KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/30
- Karar no
- 2024/1045
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 10/01/2024
- Karar yazım tarihi
- 11/11/2024
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “müvekkili şirket sigortalısı/davalı ...... plaka sayılı aracını 11.03.2022 tarihinde ....... poliçe numarası ile zorunlu trafik sigortasını yaptığını, 09.05.2022 tarihinde .....
Mahallesinde ...... plakalı araca çarpmak sureti ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkili kurum dava dışı ....... plakalı araç için farklı firmalara toplamda 8.229,81.-TL ödeme yaptığını, tutanaktan da anlaşılacağı üzere kazaya sebebiyet veren sigortalı davalı araç sürücü olay yerini terk ettiğini, Karayolları Trafik Kanunu 81 madde uyarınca, sürücüler sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dahil, kaza yerindeki durumu değiştirmemek yükümlüğü altında olup, aksi halde aynı kanunun 95. maddesi ve trafik sigorta poliçesinin genel şartları gereğince,
sürücünün olay yeri terk etmesi ağır kusuru nedeni ile sigorta şirketinin ödemek zorunda kaldığı tazminatı rücuen tazmin etmek zorunda olduğunu, re’sen dikkate alınacak nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, itirazın iptali ile davalı borçlunun İstanbul ...... İcra Müdürlüğü .....
E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, icra inkar tazminatı talebimiz yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan, davalının % 20 İcra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebi, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... vekili Cevap Dilekçesi Özetle; “müvekkili ......, kaza yapan aracın maliki olduğunu ancak işleteni olmadığını, müvekkili söz konusu ..... plakalı aracını "Otomobil Kira Sözleşmesi" ile ..... T.C. no.lu ...... 'a 07.05.2022 tarihinde uzun süreli olarak kiraya verdiğini, söz konusu kiracı olan .......
07.05.2022 tarihli sözleşme uyarınca kaza tarihi itibarı ile aracın zilyedi ve işleteni durumunda olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu 3 ve 5.maddeleri kapsamında işleten kiracı olduğundan, müvekkili açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, bu çerçevede işleten sıfatı, müvekkilden uzun süreli olarak kira sözleşmesine istinaden aracı kiralayan .......'a ait olduğunu, kaldı ki söz konusu kiracı ....., müvekkili ........'e olan araç kiralama borcunu ödemediğinden Bakırköy .....
İcra Dairesi ...... esas sayılı dosyası ile takibe geçilmiş ancak şu ana kadar takibin semeresiz kaldığını, izah edilen nedenlerle davacının hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin öncelikle usule ilişkin husumet itiraz nedeniyle reddine, davacının dava ve taleplerinin müvekkili ........ yönünden reddine, %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, maddi hasarlı trafik kazası kaynaklı rücuen tazminat davasıdır. 2918 sayılı KTK.nun 95/2 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Davacı taraf davalının olay yerini terk etmesi sebebiyle maddi tazminat olarak 3. kişiye ödediği bedeli davalıdan talep etmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. ZMMS Genel Şartarı B. 4.f maddesinde düzenlenen, olay yerinin sebepsiz bir şekilde terk edilmesi sebebine dayanmakta olup, sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni değildir.
Sigorta şirketinin somut delillerle ZMMS Genel Şartlar B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir.Başka bir deyişle;, sürücünün alkol ve uyuşturucu maddesinin etkisi altında kaza yaptığını, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi nedeniyle yaralıların sağlık durumlarının ağırlaştığını veya maddi hasarın arttığını ortaya koyması ve ispatlaması gerekir. Yargıtay ....... Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamalarına göre.
Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Sırf olay yerini terk etmenin rücu hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir.
Yine Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ...... esas, ..... karar sayılı ilamında da "Salt olay yerinde bulunmamak ve %100 kusurlu bulunmak (kasıt ve ağır kusur dışında) hasarın teminat dışında kalmasını ve sigortalıya rücu hakkını vermediğinden davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denmektedir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sigortacının sigortalısına rücu koşulunun, tazminata konu olayın kasti bir hareket veya ağır kusur sonucunda meydana gelmesi halinde gerçekleşeceği, anılan maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedildiği, ağır kusurdan maksadın kasıt olmamakla birlikte kasta yakın bir kusuru ifade ettiği, somut olayda davalıya ait olan aracın sürücüsü kusurlu olmakla birlikte, ağır kusur veya kastından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Yürürlükte bulunan ZMMS genel şartlarına göre; sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini rücu sebeplerini gizlemek için olay yerini terkettiğini ispat yükü davacı sigorta şirketine düştüğü halde davacı somut delillerle ZMSS Genel Şartlarının B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat edemediği, bu durumda üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı tarafın uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle husumetinin bulunmadığına yönelik itirazlarının ise sözleşmenin 07/05/2022-12/05/2022 tarihleri arasında olup Yargıtay içtihatları kapsamında uzun süreli kira sözleşmesi olarak değerlendirilemeyeceğinden husumet itirazı kabul edilmemiştir. Davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip ..... · ¸e-imzalıdır Hakim ....... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/30, K. 2024/1045, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama