KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/547 Esas
- Karar no
- 2024/511
- Dava
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 31/05/2023
- Karar yazım tarihi
- 20/05/2024
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, kumaş boyama işi ile uğraştığını, davalı ile uzun süreden beri ticari faaliyet içinde olduğunu, davacının cari hesaptan dolayı davalı firmadan 25.890,00-TL alacağı bulunduğunu ve işbu alacağın ödenmediğini, davacının alacağını gerek haricen gerekse yapılan yazışmalarla talep ettiğini ancak cari hesap alacağı ödenmediği gibi davalı tarafından davacıya haksız olarak reklamasyon faturaları gönderildiğini, bu faturaların davacı tarafından kabul edilmediğini ve kendisine teslim edilen tüm kumaşları zamanında ve ayıpsız olarak davalıya teslim ettiğini,
davacının cari hesap alacağı olan 25.890-TL'nin vade tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından teslim edildiği iddia edilen kumaşların teslim edilmediğini ve bu teslime ilişkin herhangi bir teslim tebellüğ yapılmadığını, bu teslimler gerçekleşmediğinden söz konusu cari alacak meydana gelmediğini, teslimi yapılmayan iş için davacının ödeme yapmasının mümkün olmadığını, ürünlerin teslim edildiği ve bu nedenle cari alacak oluştuğuna dair ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının bu hususta herhangi bir delil sunmadığını beyan ederek davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, kumaşların teslim edilip edilmediğine ilişkin olduğu ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 25.890,59 TL olduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmıştır.
Ancak davalı tarafın ürünlerin teslim edilmediği iddiası bulunmakla teslime ilişkin belge sunmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmişse de teslime ilişkin belgenin bulunmadığı belirtilmiştir.
Davacı tarafın ticari defterlerine göre ticari ilişki mevcut olmakla birlikte, söz konusu ticari ilişkiye göre ürünlerin davalıya teslim edildiği olgusu ispat edilememiştir. Davacının, alacağın varlığının ispatı için fatura düzenleyerek faturaların sadece kendi defterlerine kayıt edilmesi yeterli olmayıp söz konusu faturaların ve malın tesliminin ispatı gereklidir. Fatura ve faturada yazılı malı tebliğ ve teslim etme hususunda ispat yükü ise davacıya düşmektedir. (İzmir BAM 13. HD. 2022/809 Esas ve 2024/351 Karar) Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; teslim olgusunu ispat yükü davacıda olup bu husus ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/547, K. 2024/511, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama