KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/846 Esas
- Karar no
- 2020/195
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/03/2017
- Kararın yazılma tarihi
- 27/02/2020
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan 03/03/2017 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirketin davalı şirketle yaptığı ticaretle davalıya mallar sattığını ve faturalarını düzenlediğini, ancak davalı tarafça ödenmesi gerekli olan 6.421,37.-TL'nin ödenmediğini, davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine geçtiklerini, takibe itirazla durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket tarafından icra takibine dayanak fatura bedellerinin alacaklı şirkete dava açılmadan önce ödendiğini, müvekkilinden talep edilebilecek alacağının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflarca cevaba cevap, 2. cevap dilekçeleri, delil listeleri ve ekleri dosyaya sunulmuş, bu bağlamda dava dayanağı olan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiş, dosyanın incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, borç miktarının 6.421,37.-TL olduğu, borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, iş bu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dosyada ön inceleme aşaması tamamlanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, ....... Bankasından, .... Bank A.Ş.'nden bir kısım evrak ve belgeler dosyamız arasına celp edilerek incelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı/borçlu ile yapmış olduğu ticaret kapsamında davalıya/borçluya ticari mallar sattığını, ancak davalının satın aldığı malların parasını ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının borcu olmadığından bahisle haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere, şimdilik 6.421,37 TL’lik kısım için itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkili şirket tarafından, icra takibine dayanak fatura bedellerinin davadan önce keşide edilen bir adet çek ile ödendiğini, bu nedenle müvekkilinden talep edilebilecek herhangi bir alacağın mevcut olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin davacıya hiç borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Daha önce mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, .... esas, ..... karar sayılı karar ile ''...Dava konusu alacak mahkememize dava açılmadan önce ödenmiş olduğu anlaşıldığından, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaması sebebiyle... '' davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ..... esas, ..... karar sayılı ilamıyla hükmün, ödemenin dava tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığına karar verilmesi, buna göre de, haklılık durumunun tartışılarak vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan faturalı alacağın tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davalının icra takip çıktısındaki yazılı meblağdan daha fazla bir ödemeyi çek yoluyla yaptığı anlaşılmaktadır. Yapılan fazla ödeme davacı iddiasına göre taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davacı ile ..... firma olan ...... Mağazacılık LTD. ŞTİ.'nin davalıdan olan alacağına mahsup edilmiştir. Davalı ise ortada davacının ileri sürdüğü gibi herhangi bir anlaşma bulunmadığını, davacı vekilinin kendilerini aradığını ve fazla ödemeyi ...... Mağazacılık Ltd. Şti.'nin davalıdan olan alacağından mahsup ettiklerini şifahen bildirdiğini, buna rağmen ...... Mağazacılık LTD. ŞTİ.'nin kendilerine karşı icra takibi başlattığını söylemektedir.
Çek bir ödeme aracı olup, borcun sona ermesi için çekin alacaklı tarafından tahsil edilmesi gerekmektedir. Eldeki davanın 07/03/2017 tarihinde açılmış olduğu, uyuşmazlık konusu çekin 30/06/2017 tarihinde takas odası aracılığıyla elektronik ortamda bankaya ibraz edilerek ödemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda davaya esas icra takibi 02/02/2017 tarihlidir. O halde açılmış bulunan itirazın iptali davasından sonra davalı tarafından çeke dayanılarak davacıya ödeme yapıldığı görülmektedir. Yapılan ödeme nedeniyle bakiye alacak kalmadığı, bu nedenle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Diğer yandan HMK’nın 331. maddesinin birinci fıkrası; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder” hükmünü amirdir. Anılan madde doğrultusunda davanın konusuz kaldığı ve dosyadaki delil durumuna, davacının ödeme yapmış olmasına göre, davanın açıldığı tarihte haksız olan davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/846, K. 2020/195, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama