KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- Esas no
- 2022/658 Esas
- Karar no
- 2024/95
- Dava
- İtirazın İptali (Kur Farkı Alacağı
- Dava tarihi
- 19/07/2022
- Kararın yazılma tarihi
- 30/01/2024
Karar Metni
1.282 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE. Müvekkilinin tekstil sektöründe, üretim - boyama alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı ile arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından bu ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalar da davalıya iletildiği, ancak davalı tarafça faturaların karşılığı ödenmediği, bu sebeple davalı-borçlu aleyhinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. Sayılı dosyası ile 58.336,81 Amerikan Doları alacağın fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının tahsili talepli icra takibi başlatıldığı, davalının borcunu ödemediğini açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket, davacı şirket ile ticari alış veriş yaptığını ve almış olduğu tüm ürünlerin bedelini ödediğini, Davacı davaya konu ettiği 58.336,81 Amerikan Doları alacak tutarı iddiasında neye dayandığını dava dilekçesinde izah etmediğini, her türlü fazlaya dair hakkımızı saklı tutarak haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, kötü niyeti aşikar olan davacının dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kur farkı faturasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 )
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından borçlu ... Ticaret Limited Şirketi'ne yönelik 58.336,81 USD alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Somut olayda davacı taraf, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak kur farkı alacağının bulunduğunu, buna ilişkin düzenlemiş olduğu kur farkı faturasının davalı tarafından ödenmediğinden bahisle davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı taraf ise kur farkına ilişkin söz konusu faturanın iade edildiğini, davacı ile arasında herhangi bir sözleşme ve teamül bulunmaması nedeniyle kur farkı talep edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine talep etmiştir. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlık, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ödenmeyen faturalardan kaynaklı alacakların tahsili talebi, bu kapsamda yapılan takibe itirazın iptali, kur farkına ilişkin teamül yada anlaşma olup olmadığı noktasındadır.
Yabancı para birimi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin Türk parasına hangi kur üzerinden çevrileceğine ilişkin Vergi Usul Kanunu 215. maddesindeki düzenleme; “Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün ... Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir.” şeklindedir. Faturanın düzenlendiği tarih ile ödeme tarihi arasında yabancı paranın Türk Lirası karşısındaki değerinin değişmesi nedeniyle ortaya çıkan farka "kur farkı" denir.
Ortaya çıkan bu farkın giderilmesi için düzenlenen "kur farkı faturası" ise, döviz içerikli tahsilatlarda oluşan kur farkı için ek bir fatura oluşturulması işlemi olarak özetlenebilir.
Taraflar arasındaki yabancı para üzerinden yapılan işlemlerde kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında bir sözleşme bulunması ya da bu yönde oluşan bir teamül olması gerekmektedir. Teamül, taraflar arasında yaygın hale gelen uygulama şeklinde olabileceği gibi sektörel anlamda benzer ticari ilişkilerden kur farkı alacağının talep edilebileceği yaygın olarak kabul edilmekte ise de söz konusu olacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4918 Esas, 2021/1703 Karar sayılı ilamı)
Taraflar aralarındaki ticari ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu sözleşmelerde bedelin hangi tarihteki kur üzerinden ödeneceği veya sabit bir kur miktarı belirlenebileceği gibi kur farkı alacağının doğmasına ilişkin düzenlemeye de yer verilebilmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kur farkına ilişkin bir alacak davasında; "davacı tarafından düzenlenen faturaların TL cinsinden olmakla birlikte altında döviz cinsinden kur karşılığı yazılı olduğundan ve sipariş formlarına cari hesabın döviz cinsinden takip edileceği yazılı olmakla kural olarak kur farkı istenebileceğine" hükmetmiştir. Bu karardan da anlaşılacağı üzere alacaklının kur farkı alacağı isteyebilmesi için açık bir yazılı anlaşma hükmüne gerek yoktur.
Anlaşma içeriğinden anlaşılabiliyorsa kur farkı alacağı istenebilir. Hata ve hatta ispat edilebilmesi halinde sözlü olarak karalaştırılmış olması da kur farkı alacağının talebi için kafidir.
Taraflar arasında kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olmasına rağmen alacaklı, alacağın tahsili için TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim alır ise, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Bu durumda alacaklı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş olmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2020 tarih, 2020/2682 Esas, 2020/5731 Karar sayılı ilamı)
Kur farkına ilişkin bu kurallar ışığında somut olaya ilişkin yapılan değerlendirmede.
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen dava dosyasında mübrez faturaların tetkikinde; faturaların düzenlendiği tarih itibarıyla yabancı para karşılıkları gösterilmek suretiyle Türk Lirası cinsinden düzenlendiği, dava konusu her bir fatura altında;"Alıcı/Müşteri yabancı para ile belirlenmiş ürün bedelini ödeme tarihindeki döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı ile ödemeyi kabul etmektedir.
Ürünü teslimi sırasında ... tarafından ürün bedel için düzenlenen döviz karşılığı Türk Lirası fatura tutarı ile ödeme tarihindeki döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı arasında fark bulunması durumunda, bu fark için ... tarafından kur farkı faturası düzenlenir ve tahsil edilir. Alıcı/Müşteri bu uygulamayı aynen kabul eder." ibaresinin mevcut olduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü adına mali müşavir bilirkişi eliyle tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş ve hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca; davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların düzenlendikleri tarih itibarıyla döviz satış kuru baz alınarak yabancı para karşılığı gösterilmek suretiyle Türk Lirası bazında düzenlendiği ve davacı ticari defterlerinde hem TL hem de yabancı para cinsinden olmak üzere ayrı ayrı takip edildiği;
yapılan tahsilatların ise tahsil tarihleri itibarıyla (çeklerin vade tarihleri itibarıyla) kur değerlemeleri neticesinde davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defterler kapsamında davalı borç tutarının takip ve dava tarihi itibarıyla 58.336,81 USD olarak yer aldığı.
Davalı ticari defterlerinde ise gerek faturalar ve gerekse yapılan ödemelerin sadece Türk Lirası bazında takip edildiği, dava konusu kur farkı faturasının kayıtlarda yer almadığı, neticeten davalı şirket ticari defterleri kapsamında takip ve dava tarihi itibarıyla davacı alacak tutarının 13,00 TL olarak yer aldığı tespit edilmiştir.
İş bu deliller ışığında; davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların düzenlendiği tarih itibarıyla yabancı para karşılıklarının gösterilmiş olması ve aralarındaki ticari ilişkiye ilişkin her faturanın altında kur farkı faturasının düzenleneceğinin belirtilmesi nedeniyle aralarında kur farkının istenebileceğine ilişkin sözleşme bulunduğu kabul edilmiştir.
Ancak bilirkişi tarafından yapılan tespitler uyarınca, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalarda yabancı para karşılığı gösterilmiş olmasına rağmen alacaklı, alacağın tahsili için TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almıştır. Çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle alacaklı olan davacı çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez.
Bu durumda alacaklı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş olduğu için kur farkı alacağı talebi yerinde görülmemiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2020 tarih, 2020/2682 Esas, 2020/5731 Karar sayılı ilamı)
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/658, K. 2024/95, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama