KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mart 2018
- Esas no
- 2015/1064 Esas
- Karar no
- 2018/288
- Dava
- Menfi Tespit -(Ticari Satıştan Kaynaklı
- Dava tarihi
- 20/11/2015
- Karar yazım tarihi
- 19/04/2018
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satıştan Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının ithal ettiği kömürün davacı tarafından satın alınıp iç piyasada kendi müşterilerine satıldığını, sözleşmede kömürün niteliklerinin belirlendiğini, istenilen nitelikte kömür olmaması halinde zararın davacı tarafça karşılanacağının kararlaştırıldığını, davalının 09/03/2015 tarihli ihtarname ile cari hesaptan kaynaklı 598.762,34-USD alacakları olduğunu bildirdiğini, ancak daha önceden satın alınan kömürlerin sözleşmeye uygun olmaması nedeniyle davacının uğradığı zararların tenzili sonucu 513.621-USD borç kaldığını,
bu süreçte davalıya toplam 360.921-USD ödendiğini, mutabık kalınan 513.621 USD'den ödenen miktar düşünce kalan borcun 152.700 USD olması gerektiğini, ancak davalının 12/11/2015 tarihli cari hesap ekstresinde 220.719,87 USD borç gösterdiğini, fazladan hesap edilen 68.019,87 USD'den borçlu olmadıklarını, ayrıca dava dışı müşteri ...'a satılan kömürler istenen vasıfta olmadığından bu şirketin 25.439,81 USD ceza faturası kestiğini, bu bedelden davalının sorumlu olduğunu, üçüncü olarak ise davalıya borca mahsuben 38.223USD bedelli teminat mektubu verildiğini, davalının bu teminat mektubunu paraya çevirdiğini, ancak borçtan düşmediğini,
bu üç bedel toplandığında 131.781,68 USD yaptığını, davalının cari hesap alacağından bu bedel kadar borçlu olmadıklarını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili cevabında, cari hesap kapsamında davacının 513.620.000-USD borcu bulunduğunu, yapılan ödemeler dikkate alındığında 08/01/2016 tarihi itibariyle davacının borcunun 210.459,42 USD olduğunu, satın alınan kömürlerde ayıp iddiasının yerinde olmadığını, usulune uygun bir tespit ve ihbar bulunmadığını, davacının müşterisinin kestiği ceza faturalarından kendilerinin sorumlu olamayacağını, dava dışı ...'ın test raporlarını kabul etmediklerini, iddiaya konu teminat mektubunun davacı şirket ile bir ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Dava hukuki niteliği itibariyle ticari satış sözleşmesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
Yapılan yargılamalar sonucu iddia ve savunmaya, sunulan ve toplanan delillere, taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmelerine, dosyaya örneği sunulan 12/08/2014 tarihli teminat mektubuna, davalı şirket yetkilisinin 23/11/2017 tarihli duruşmada alınan yeminli beyanına, yaptırılan incleme sonucu alınan 09/02/2017 tarihli bilirkişi raporu ile aynı bilirkişiden alınan 24/05/2017 tarihli ek rapora ve tüm dosya kapsamına göre tarafların kabulünde olan sözleşmeler kapsamında davalının davacıya kömür satışı yaptığı, aralarında bundan kaynaklı cari hesap ilişkisinin bulunduğu,
taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava dilekçesinde de belirtildiği gibi fazladan hesap edilen para, dava dışı firmanın kestiği fatura bedelleri ve teminat mektubundan kaynaklandığı, söz konusu teminat mektubunun dava dilekçesinde USD olarak belirtilmiş ise de, miktarının 100.000,00 TL olduğu, 12/08/2014 tarihli bu mektubun dava dışı ...Ltd.Şti.tarafından davalı şirket lehine verildiği, davalı şirketin şirket yetkilisinin yeminli beyanına göre; bu mektubun davacıyla bir ilgisinin olmadığı, ayrıca hesaplarda görülen 105.800 USD bedelli çekin daha sonra davacıya iade edildiği, bu çekin davacı tarafça mahkememize sunulduğu,
dava dışı ... firmasının davacıya kestiği toplam 25.439,81 USD bedelli faturalar yönünden ise taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında davacı satın alınan malın ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de, TTK 23/1-c maddesine göre usulüne uygun ve süresinde bir ihbar yapmadığı, dava dışı üçüncü kişinin tek taraflı düzenlediği belgelerin ayıbın ispati için yeterli görülmediği, davacının ayrıca bir tespitinin olmadığı, iade edilen çek de dikkate alındığında davalının fazladan bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Üye ...
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1064, K. 2018/288, 22 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama