KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2019
- Esas no
- 2016/662 Esas
- Karar no
- 2019/476
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/07/2016
- Kararın yazılma tarihi
- 10/05/2019
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan 04/07/2016 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilinin...... şoförü olarak çalışmakta olduğunu, ...... plakalı aracın davalı ... şirketince sigortalı olduğunu, trafik kazası meydana geldiğini, kazadan önce davalı ...'nün kendisine gelerek 3 günlüğüne aracın ödünç istendiğini ve davacı tarafça aracın.....'a teslim edildiğini, davalı ... şirketinin beyanı itibariyle ...'ın kendilerine ait araç ile birlikte ... kendi ehliyetini diğer davalı ... isimli şahsa verdiğini ve bir araca arkadan çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini, meydana gelen olaydan dolayı zararın oluştuğunu belirterek zararın giderilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ....... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Yetki itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, rzikonun gerçekleşmesi aşamasında doğru beyan ve ifade bulunmadığından TTK 1445/5 maddesi kapsamında rzikonun teminat içerisinde kaldığının ispatının davacıya ait olduğunu, kaza anında sürücünün.......'nün olmadığını, tespit tutanağının doğru tutulmadığını, doğru ihbarın yapılmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların delilleri kapsamında Bolu CBS ....... sor sayılı dosyasının bir sureti,...... A.Ş.'nden, Kasımpaşa Vergi Dairesi'nden,....... A.Ş.'nden, .....Sigorta A.Ş.'nden, ..... Sigorta A.Ş.'nden, ...... Birliğinden, Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünden, ..... Sigorta A.Ş.'nden, ....... A.Ş.'nden, bir kısım evrak ve belgeler dosyamız arasına celp edilerek incelenmiş, davacı tanığı.... 'ın mahkememiz huzurunda, davalı tanığı ...'ın ise talimat yoluyla dava konusu olay itibariyle beyanları alınmıştır.
Dosya, dava konusu araçta meydana gelen zararın bulunup bulunmadığı, aracın satışına ilişkin beyanlar da dikkate alınarak araçtan anlayan makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, bu kapsamda bilirkişiler tarafından 09/05/2018 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememizce irdelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı taraf dava dilekçesi ile, davacının...... şoförü olarak çalışmakta olduğunu, ...... plakalı aracın davalı ... şirketince sigortalı olduğunu, trafik kazası meydana geldiğini, kazadan önce davalı ...'nün kendisine gelerek 3 günlüğüne aracın ödünç istendiğini ve davacı tarafça aracın ...'a teslim edildiğini, davalı ... şirketinin beyanı itibariyle ...'ın kendilerine ait araç ile birlikte ... kendi ehliyetini diğer davalı ... isimli şahsa verdiğini ve bir araca arkadan çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini, meydana gelen olaydan dolayı zararın oluştuğunu belirterek zararın giderilmesini talep ettiği görülmektedir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, yetki itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, rzikonun gerçekleşmesi aşamasında doğru beyan ve ifade bulunmadığından TTK 1445/5 maddesi kapsamında rzikonun teminat içerisinde kaldığının ispatının davacıya ait olduğunu, kaza anında sürücünün.......'nün olmadığını, tespit tutanağının doğru tutulmadığını, doğru ihbarın yapılmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıya ait aracın davalı ...'ye kullanım amaçlı verildiği, ancak aracın kazaya karıştığı, bu kazanın davalı ... tarafından mı yoksa ... tarafından yapılıp yapılmadığı, zarar miktarı ve tarafların kusur durumları itibariyle zarardan sorumluluk miktarlarının, zararın kasko teminatı içerisinde olup olmadığının belirlenmesi ile davalı tarafın yetki ve zaman aşımına yönelik itirazları konusunda öncelikle karar verilmesi gerektiği görülmektedir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup davacı tacir olmadığı gibi davaya konu araç da ticari değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
8/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3'ncü maddesinin (l) bendinde "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,"ifade edeceği belirtilmiş,
yine anılan kanunun 83'ncü maddesinin ikinci fıkrasında"Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez."denilmek suretiyle tüketici işlemi ile ilgili her türlü olayda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanacağı,aynı kanunun 73'ncü maddesinin birinci fıkrasında ise "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." denilerek tüketici işlemlerinde Tüketici Mahkemelerinin görevli olacağı
hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda,taraflar arasında sigorta sözleşmesi bulunup taraflar arasındaki işlemin yukarıda anılan Kanunun 3'ncü maddesinin (l) bendi uyarınca tüketici işlemi olması nedeniyle uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/662, K. 2019/476, 8 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama