KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/407 Esas
- Karar no
- 2025/130
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 25/04/2023
- Karar yazım tarihi
- 12/02/2025
Karar Metni
1.424 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına trafikte tescilli .... plakalı araç, 26.10.2021 tarihinde, "... Caddesi No:35/B Konya" adresinde yaya olarak bulunan müvekkili ... ve müteveffa ...' e çarparak, ölümlü ve bedensel hasarlı trafik kazasina sebebiyet verdiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç .... Poliçe Numarası ile davalılardan ...
Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalandığını, müvekkillerinden ..., müteveffa ...' in eşi, diğer müvekkillerinin ise müteveffanın çocukları olduğunu, müteveffa ... ile diğer müvekkili ...., kaza tarihi olan 26.10.2021 tarihinde yemek yemek amacıyla Konya ..... otelden saat 20:00 sularında ayrıldıklarını, ... caddesinde yolun karşı tarafına geçmek amacıyla, ....
Fakültesi istikametini geçtikten sonra Merkez istikametinin ikinci şeridine geldiklerinde sağdan gelen araç müvekkilim ...'e ve müteveffa ...'e çarptığını, burada yaralanan müvekkili ..... ve müteveffa eşi ....
Fakültesine ambulansla kaldırıldıklarını, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen ... vefat ettiğini, ...'in ise hastanede tedavi altına alındığını, müvekkillerinin, eş ve annelerini kaybetmekle ve kaza kaynaklı yaralanma nedeniyle manevi zarar gördüklerini, müvekkillerinden ...’ in kazadan sonra uzunca bir süre tıbbi açıdan tedavi görmesi, fakat kendisine uygulanan tüm tedavilere rağmen kendisinde süreklilik arz eden maluliyetin oluşması, başkalarının yardımıyla hayatını idame ettirebilecek duruma düşmesi,
hem bu müvekkili açısından ve hem de ...’ in çocukları olan diğer müvekkilleri açısından büyük bir acı ve ızdıraba yol açtığını, aynı kazada ...' in hayatını kaybetmesi sebebiyle de tüm müvekkillerim açısından büyük bir üzüntü ve yıkıma sebebiyet verildiğini, bu sebeple de müvekkili ... lehine, hem eşinin vefat etmesi ve hem de kendisinin yaralanmasından kaynaklı manevi zararlar için 300.000-TL, ... ve ... lehlerine de hem annelerinin vefatı ve hem de babalarının yaralanmasından dolayı 150' şer bin TL manevi tazminatın, sigorta şirketi dışındaki davalılardan,
2.000,00 TL maddi tazminatın da tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava sebebi tarfik kazası neticesi tutulan trafik kazası tespit tutanağı ve açılan ceza davasında alınan ATK raporunda araç sürücüsüne “alt düzeyde tali kusur” atfedilmiştir.
İş bu ceza dosyası içeriği tutanak ve raporlardan da anlaşılacağı üzere kazanın gerçek sebebi davacı ... ve müteveffa ...’in ağır kusurları olduğunu, her ne kadar şehir içinden geçmiş olsa da mezkur yol şehirlerarası yol statüsünde bir yol olduğunu, böyle bir yolda alt geçidin çıkışında karşıdan karşıya geçmeye çalışmak kazaya davetiye çıkarmak olup, davacı ve murisleri bu riski göze alarak hiçbir mecburiyetleri olmayan bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştıklarını, kendi halinde yolunda seyreden sürücünün kaçamadığını, davacıların istediği maddi tazminat bakımından müteveffanın yaşı, işi,
davacının yaşı ve sair hususların dikkate alınması, manevi tazminatın ise, davacıların istediği tazminatın fahiş olduğunu, zikredilen sebeplerle haksız davanın reddine, aksi kanaat halinde, itirazları dikkate alınarak maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili, 26.10.2021 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı ... ve müteveffa ...’e çarparak davaya konu trafik kazasının meydana geldiğini, 11.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin kusursuz olduğunu, ATK raporunda ise müvekkilinin alt derecede tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilin, raporlardaki kusursuzluğu/kusur oranı göz önüne alındığında işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yayaların yaya geçidi bulunmayan yerden karşıdan karşıya geçmek istedikleri,
kamera kaydında yapılan gözleme göre yolda oldukça yoğun araç trafiğinin bulunduğu, buna rağmen yayaların taşıt yolunda seyreden araçların hız ve uzaklıklarını da gözetmeden kendi can güvenliklerini sağlamadan taşıt yolunu kullandıklarını, yaya İhsan ve ...’in trafik kurallarını ihlal ederek kazaya karıştıklarını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar ile ... Sigorta Şirketi ile maddi tazminat talebi yönünden sulh sözleşmesi sunulmuş olup sigorta şirketi yönünden dava tefrik edilmiştir. Davacı vekilinin beyan dilekçesi de dikkate alınarak davaya sigorta şirketi haricindeki davalılar yönünden manevi tazminat davası olarak devam edilmiştir.
26/10/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumunun incelenmesinde; mahkememizce alınan kusur raporunda. "Yaya ... ve Yaya ....
Yaya geçidi olan yerden karşıdan karşıya geçmesi gerekirken, Gece vakti, trafik yoğunluğu olan caddede yaklaşan aracı dikkate almadan, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kontrolsüzce taşıt yoluna aniden geçtiği bu esnada, yaklaşmakta olan sürücü ...’ın yönetimindeki ... plakalı aracın ön sağ tarafıyla çarpması sonucu yaralandıkları, daha sonra ...’in hastanede hayatını kaybettiği anlaşılmış olup, K.T.K’nun 68/b,c bentlerinde belirtilen kural ve zorunluluklara uymadığından kazanın oluşumunda %75 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında Asli kusurlu görülmüştür. ... plakalı araç sürücüsü ....
Yönetimindeki araçla yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu Caddede, gece vakti, daha dikkatli, tedbirli ve yavaş seyretmesi gerekirken, taşıt yoluna aniden çıkan yayaları gördüğü halde, etkili fren tedbirine başvurmada geç kaldığı anlaşılmış olup, K.T.K’nun 52/b bendinde belirtilen kural ve zorunluluklara uymada gereken dikkat ve özeni göstermediği ve bu davranışıyla kazanın oluşumunda %25 (Yüzde Yirmi Beş) oranında tali kusurlu görülmüştür." şeklinde belirtilmiş olup bu kusur oranları mahkememizce de kabul edilmiştir.
ATK .... İhtisas Dairesinden maluliyete ilişkin rapor alınmış olup davacı ...'in maluliyet oranının %32 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve 3 ay bakıcı ihtiyacının olduğu belirtilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Manevi tazminat miktarının nasıl belirleneceği konusu Yargıtay HGK.'nun 24.12.2014 tarih ve 2014/21-872 E., 2014/1086 K. sayılı kararında belirtilmiştir. Gerçekten de söz konusu karara göre; “...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir.
Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır.
Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.” Somut olayda davacılar murisinin vefat ettiği, davacı ...'in söz konusu olay nedeniyle maluliyetinin oluşması,
kusur oranı, beden gücü kaybı ve işgörmezlik süresi, kaza nedeniyle duyulan elem gibi hususlar dikkate alındığında manevi tazminat taleplerinde haklı oldukları görülmüş ve tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, vefat durumu ve maluliyet oranı kapsamında hakkaniyete göre manevi tazminata hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/407, K. 2025/130, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama