KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Esas no
- 2022/73 Esas
- Karar no
- 2025/178
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin
- Dava tarihi
- 27/07/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/02/2025
Karar Metni
1.980 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin dünyanın sayılı iş adamlarından biri olduğunu, Türkiye dahil dünyanın pek çok ülkesinde yüksek bütçeli yatırımlar yaptığını, hava yolu şirketlerinin zor bir dönem geçirdiği 2012 yılı son aylarında, büyük bir cesaret göstererek, batmak üzere olan ...
Taşımacılık A.Ş.’yi 250.000.000,00 USD gibi yüksek bir bedel ile satın aldığını, bu satış nedeniyle Şirket hisselerini devreden hissedarlara 225.000.000,00 USD bedel ödendiğini, ayrıca ....’nın bankalara karşı bazı şahsi kefaletlerinden kurtarılmasını taahhüt ettiğini, ancak sonradan ortaya çıkan bir takım hadiseler nedeniyle bu kefaletler kaldırılamadığından, ... şirket yönetiminde kalmaya devam ettiğini, ancak Müvekkilinin “SHY-6A Ticari Hava Taşıma İşletmeleri Yönetmeliği”nin 9. maddesinin b bendinin;
“b) Çoğunluk paylarının ve yönetim kurulu üyeleri ile oy hakkı çoğunluğunun ve kontrolünün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan paydaşlarda bulunması, (…) Gereklidir.” yolundaki hükmü uyarınca satın aldığı hisseleri kendi namına devralamadığı için .... Taşımacılık A.Ş.’nin %92 hissesinin sahibi olan .... End. ve Tic. A.Ş.’nin %51 hissesi ve ....
Taşımacılık A.Ş.’nin %3,67 hissesi Müvekkil hesabına olmak üzere müvekkilin emanetçisi ve vekili ...’e devredildiğini, Müvekkilinin 30.12.2013 tarihinde, kendi ülkesinde tutuklandığını, Politik sebeplerle haksız ve çok ağır ithamlarla kendi ülkesinin hukukuna göre en ağır suçlamalardan olan “yeryüzünde fesat çıkarma” iddiası ile yargılandığını, ticari işlerini takip edebilme ve yürütebilme imkanının olmadığını, 2016 yılının Mart ayında müvekkili hakkında “idam cezası” verildiğinin açıklandığını ve içerisine düştüğü güç durumdan kurtulmaya odaklanmak mecburiyetinde kaldığını,
Müvekkilinin tutuklu bulunduğu dönemde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, ...
Taşımacılık A.Ş.’yi kısa dönem nakit akışının yeterli olmaması nedeni ile çeşitli yollardan uyardığını, Müvekkilinin İran İslam Cumhuriyeti’nde çok ağır şartlar altında tutuklu olması ve bütün irtibatlarının kopartılmış olması nedeniyle, bu dönemde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün uyarılarına karşı bir girişimde bulunamadığını, müvekkilinin tutuklu olduğu dönemde emanetçisi ve vekili olan ..., sonradan müvekkile bildirdiğine göre, mali durumu elvermediği için ...
Taşımacılık A.Ş.’ye gerekli finansmanı sağlayamadığını ve şirketi zor durumdan kurtarmak gerekçesiyle, yedinde bulunan hisseleri ...’ya bila bedel devrettiğini, Müvekkilinin 2016 yılının Mart ayında ülkesi İran İslam Cumhuriyetinde idam cezasına çarptırıldığını ve cezasının 2016 yılının Aralık ayında onandığını, ancak İran İslam Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı, 2018 yılının Aralık ayında müvekkilin cezasının infazının ertelenebileceğini belirttiğini ve 2019 yılının Aralık ayında infazını beklemek üzere cezaevinden ev hapsine naklediğini,
Müvekkilinin ev hapsine nakledildikten sonra 25.12.2019 tarihinde ... ile yaptığı yazışma sonucunda emanet hisselerinin ...’ya devredildiğini öğrentiğini, müvekkilinin 25.12.2019 tarihli mailinde ...’ya, yaptığı bütün masrafların fatura ve belgelerini tarafına ibraz etmesini, yapmış olduğu tüm masrafları ödeyeceğini ve Şirketlerin hisselerinin kendisine ya da göstereceği kişilere derhal devredilmesini talep ettiğini, TBK’nın 508. Maddesinin.
“Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür. vekil, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür.” yolundaki hükmü uyarınca, müvekkiline ait hisseleri devretmekle yükümlü olan ... hisseleri devretmekten kaçındığını, Davalı ...’nın bidayette milyonlarca USD karşılığında sattığı hisseleri, hiçbir bedel ödemeksizin, hisseleri elinde emanetçi olarak bulundurduğunu bildiği ...’den devralması iyi niyetle bağdaşmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu beyanla;
davacının emanetçisi ve vekili olan ... den , bu sıfatını biliyor olmasına rağmen aynı emanetçiliği devam ettirmek maksadıyla davacıya ait şirket hisselerini bedelsiz olarak devralan davalılardan .....'nın hisse devir sözleşmesi çerçevesinde bila bedel iktisap ettiği ... End. ve Tic. A.Ş.’nin %51 hissesi ve ...
Taşımacılık A.Ş.’nin %3,67 hissesinin vekaletin kötüye kullanılması , aşırı yararlanma , korkutma ve haksız fiil hukuki sebeplerine terditli olarak dayanarak davacıya iadesine bunun kabul görmemesi halinde hisselerin bedelinin devir tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafından açılan davanın hisse devirlerine ilişkin olduğunun anlaşıldığını, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14/2 maddesinde bu hususta özel bir kesin yetki kuralı düzenlendiğini, (Madde uyarınca.
“Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.” ) Davacının işbu davayı asıl hisse sahibi olduğu iddiası ile hisse sahibi müvekkili ve diğer davalı ...'e açtığı anlaşıldığından davayı ... ve ... şirketlerinin yerleşik adresi olan (....
Bakırköy/İstanbul) Bakırköy mahkemelerinde açmasının gerektiğini beyanla davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıdan aldığı vekalet görevini kötüye kullanmadığını, sadakat ve özen yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, Müvekkilinin davacının haklarını koruyabilmek için gereken tüm özen ve gayreti gösterdiğini, Müvekkilinin, davacının hürriyetine kavuşmasından sonra dava konusu hisselerin ... tarafından davacıya devredilmesini sağlamak amacıyla hisselerin asıl sahibinin davacı olduğunu ve devir işleminin bila bedel yapıldığını açıkça belirttiğini, İş bu dava tamamen diğer davalı ile davacı arasındaki ihtilaftan kaynaklandığını,
diğer davalının hisseleri emaneten ve bedelsiz olarak devralıp davacı tarafa devretmemesinden Müvekkilinin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, 09.01.2015 tarihli devir protokolü Müvekkilinin emanet ve vekalet görevlerini özen ve sadakatle yerine getirdiğini gösterdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılında batmak üzere olan ...
Taşımacılık A.Ş'yi 250.000.000-USD bedel ile satın aldığını, bu satış nedeniyle şirket hisselerini devreden hissedarlara 225.000.000-USD bedel ödendiğini, ayrıca ...'nın bankalara karşı bazı şahsi kefaletlerinden kurtarılmasının taahhüt edildiğini, daha sonradan ortaya çıkan bir takım hadiseler nedeniyle bu kefaletlerin kaldırılamadığından ...'nın şirket yönetiminde kalmaya devam ettiğini, müvekkilinin , “SHY-6A Ticari Hava Taşıma İşletmeleri Yönetmeliği”nin 9. maddesinin b bendi uyarınca satın aldığı hisseleri kendi namına devralamadığı için ...
Taşımacılık A.Ş.’nin %92 hissesinin sahibi olan ... End. ve Tic. A.Ş.’nin %51 hissesi ve ... Taşımacılık A.Ş.’nin %3,67 hissesisinin müvekkilinin hesabına olmak üzere müvekkilinin emanetçisi ve vekili ...’e devredildiğini, müvekkilinin 30.12.2013 tarihinde, kendi ülkesinde tutuklanması nedeniyle ticari işlerini takip edebilme ve yürütebilme imkânının olmadığını, müvekkilinin tutuklu olduğu dönemde emanetçisi ve vekili olan ...'in mali durumu elvermediği için ...
Taşımacılık A.Ş.’ye gerekli finansmanı sağlayamadığı ve şirketi zor durumdan kurtarmak gerekçesiyle, yedinde bulunan hisseleri ...’ya bila bedel devrettiğini, müvekkilinin 25.12.2019 tarihinde ... ile yaptığı yazışma sonucunda emanet hisselerinin ...’ya devredildiğini öğrendiğini, müvekkilinin 25.12.2019 tarihli mailinde ...’ya, yaptığı bütün masrafların fatura ve belgelerini tarafına ibraz etmesini,
yapmış olduğu tüm masrafları ödeyeceğini ve şirketlerin hisselerinin kendisine ya da göstereceği kişilere derhal devredilmesini talep ettiğini ancak ... hisseleri devretmekten kaçındığını beyanla daha önceden müvekkiline ait hisselerin iadesi ve terditli olarak İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını bu sebeple iş bu dava dosyasının İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...
E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Asıl ve Birleşen Dava; sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya Mali Müşavir,Lojistik ve Taşıma Uzmanı ve Muhasebe Finansmanı bilirkişilerine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 16.11.2022 tarihli raporda özetle;Davalı şirketler ... Taşımacılık A.Ş. ve ... Endüstri ve Tic.
A.Ş.'nin.06.2020 tarihli bilançolarının,31.12.2021 tarihli bilançolarının,30.06.2022 tarihli bilançolarının, Şirketlerin 2012 ve 2015 yılları pay defteri kayıtlarının, 2022 yılları ticari defterleri tasdik bilgilerinin, Şirketlerin 2020-2021 yılı Kurumlar Vergisi Beyannameleri ile 2022/2.Dönem Geçici Vergi Beyannamelerinin dosyaya celp edilmesi gerektiği, Görevlendirmeye karşın yerinde inceleme yapılamadığı,
Davacının zarar talebi bakımından bu inceleme ve değerlendirmeler yapılmadan heyetimizce bir kanaate ulaşılamayacağı, Karşılıklı talep kapsamları bakımından hukuki niteleme ve değerlendirme gerektirdiği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birilikte dosya ek rapor alınmak üzere yeniden Mali Müşavir, Lojistik-Taşıma Uzmanı ve Muhasebe Finansmanı bilirkişilerine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 19.09.2023 tarihli ek raporu özetle. Davalı Şirketler ... Taşımacılık A.Ş. ve ...
Endüstri ve Ticaret A.Ş.'nin pay defteri kayıtları dosyaya sunulmamış olduğundan davacının paylarına ilişkin ticari defterlerden tespitinin yapılamadığı, Davacının hisse bedelinin tespit edilebilmesi için davalı şirketlerin bilançolarında mevcut; ...
A.Ş.'nin, Diğer stoklar, bağlı ortaklıklar, tesis makine ve cihazlar, taşıtlar, demirbaşlar, diğer maddi duran varlıklar, yapılmakta olan yatırımlar,... a.ş'nin iştirakler, bağlı ortaklıklar ve demirbaşlar, kalemleri için uçak ve havacılık taşımacılığı konularında uzman teknik bilirkişi/bilirkişilerin görevlendirilmesi durumunda her iki şirket için rayiç değerlerle özkaynak tespiti yapılabileceği, Davacının hisse değeri tespiti dışındaki iddia ve taleplerinin, hukuki değerlendirme gerektiren mahiyette olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya Mali Müşavir, Lojistik ve Taşıma Uzmanı, Muhasebe Finansmanı, Uzay ve Havacılık Uzmanı, Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişilerine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan 18.09.2024 tarihli raporda özetle. Davalı Şirketler ... Taşımacılık A.Ş. ve ...
Endüstri ve Ticaret A.Ş.'nin pay defteri kayıtları dosyaya sunulmamış olduğundan davacının paylarına ilişkin ticari defterlerden tespitinin yapılamadığı, Dava dosyasında davacı ve diğer taraf ... ile arasında akdedilmiş vekaleti ilişkisini gösteren ve davalı ... ile Davalı ... arasında hisse devrine ilişkin bilgi ve belgenin tespit edilemediği, Davacının hisse bedelinin tespit edilebilmesi için davalı şirketlerin bilançolarında mevcut; ...
A.Ş.'nin, diğer stoklar, bağlı ortaklıklar, tesis makine ve cihazlar, taşıtlar, demirbaşlar, diğer maddi duran varlıklar, yapılmakta olan yatırımlar, ...
A.Ş.'nin, iştirakler, bağlı ortaklıklar ve demirbaşlar, davacının hisse değeri tespiti dışındaki iddia ve taleplerinin, hukuki değerlendirme gerektiren mahiyette olduğu ve bu hususların havacılık sektörü açısından değerlendirilmesi için, mahkeme, şirketin mali duran varlıkları, maddi duran varlıkları, maddi olmayan duran varlıkları ve stoklarının rayiç bedellerinin hesaplanmasına yönelik davada izleyeceği adımları ve yapacağı değerlendirmeleri belirlemekte olduğu,
mahkeme, hangi tarihlerdeki verilerin esas alınacağına karar vermesi gerektiği, bu tarihler, davacının sermaye koyduğu tarih, davanın açıldığı tarih veya günümüz tarihi olabileceği, iki tür bilirkişi atanması gerektiği, bilirkişilerden birisinin lisanslı uçak teknisyeni olup, uçak filosunun fiziki durumunu ve değerini inceleyeceği, diğerinin ise havacılık işletme yönetimi bilirkişisi olması gerektiği, şirketin yönetimsel yapısını, muhasebe kayıtlarını ve diğer mali unsurları değerlendirmesi gerektiği, Mahkemenin, belirli yıllara ait (örneğin 2015, 2018, 2020, 2022) verilerin incelenmesini talep edebileceğini, Bu incelemelerin,
şirketin havacılık faaliyetleri ve muhasebe raporlarını kapsayacağı, Bilirkişi raporları sonucunda, davalı tarafın eksiklikleri veya hatalı işlemleri tespit edilirse, mahkeme bu eksikliklerin nasıl tazmin edileceğine karar vereceğini, Şirket iflas etmemişse, mevcut uçak filosu ve havayolu işletmesiyle ilgili güncel durum değerlendirilmesi gerektiğini, bu filodaki uçakların durumu, güncel sözleşme hakları ve slot haklarının değerini içerir, kanaatlerine ulaşıldığı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere dosya kapsamında taraflar arasında akdedilmiş vekalet ilişkisini gösteren ve hisse devrine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı dosyaya sunulmadığı, davacının hem asıl dava hem birleşen davada sunmuş olduğu delillerin davasını ispata yeterli olmadığı ve iddiasının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir.
HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur.
Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 1,707,75TL harcın mahsubu ile bakiye 1.092,35TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.360,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından sarf edilen 79,00TL posta gideri davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
8-Birleşen davanın REDDİNE,
9-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 1,707,75TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.092,35TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
12-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 17/02/2025
Katip ... · ✍e-imzalıdır Hakim .... · ✍e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/73, K. 2025/178, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama