KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2019
- Esas no
- 2017/1181 Esas
- Karar no
- 2019/627
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 20/12/2017
- Kararın yazılma tarihi
- 28/06/2019
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan 20/12/2017 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalının müvekkili şirketten elektrik enerjisi kullandığını, kaçak ve usulsüz elektrik kullandığının tespit edildiğini, fatura tanzim edilerek gönderildiğini, ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, takibe itirazla takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, ancak davaya cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Dava dayanağı olan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiş, dosyanın incelenmesinde ; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, borç miktarının 5.020,30.-TL olduğu, borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, iş bu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dosyada ön inceleme aşaması tamamlanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, .... bir kısım evrak ve belgeler dosyamız arasına celp edilerek incelenmiş, dava konusu olay itibariyle dosya bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından 25/07/2018 tarihli kök rapor, 22/10/2018 tarihli ek rapor tanzim edilerek mahkememizce irdelenmiştir.
Davacı tarafın itirazları doğrultusunda dosya yeni bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından 08/02/2019 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememizce irdelenmiştir...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı taraf dava dilekçesi ile, davalının kendilerinden elektrik enerjisi kullandığını, kaçak ve usulsüz elektrik kullandığının tespit edildiğini, fatura tanzim edilerek gönderildiğini, ödemediğini, icra takibine başladıklarını, takibe itirazla takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ve davalı arasındaki elektrik kullanımıyla ilgili düzenlenen kaçak elektrik usulsüzlük cezası itibariyle alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı, varsa miktarının belirlenmesi olduğu görülmektedir.
Dava, meskende kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak tahakkuk ettirilen miktardan dolayı yapılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır.
Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalara tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ile davalı arasında abone sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşmenin ticari işletmeye ilişkin olmadığı gibi davalı açısından ticari bir yönününde bulunmadığı açıktır. 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesinin (l) bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem Kanun kapsamına (m.2) alınmıştır. Buna göre uyuşmazlığın tüketici mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle dilekçenin görev yönünden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Bakırköy Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1181, K. 2019/627, 26 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama