KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Esas no
- 2018/174 Esas
- Karar no
- 2021/316
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/02/2018
- Kararın yazılma tarihi
- 01/04/2021
Karar Metni
1.624 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE. Müvekkili bankanın alacaklarının tahsilini teminen fazlaya dair haklar saklı tutularak davalı borçlular aleyhine 16/02/2012 tarihinde İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe itiraz etmesi üzerine 11/09/2012 tarihinde müvekkili bankanın İstanbul....... ATM'nin ...... Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, İstanbul ...... ATM'Nin .....
Esas ve ..... Karar sayılı ilamıyla takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gerekçeli ile davanın reddine karar verildiğini, dosyanın yetkili Küçükçekmece İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve davalı borçluların iş bu takip dosyasına itirazları ile davanın ikame edildiğini, davalı borçlular müvekkili bankaya karşı kefaleten borçlu olduklarını, müvekkili bankanın ...... Şubesi ile ...... Ürünleri Tic. Ve San. A.Ş.
İmzalanan 01/01/2007 tarihli 1.000.000,00TL, 25/08/2009 tarihli 3.500.000,00 TL ve 21/07/2009 tarihli 900.000USD limitli 3 ayrı genel kredi sözleşmelerine istinaden borlç şirket lehine krediler kullandırıldığını, davalı borçluların söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, borçlu firma kredi borcunu zamanında ödemediğinden kredi hesapları kat edildiği ve tüm borçlu muaccel hale geldiğini, buna bağlı olarak Bakırköy ......
Noterliğinin 14/06/2012 tarih ...... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı keşide edilerek 3.492.305,65 TL banka alacağınını ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, davalı borçluların Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ......
Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların itiraz olunan alacağın %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; öncelikle davacı harçtan muaf olmadığından, davacıya harç tamamlatılmasın aksi halde, dava görülmeye devam edilemeyeceğinden davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeni ile reddini, davada görevli mahkeme tüketici mahkemeleri olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın tüketici mahkemelerine gönderilemesini, huzurda açılan dava zamanaşımına uğramış olduğundan davanın usulden reddini, borcu kabul manasına gelmemekle birlikte kefalet, asıl borç ve işlemiş faiz açısından da zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddini,
dava derdest icra takibine ilişkin olduğundan derdestlik nedeni ile davanın usulden reddini, davaya dayanak icra takibi süresinde yetkili icra dairelerine gönderilmediğinden ve itirazın iptali açılması için 1 yıllık hak düşürücü sürede geçtiğinden davanın reddini, davacı asıl borçluya başvurmuş olduğundan, asıl borçlunun borca yeter miktarda teminatı bulunduğundan, asıl borçlunun takibe itiraz etmediğini, davacı kefil olarak müvekkiller artık husumet yönetemeyeceğinden müvekkillerin davada taraf ehliyeti bulunmadığından husumet dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddini, davacı asıl borçluya başvurmuş olmakla birlikte,
asıl borçlunun borca yeter miktarda teminatı bulunduğundan, asıl borçlu takibe itiraz etmediğinden, davacı kefil olarak müvekkillere tamamen kötüniyetli olarak usulüne de aykırı takip başlattıdığından davanın esastan reddini ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
borcu kabul manasına gelmemekle birlikte faiz ve faiz miktarı fahiş ve haksız olduğundan ayrıca müvekkilere usulüne uygun bir ihtarname gönderilmediğinden borç muaccel olmadığından bu sebeplerle de davanın esastan reddini, haksız ve hukuka aykırı başlatılan icra takibinin iptalini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasını, vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul ...... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası, Bakırköy ..... Noterliğinin 14/06/2012 tarih .... yevmiye nolu ihtarnamesi, Küçükçekmece .... İcra ..... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 )
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün..... esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... ve ... 'e yönelik 3.528.974,86 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Somut olayda davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ...... Ürünleri Ticaret ve Sanayi A.Ş’i. Arasında 01.07.2007 Tarih 1.000.000.00 TL limitli, 15.08.2009 tarih 3.500.000.00 TL limitli ve 21.07.2009 tarih 900.000.00 USD Limitli üç adet Genel Kredi Kredi Sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşmeleri davalı ..., ... ve ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak sorumluluk üstlendikleri, hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, tarafların kabulünde olan genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı tarafın borcunun bulunup bulunmadığı, icra takibine konu alacaktan dolayı davalıların sorumluluğunun olup olmadığı, uygulanan faizin sözleşmeye ve mevzuata uygun olup olmadığı, asıl borçlu tarafından verilen ticari işletme rehininin davalılara müracaata engel olup olmadığı noktasındadır.
Taraflar arasındaki sözleşmelere dayalı olarak davacı banka tarafından hesabın 12.06.2012 tarihi itibariyle kat edildiği ve dava dışı asıl borçlunun 3.492.305.65 TL nakit, 21.000.00 TL gayri nakit ödenmeyen borcunun bulunduğu hesaplanarak, bu durum asıl borçlu ve davalı kefillere Bakırköy ......
NoterIiğinin 14.06.2012 tarih ...... sayılı ihtarname ile bildirildiği ve borcun ödenmesi için 1 günlük sürenin tanındığı, aksi halde yasal takibe geçildiğinde %72 Temerrüt faizi Faizin Gider vergisi ve sair yasal ferileri ile birlikte tahsili için muhataplar aleyhine yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir.
Bu ihtarname davalı müteselsil kefillerden ...’e 18.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen bir günlük mehil ile davalı borçlunun 20.06.2012 tarihinde temerrüde düştüğü; diğer davalı kefillere yapılan tebligatın ise iade olduğu, dolayısıyla davalı ... ve ...’in takip tarihi itibariyle(16.07.2012) temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı alacağının tespiti açısından bilirkişi marifetiyle inceleme ve hesaplama yaptırılmış ve buna göre takip tarihi itibariyle davacının 3.521.641,02-TL asıl alacak, 183.125,33-TL işlemiş faiz, 9.156,27 -TL BSMV ve 220,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 3.713.922,62-TL nakdi alacağının bulunduğu,
temmerrüt tarihlerinin farklı olması sebebiyle davalı ...'in bu miktarın tamamından, diğer davalılar ... ve ...'in ise bu miktarın 3.492.305,65-TL asıl alacak, 118.738,39-TL işlemiş faiz, 5.936,92-TL BSMV, 220,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 3.616.980,96-TL'lik kısmından sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Hesaplanan bu miktarların davalı kefiller tarafından imzalanan genel kredi sözleşmelerindeki toplam kefalet limitleri içinde kaldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafın hesaplamada esas alınan temerrüt faizine itirazına ilişkin yapılan incelemede; taraflar arsında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinin 53.Maddesine göre;" Müşteri, hu sözleşmeye göre açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının muaccel kılınması yada aleyhinde yasal işlemlere başvurulması,
halinde Bankanın bu sözleşmede yazılı temerrüt faiz oranı ile bağlı olmadığını, alacakların muaccel kılınmasını teminen keşide edilen ihtarnamede belirtilen temerrüt faiz oranının değişmesi halinde dahi, müşteriye açılmış kredi veya kredilere takip veya dava tarihinde geçerli olan temerrüt faizi oranının uygulanmasının ve Bankanın değiştirilmiş olan bu yeni temerrüt faiz oranını talep etme hakkı ve yetkisinin bulunduğunu kabul ve taahhüt eder.” hükmünün öngörüldüğü,
davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket lehine kullandırılan ve tasfiye olunacak hesaplara intikal ettirilen ticari nitelikteki uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 36 olduğu, asıl borçlu ve kefillere keşide edilen hesap kat ihtarında da temerrüt halinde muaccel nakit alacaklar için sözleşeme hükmüne uygun olarak % 72 temerrüt faiz talebinde bulunulduğu, dolayısıyla yapılan hesaplamada esas alınan faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmış ve davalı tarafın bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalılar tarafından, asıl borçlu tarafından ticari işletme rehininin verildiğini, buna ilişkin Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... E Sayılı dosyasından açılan davanın huzurdaki dava için bekletici mesele yapılması gerektiğine ilişkin itirazın incelenmesinde.
İİK'nun 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır.
Bir diğer anlatımla, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Bu açıklamalar ışığında dosyaya celp edilen Ayancık Noterliğinin 21.07.2009 tarih ...... yevmiye nolu belgesi ile düzenlenen Ticari İşletme Rehni asıl borçlu tarafından verildiğinden, bu rehin kefillere müracaatı engellemeyeceğinden davalı tarafın bu yöndeki itirazları da yerinde görülmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında davacı tarafın davasının bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarlar doğrultusunda kısmen kabulüne, itirazların kısmen haksız olması ve alacağın likit olması sebebiyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin aşağıdaki şekilde kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/174, K. 2021/316, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama