KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2019
- Esas no
- 2015/11 Esas
- Karar no
- 2019/1145
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 07/01/2015
- Kararın yazılma tarihi
- 31/12/2019
Karar Metni
1.090 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkillerinin işyerinin önünde park halinde bulunan su tankerine binmek için kapısını açtığı esnada ...... plakalı aracın kendisine çarpması neticesinde yaralandığını belirterek dava tarihi itibari ile 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen 20.000 manevi tazminatın ise davalı ..... ve ...'den tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ve ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; olay yanında yerlerin ıslak olduğunu, karşıdan gelen araçla çarpışmamak için frene bastığını, aracın kaydığını, davacıya çarptığını, hızlı gitmediğini, kazadan sonra davacıya hastaneye götürdüğünü, olayın ardından ev ziyaretinde davacının talebi üzerine kendilerine 500 TL verdiğini, ayrıca davacının para istemeye devam ettiğini ve vicdani yaklaşımını kötüye kullandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ....... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; davacının tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, davacının maddi tazminat talebini açıklaması gerektiğini, kusur tespiti ve oranının ve maluliyet durumunun belirlenmesi gerektiğini ve müvekkilerinin sorumluluğunun teminat bedeli ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının SGK sorumluluğuna alındığını, tazminat hesabının bilirkişi eli ile yapılması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, faiz talebine itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların kolluk marifetiyle mali ve içtimai durum araştırması yaptırılarak ilgili tutanaklar dosya arasına alınmıştır.
Dava konusu aracın ZMSS poliçesi dosya arasına alınmıştır.
Dava konusu aracın mülkiyet belgeleri ilgili emniyet müdürlüklerinden getirtilerek dosya arasına alınmıştır.
Tarafların kusur oranlarına ilişin bilirkişi raporu aldırılmış, trafikçi bilirkişi tarafından sunulan 20/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı sürücünün yola yeterince dikkat etmemesi, aracının hızını yolun şartlarına göre yeterince düşürmemesi ve seyri esnasında yol üzerindeki ıslaklık ve park halindeki araçlara şeterince dikkat ve özeni göstermemesi vs. gerekçeleriyle asli ve tam (% 100) kusurlu bulunduğu, davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna itirazlar üzerine mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alma cihetine gidilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 21/12/2015 tarihli raporunda da tarafların kusur durumları hususunda aynı sonuca varıldığı görülmüştür.
Davacının dava konusu kaza sonucunda kaç gün iş ve gücten kaldığının,iyileşme süresinin ve varsa maluliyet oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmış, ATK ..... ihtisas Kurulu'nun 27/02/2019 tarih ..... Karar nolu raporunda davacının E cetveline göre % 5 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Davacı vekili 02/12/2019 tarihli karar duruşmasında, davalı ...... ile sulh olduklarını, bu nedenle maddi tazminata yönelik davalarından feragat ettiklerini, manevi tazminata ilişkin taleplerinin devam ettiğini beyan etmiş ve bu beyanını imzası ile tevsik etmiştir. (Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür).
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 14/08/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıda meydana gelen yaralanma nedeni ile sürücü, işleten ve ZMMS şirketi olan davalılardan maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Maddi tazminat talebi yönünden değerlendirme; Davacı vekili duruşmada maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirerek bu beyanını imzası ile tevsik etmiştir. İşbu nedenle maddi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir
Manevi tazminat talebi yönünden değerlendirme.
Davalı gerçek kişilerin dava konusu meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan zararlardan sürücü ve malik/işleten sıfatlarıyla TBK ve 2918 sayılı KTK hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları, TBK'nun 56/1.maddesi uyarınca haksız fiil neticesinde bedensel zarara uğrayana uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebileceği, bu kapsamda mahkememizce aldırılan ATK raporu uyarınca bedensel zarara uğradığı açık olan davacının manevi tazminat talep edebileceği açıktır.
Mahkememizce aldırılan kusura ilişkin bilikişi raporunda ve ATK raporunda kazanın meydana geliş şekli ve tarafların kazanın meydana gelmesindeki kusurları dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir biçimde değerlendirilmiş bulunduğundan kusura ilişkin bu raporlar mahkememizce hükme esas alınmış, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100oranında kusurlu bulunduğu kabul edilmiştir.
Hâkimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakim bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de açıktır.
Bu açıklamalar çerçevesinde; davacıda oluşan bedensel zarar, davacının kaza tarihindeki yaşı, taraflanrın kusur oranları ile tarafların sosyo ekonomik durumları itibariyle mahkememizce davacı lehine manevi tazminat takdir edilerek hüküm altına alınmış, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/11, K. 2019/1145, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama