KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/528 Esas
- Karar no
- 2023/976
- Dava
- Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı
- Dava tarihi
- 25/05/2023
- Karar yazım tarihi
- 15/11/2023
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından haksız ve usule aykırı bir şekilde ... İli, ... İlçesinde bulunan “... Pafta, ... Ada, ... Parsel” sayılı taşınmazda bulunan dükkan niteliğindeki ... nolu bağımsız bölüme ortak alan olan sığınak bölümünün de eklenmek suretiyle yekpare şekilde müvekkile satışı yapılmış olması nedeniyle ilgili bağımsız bölüme ilişkin olarak müvekkilin uğradığı zararların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilleri aleyhine açılan davanın haksız ve hukuksuz olduğunu ileri sürerek; davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; usule uygun yapılmayan satım sözleşmesi nedeniyle uğranılan zarar sebebiyle maddi tazminat talebinden ibarettir. Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğü 'ne yazılan müzekkere yanıtında davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve esnaf statüsünde olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 3. maddesinde "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." hükmü düzenlenmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise, TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Ticari satım akdi, TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 15. maddesi uyarınca esnaf olma kriteri temel olarak ekonomik faaliyetin sermayeden fazla bedensel çalışmaya dayanması ve gelirin 11. maddede gösterilen kararnamedeki sınırı aşmaması olarak düzenlenmiştir. Bu durumda yasanın 15.maddesindeki kriter olarak geriye bedensel çalışmanın sermayenin önüne geçmesi hali önem taşımaktadır. Mevcut olayımızda gelen yazı cevabına göre davacının kazancının belirlenen sınırı aşmadığı bu sebeple tacir vasfında olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mevcut olayımızda mutlak ticari dava sayılan hallerin olmadığı, davacının davasına konu alacağının tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, Vergi Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabına istinaden davalıların tacir vasfında olmadığı, esnaf statüsünde olduğu ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/528, K. 2023/976, 15 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama