KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
- Esas no
- 2016/606 Esas
- Karar no
- 2020/579
- Dava
- Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 11/03/2016
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/11/2020
Karar Metni
1.313 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... yönetimindeki ...... plakalı aracın 02/02/2016 tarihinde kaza yaptığı ve ...'ın ölümüne neden olduğunu, ...'ın vefatından dolayı, mirasçılarının destekten yoksun kaldıklarını, bu nedenle davalı tarafın 2.500,00 TL maddi, 120.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Kaza olayının gerçekleştiği gün müvekkilinin hız sırına uyduğunu, ancak maktul otobanda yayaların geçiş yasak olmasına rağmen geçmeye çalıştığını, havanın zifiri karanlık olması olması ve maktulün aniden yola çıkması, çevrede her hangi bir aydınlatma ışığının olmaması,
maktul ...'ın koyu renk elbise giymesi ve aniden yola fırlaması ile kazanın önlenemez bir hale geldiğini, ancak müvekkilinin maktulün yanına gidene kadar, araçlarıyla müvekkilin arkasından gelen iki kişinin beyan ettiği üzere başka bir aracın maktulün üzerinden geçerek ezerek geçtiğini beyan ettiklerini, dolayısıyla maktulün müvekkilinin çarpmasıyla değil başka bir aracın üzerinden geçmesi sonucu ağır yaralanıp vefat ettiğini, soruşturma aşamasında ısrarla otopsi yapılmasını istediğimiz halde bu talebimizin yerine getirilemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ...'a usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen taraflarca her hangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Olay kaza tespit tutanağı, Küçükçekmece, Bağcılar, Güngören, Avcılar, Çorlu İlçe Emniyet Müdürlükleri yazı cevapları, Silivri ....... Asliye Hukuk Mahkemesi ....... Esas sayılı dosyası, Silivri...... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ve bu dosyada alınan bilirkişi raporu, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevabı, Kusur bilirkişisinden alınan bilirkişi raporu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, .... Üniversitesi yazı cevabı, aktüerya bilirkişisinden alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İş bu dava, trafik kazasından kaynaklı olarak meydana gelen ölüm dolayısıyla uğranılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Kaza tarihi olan 02/02/2016 tarihinde davacı tarafın desteği olan ...'ın yaya olarak yürüdüğü sırada davalı ... ......'nın sevk ve idaresinde olan ...... plakalı aracın çarpması neticesinde davacıların babası ...'ın hayatını kaybettiğini, bu kaza dolayısıyla alınan kusur raporu uyarınca davacının %70 oranında, davalı ... adına tescilli aracı kullanan davalı ...'nın %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve bu raporun ceza dosyası ile alınan rapor ile uyumlu olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır.
Yargılama kapsamında dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş ve alınan rapor uyarınca davacı tarafın uğramış olduğu maddi tazminat miktarı kusur durumuda göz önünde bulundurularak hesaplanmış, buna göre; davacı ...'ın destekten yoksun kalma maddi zararının 1.422,93 TL olduğu, davacıların talep edebileceği cenaze ve defin gider zararının 750,00 TL olduğu hesaplanmıştır.
Davacı taraf dava dilekçesi ile bu zararının sürücü ...'nın aracın maliki olan ve işleten sıfatı bulunan ... ile aracın ZMMS şirketi olan ....'den müştereken ve müteselsilen talep etmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 85. Madde uyarınca "Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmünün yer aldığı, buna göre işleten sıfatı bulunan davalı ... söz konusu tazminattan davalı sürücü ... ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, aynı şekilde davalı ...
Sigortanın ise 2918 sayılı Kanun 85. maddesi uyarınca kusurlu aracın trafik sigortacısı olması dolayısıyla meydana gelen zararda eksik teselsül hükümlerine göre sigortalı araç sahibi ile birlikte sorumlu oldukları sonucuna varılmıştır. Buna göre; davacı tarafın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.422,93-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
Dosyaya sunulan dekont ve davacılar beyanı uyarınca cenaze giderinin ödenmiş olması sebebiyle davacı tarafın cenaze gideri talebinin reddine karar verilmiştir.
Faiz yönünden yapılan değerlendirme uyarınca; kural olarak haksız fillerde faiz başlangıç tarihi kaza tarihidir. Ancak 2918 Sayılı KTK'nin 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2 maddesi gereğince trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünün süresi, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 işgünü olarak belirlenmiştir. Başvuru yoksa dava tarihinden itibaren davalı ... şirketinin temerrüt faizinden sorumluluğuna karar verilmesi gerekeceğinden ve somut olayda herhangi bir başvuru bulunmadığından davalı ... açısından dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacıların manevi tazminat talebine ilişkin yapılan inceleme de. Gerek mülga B.K'nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin ölümü durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakim bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler ve olayın oluş şekli, ölenin meydana gelen kazadaki kusurunun yoğunluğu, ölenin yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, yakınlık derecesi ve kaza neticesindeki uğranılan manevi zarar dikkate alınarak davacı ... 10.000.00-TL, Davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için de 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi takdir ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/606, K. 2020/579, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama