KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2021
- Esas no
- 2021/91 Esas
- Karar no
- 2021/1157
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/09/2020
- Kararın yazılma tarihi
- 18/01/2022
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili arasında geçen ticari ilişkiye dayalı faturaların karşılığını ödemediğini, Silivri İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra dosyası ile takip yapmak zorunda kaldığını, davalı tarafın takibe itiraz ederek müvekilinin alacağa kavuşmasını engellemiş olduğunu bu nedenlerden dolayı borçlunun borca ve faize olan itirazının iptalini, haksız ve dayanaksız itirazı sebebiyle takibin devamına vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Silivri. İcra Müdürlüğü'nün ...... E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Silivri İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı tarafından borçlu yönelik 5.670,00 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor sonuç kısmında özetle ; Davalının ticari defter sunmadığı, davacı tarafından sunulan ticari defterlerin incelenmesinde davacının davalıdan 19/08/2020 tarihli takip tarihinde 5.660,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça, takip dayanağı 09/12/2019 tarihli 5.670,00 TL bedelli faturadan dolayı davalıdan alacaklı olduklarının ileri sürülerek icra takibi başlatıldığı ve davalının itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve hukuki dinlenilme hakkı tanınmış, ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış ve herhangi bir delil de bildirmemiştir. Davalı tarafça davaya cevap verilmeyerek dava dilekçesindeki vakıalar inkar edilmiş sayılmıştır. Davacı tarafça bildirilen ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelikte bulunan tüm deliller toplanmıştır.
HMK'nun 222.maddesinin 1.fıkrası "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" şeklinde olup, tarafların tacir sıfatını taşımaları ve TTK'nun 18.maddesi uyarınca ticari defter tutmakla yükümlü bulunmaları nedeni ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş,
defter inceleme gününün davalıya tebliğ edilemeden rapor tanzim edildiğinin anlaşılması üzerine ara karar oluşturularak davalı tarafça ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri konusunda iki haftalık kesin süre verilmiş, ara karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği görülmüştür.
Mali müşavir bilirkişisinin davacı taraf defterleri üzerinde yaptığı inceleme sonucunda düzenlediği 07/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 5.660,00 TL tutarında alacaklı göründüğünün saptandığı bildirilmiştir.
Dava konusu alacağın davacı tarafın ticari defterlerinde dava konusu faturadan 10,00 TL farklı olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar tacir sıfatlarının bulunması gereği TTK'nun 18.maddesi uyarınca ticari defter tutmakla yükümlüdürler. Davacı taraf, tutmakla yükümlü bulunduğu ticari defterleri mahkememize ibraz etmiş, ancak davalı taraf kendi ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmıştır.
Mahkememizce bu konudaki ara kararda, defterlerin ibraz edilmemesi durumunda diğer tarafın usulüne uygun tuttuğu kendi defter kayıtlarının o taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği de belirtilmiştir.
Kendi yükümlülüğünü yerine getirerek ticari defterlerini usulüne uygun olarak tutup mahkememize ibraz eden davacı taraf ile kıyaslandığında, kendi ticari defterlerini ibrazdan kaçınarak davacının alacağını ispatlamasını zorlaştıran ve basiretli tacir gibi hareketle mükellef olan davalı tarafın hukuk düzeni tarafından korunmaması gerekmektedir(Aynı yönde Yargıtay 15.HD.'nin 13/06/2017 tarih ve 2016/2310 E 2017/2537 K sayılı kararı).
Aksinin kabulü, kötüniyetin korunması anlamına geleceğinden kamu düzenine aykırılık teşkil eder.
Keza TTK'nun 7251 sayılı kanunla değişik 222.maddesinin 3.fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz" şeklinde olup, burada bir tarafın usulüne uygun olarak tuttuğu ticari defterlerini ibraz etmesi ancak diğer tarafın ibrazdan kaçınması durumunda, ibraz eden lehine adi bir karine öngörüldüğünü söylemek yanlış olmaz.
Davalı taraf ticari defterlerini yapılan ihtarata rağmen ibraz etmeyip anılan adi karinenin aksini ispat edemediğinden, davacı tarafın HMK'nun 222/2.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının yasanın açık hükmü uyarınca davacı taraf lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller ve özellikle davacı tarafın ticari defter kayıtları ile davalı tarafın defter ibrazından kaçınması göz önünde bulundurulduğunda; davacı alacağının 10,00 TL'lik farkla 5.660,00 TL'lik kısmının ispat edildiği, davalının borca itirazının bu meblağda haksız olduğu kanaatine varılarak davanın bu meblağ yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı defter kayıtlarında alacağın 10,00 TL'lik kısmının görünmemesi nedeni ile bu kısmın davacı aleyhine değerlendirilmesi gerektiğinden fazlaya ilişkin talebin reddi gerektiği, alacağın miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
20/12/2021 Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/91, K. 2021/1157, 20 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama