerinin kabul edildiği anlamına gelmemek kaydı ile, davacının davaya konu ettiği alacak talepleri zamanaşımına uğramış olduğundan öncelikle huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, Davacı tarafın şirket hisselerini müvekkilime devir ederken şirketin borca batık bir halde olduğu,
zaten şirketin vergi ve çalışanlarının borçlarını ödeyemediğini, davacı tarafça şirketin aktif halde ticari faaliyetine devam edebilmesi için yeterli oranda sermaye koymadığını, Davacı tarafın bir nevi şirketten, şirketin borçlarından ve yükümlülüklerinden kaçmak için şirket hisselerini devir yoluna gittiğini, Zaten davacı taraf müvekkilime şirket hisselerini devir yaptığı zaman söz konusu şirketlerin zarar etmekte olduğunu ve şirketlerin borca batık halde olduğunu beyan etmiştir.
Sonuç Ve Talep: Yukarıda detaylıca izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re ‘sen gözetilecek nedenlerle, Aksi kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı itirazımızın kabulüne, bu sebeple de huzurdaki davanın zamanaşımı yönünden reddine, usul ve esasa aykırı olarak açılmış hukuki dayanağı olmayan davanın reddine, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hiçbir surette davacının alacak taleplerinin kabul edildiği anlamına gelmemek kaydı ile, davacının davaya konu ettiği alacak talepleri zamanaşımına uğramış olduğundan öncelikle huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, Davacı tarafın şirket hisselerini müvekkilime devir ederken şirketin borca batık bir halde olduğu, zaten şirketin vergi ve çalışanlarının borçlarını ödeyemediğini, davacı tarafça şirketin aktif halde
ticari faaliyetine devam edebilmesi için yeterli oranda sermaye koymadığını, Davacı tarafın bir nevi şirketten, şirketin borçlarından ve yükümlülüklerinden kaçmak için şirket hisselerini devir yoluna gittiğini, Zaten davacı taraf müvekkilime şirket hisselerini devir yaptığı zaman söz konusu şirketlerin zarar etmekte olduğunu ve şirketlerin borca batık halde olduğunu beyan etmiştir.
Sonuç Ve Talep: Yukarıda detaylıca izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re ‘sen gözetilecek nedenlerle, Aksi kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı itirazımızın kabulüne, bu sebeple de huzurdaki davanın zamanaşımı yönünden reddine, usul ve esasa aykırı olarak açılmış hukuki dayanağı olmayan davanın reddine, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, limited şirket ortağı olan davacının, noterde yaptığı hisse devir sözleşmesi ve eki taahhütname uyarınca, ödediği ve maaşından tahsil edilen SGK borcunun, devrettiği diğer ortaklardan tahsiline ilişkin rücuen alacak davası ve manevi tazminat davasıdır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı tarafın 22.03.2012- 08.02.2021 tarihleri arasında emekli maaşından yapılan toplam kesilen/kesinti tutarının 86.622,41 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmelerinin açık hükmü karşısında, davalıların davacının katlanmak zorunda kaldığı yukarıda tespit edilen bedellerden davalıların sorumlu olması gerektiği, davalılar daha önce temerrüde düşürülmediğinden,
davacının dava tarihi itibariyle alacağına faiz talep edebileceği, yine, ortaklar arasındaki ilişkin ticari ilişki olarak nitelendirilemeyeceğinden, hisse satımına ilişkin sözleşme TBK’nın satım sözleşmesi hükümlerine tabi olduğundan, ticari faiz talebi yerinde olmadığı, dolayısıyla davacının alacağına dava tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanması gerektiği, manevi tazminat talep etme koşullarının oluşmadığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Somut olayda ise davacı tarafın 22.03.2012- 08.02.2021 tarihleri arasında emekli maaşından yapılan toplam kesilen/kesinti tutarının 86.622,41 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmelerinin açık hükmü karşısında, davalıların davacının katlanmak zorunda kaldığı yukarıda tespit edilen bedellerden davalıların sorumlu olması gerektiği, davacının emekli maaşından kesilen ve davalılarca taahhüt edilen 86.622,41-TL SGK ödemelerinin davalı tarafından tazmin etmekle yükümlü bulunduğu kanaatine varılarak maddi tazminat yönünden davanının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının olayla ilgili manevi tazminat talebi yönünden ise manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. TBK 58. maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir.
Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için TBK 58. maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır.
Somut olayda davacının meslek olarak meydana getirdiği ürünlerin hasar nedeniyle talep ettiği manevi tazminatın TMK'nın 24 ve TBK 58 maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün değildir. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir.
Bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, TBK 58. maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığında bu kısım yönünden davanın reddine dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/624, K. 2024/369, 1 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama