KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/792 Esas
- Karar no
- 2024/834
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 02/08/2024
- Karar yazım tarihi
- 18/09/2024
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin kooperatif üyesi olduğunu, çıkarma işlemini kabul etmediğini, müvekkiline bugüne kadar çıkarma işlemi tebliğ edilmediğini, müvekkilin bugüne kadar yapılan genel kurullarda kooperatifi ibra etmediğini, bunu sebebinin gelir-gider bilançosunun eşit gösterilmiş olduğunu, yönetimdeki kişilerin olayı kişiselleştirmesi nedeniyle tebligat kanununa aykırı olarak çıkarma kararını ihtarname ile tebliğ ettiklerini, müvekkilin adresinin bağlı bulunduğu muhtarlığa 25/07/2024 tarihinde tebliğ edildiğini,
ihtarnamede kooperatif yönetimi tarafından ortaklığa son verildiği belirterek 41 no'lu ağ odasının boşaltılmasının istenildiğini, çıkarma kararının yönetim kurulunun teklifi üzerine genel kurul tarafından verilebileceğini, verilen çıkarma kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu yönüyle iptali gerektiğini, müvekkilin avlanma ruhsatını satmasının haklı bir gerekçe olmadığını, müvekkilin teknesini sattığı için ruhsatını da devrettiğini, kooperatif yönetiminin bunu fırsat bilerek müvekkili tahliye etmeye çalışmasının kötü niyette olduğunu ve MK.
2. maddesine aykırı olduğunu, kooperatif yönetiminin avlanma ruhsatı olmayan kişileri de üye yaptığını, müvekkilin tüm genel kurullara katıldığını e ihtirazi kayıtla oy kullandığını, ibra etmediğini, geriye dönük 5 yıllık gelir-gider farkının müvekkile isabet eden kısmını, müvekkil kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın infazının doldurulmasını, bu yönde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, alacağın tahsili talebine ilişkin olup TTK'nun 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabidir.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ve yapılan değişiklik sonucu menfi tespit ve istirdat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Davacı tarafından alacak talebi yönünden davadan vazgeçildiği belirtilmişse de bu husus davalı tarafından kabul edilmemiştir. Bunun üzerine alacak talebi yönünden dosya tefrik edilmiştir. Yapılan incelemede davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2.bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/792, K. 2024/834, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama