KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2019
- Esas no
- 2018/647 Esas
- Karar no
- 2019/414
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 27/06/2018
- Kararın yazılma tarihi
- 29/04/2019
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan 27/06/2018 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirketin uluslararası taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafla aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu 2 adet fatura keşide edildiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, takibe itirazla durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edildiği, ancak davaya cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
Davacı tarafça delil listeleri ve ekleri dosyaya sunulmuş, bu bağlamda dava dayanağı olan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiş, dosyanın incelenmesinde ; alacaklısının ... , borçlusunun ...LTD. ŞTİ. olduğu, borç miktarının 1.334,09.-TL olduğu, borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, iş bu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğu hususlarında tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda ÖZETLE; Davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.307,99.-TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı dava dilekçesinde özetle, davalı yana taşıma hizmeti verildiğini, bu nedenle cari hesapta yer alan fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattıklarını, takibe davalı tarafca kötüniyetli olarak itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptaline, davalının % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalının davacıya borçlu olup olmadığı, icra takibinin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava; faturaya dayalı olarak başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce; icra dosyası, takibe dayanak fatura örnekleri, davalı vekilinin icra dosyasına süresinde verdiği takibe ve borca itiraz dilekçesi, bilirkişi raporu ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 2 adet faturaya dayalı olarak 1.307,99 TL asıl alacak, 26,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.334,09 TL üzerinden icra takibine giriştiği, davalının yasal süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca ve birikmiş faize itiraz ettiği ve davacının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan rapor denetime elverişli bulumuştur.
Bu kapsamda dosyadaki mevcut deliller bir bütün olarak incelendiğinde;
Davacının 2016, 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, ancak 2017 yılı Envanter defterinin lehine delil niteliği bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre, takip tarihi olan 29.06.2017 itibariyle davacının davalıdan 1.307,99 TL alacaklı olduğu, ancak davalının dava tarihinden sonra bu miktarın ödemesini yaparak borcu kabul ettiği, davalı tarafından dava tarihinden sonra yapılan 1.307,99 TL ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan İİK. 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkâr tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre icra inkâr tazminatına asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden değil takibe esas asıl alacak miktarı üzerinden hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda; davalının takibe itirazında haksız olduğu, asıl alacağın likit olduğu kabul edilerek icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/647, K. 2019/414, 24 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama