KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Esas no
- 2017/1001 Esas
- Karar no
- 2020/55
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/10/2017
- Kararın yazılma tarihi
- 12/02/2020
Karar Metni
1.043 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan 31/10/2017 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE. Müvekkil şirketin davalı şirkete ...... Kumaşa sattığını, malların davalı şirkete teslim edildiğini, malların teslim alındığı faturaların teslimi ile birlikte imza altına alındığını ancak faturalara ilişkin alacağın ödenmediğini, fatura bedellerinin tutarı ve kur farkı alacakları olan 68.279,37 USD miktarın şifai ve yazılı olarak talep edilmesine rağmen ödenmemesi üzerine Bakırköy ....
İcra müdürlüğünün ..... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalıya ilamsız taikplere müstenik ödeme emri tebliğ olunduğunu, ödeme emrine davalı tarafça yapılan itirazın üzerine takibin durdurulduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın haksızlığını ve davalı bu itirazında kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında yapılan iş bu alışverişe istinaden davalı tarafın borcunun müvekkil şirkete ödemediğini, davalı şirkete Uşak ......
Noterliğinin 17/11/2015 tarih ve ..... yevmiye nolu ihtarı ile 28/10/2015 tarihli protokol ile ödenmemiş carihesap alacağının ve kur farkı alacaklarının ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafından Bakırköy ...... İcra müdürlüğünün .....
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 68.279,37 USD karşılığı 243.286,22 TL üzerinden iptalini, takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız yere takibin durmasına sebebiyet vermesi ve kötüniyetli olması nedeni asıl alacağın %20'inden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE. Müvekkil şirketin davacı şirket ile ortakları ve sahiplerinin kardeş oldukalrını, müvekkil şirketin kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafın müvekkili ile hiçbir hak ve alacağının olmadığı anlaşıldığını.
Müvekkil şirketin davacı şirketten kumaşlar satın aldığını ve bunun karşılığı gerek nakit olarak gerekse borca karşılık verilen çeklerle ve kumaş iadesi şeklinde ödendiğini, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiği zaman 2013 yılı 2014 yılı başlanğıcında gerek mal iadesi ve gerekse ödemeler nedeniyle 49.423,314.217,39.-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığını, 30.12.204 tarihi itibarı ile davalı müvekkilim şirketin 346.37817.-TL borcu bulunduğunu, müvekkili tarafından ödemeler yapıldığını ve 10.11.2015 tarihi itibarı ile davacı şirketin müvekkil şirketten alacağının 2.790,01.-TL'ye düştüğünü,
davacı şirket davalı müvekkil arasındaki ticari ilişki sonucunda müvekkili tarafından davacı tarafa mal iadesi ve gerek davalı şirket çeki gerekse müşteri çekleri ile davacı tarafa ödemeler yapıldığını, 27.07.2016 tarihi itibarı ile davalı şirket kayıtlarına göre davalı şirketin borcunun 15.209,99.-TL olduğunu, kalan borç için ise nakit olarak ödemeler yapıldığını ve 29.12.2016 tarihi itibarı ile davacı şirketin davalı müvekkil şirkette hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, dava konusu olan alacaklar alacaklı tarafa nakit, çek ve mal iadesi şeklinde ödendiğini,
bu nedenle davacı tarafın açmış olduğu davanın reddi ile asıl alacağın %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK md. 67 anlamında itirazın iptali davasıdır.
İcra dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap ve fatura alacağı nedeniyle 248.441,31 TL üzerinden takip başlatıldığı, takibinde süresinde itiraz edildiği, yine huzurdaki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı defterleri üzerinde talimat yoluyla, davalı defterleri üzerinde bizzat mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup sunulan raporlar dosyaya alınmıştır. Ayrıca bilirkişi raporlarının sunulmasından sonra dosyaya celbedilen banka kayıtları da dikkate alınarak ek rapor aldırılmış, bu kapsamda sunulan 30.07.2019 havale tarihli rapor denetime elverişli bulunmuştur.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasındaki cari hesap ekstrelerinin karşılaştırılması neticesinde davacının davalıdan 243.156,49 TL alacaklı olduğu, buna karşın davalının davacıdan 26.000 TL alacaklı olduğu, takip tarihi (23.05.2017) itibariyle taraflar arasındaki cari hesap farkının 269.156,49 TL olduğu, davacının cari hesap ekstrelerinde görülen ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan borç/alacak Kur değerlemeleri neticesinde davacının davalıyı 141.156,52 TL borçlandırmış olduğu,
söz konusu değerlemelerin yapılabilmesi için taraflar arasındaki ticaretin döviz cinsinden olması gerekeceği, bu hususta dosyaya sunulan Satış Sipariş Formlarında “USD çeki veya TL çeki kur farkı” ibaresinin yer aldığı, Satış Sipariş Formalarındaki onay kısmında davalının kaşesi ve imzasının bulunduğu,
ayrıca dosyaya sunulan 04.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun eklerinde yer alan 28.04.2015 tarihli ....... nolu “çek kur farkı” açıklamalı, 22.05.2015 tarihli .... nolu “2015 nisan çek kur farkı” açıklamalı, 28.04.2015 tarihli ....... nolu 2015 “çek kur farkı” açıklamalı davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların mevcut olduğu ve faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ticaretin döviz cinsinden olduğuna dair teamülün oluştuğu, bu itibarla davacının cari hesap ekstrelerinde görülen ve davalıyı 141.156,52 TL borçlandırmış olduğu kur değerleme tutarına dair hesaplamaların doğru olduğu ve davacının kur farkı değerlemelerinin taraflar arasındaki ticaretin döviz cinsinden olduğu hususuna uygun olarak yapıldığı,
davacının davalıya düzenlemiş olduğu 28.10.2015 tarihli ...... nolu “Çek Kur Farkı” açıklamalı 82.555.44 TL tutarındaki faturanın davalının kabulünde sayılması gerektiği, sonuç olarak davacının ticari defterlerine göre olan alacak rakamının 243.156,49 TL olduğu, bu rakam üzerinden davacının varlığını ispat edemediği 7.000,00 TL'nin mahsubu neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 236.156,49 TL alacaklı olduğu, ödeme definde bulunan davalının yukarıda açıklandığı şekilde iddiasını kısmen ispat edemediği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca davacı vekili her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de, alacak hesabının ancak yargılama neticesinde ortaya çıkmasınedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1001, K. 2020/55, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama