KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/675
- Karar no
- 2023/1026
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/05/2022
- Kararın yazılma tarihi
- 12/12/2023
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13.09.2021 günü davalı şoför ...'ın kullandığı ... plakalı minibüse bindiğini, davalının hız limitlerini aşması, telefon ile görüşüyor olması ve trafik kurallarını hiçe sayması sonucu hızlı bir şekilde kasisten geçtiğini, minibüsün oldukça fazla sarsılmasından ötürü müvekkili ayakta seyahat ettiği esnada yerinden zıplayarak kafasını ve boynunu minibüsün tavanına çarptığını, çarpma sonrası müvekkilinin acılarının artması sonucu davalının kendisini ...
Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil kapısına bırakıp gittiğini, sonrasında müvekkilinin ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, müşahede altında tutulduktan ve araç içi kaza tespitine yönelik rapor tutulduktan sonra eve gönderildiğini, ancak ağrılarının geçmemesi, yürüme güçlüğü çekmeye başlaması üzerine 17.09.2021 tarihinde ...
Hastanesine kaldırıldığını ve yapılan tetkiklerde müvekkilinin omur iliğinde kırık meydana geldiği ve acilen ameliyata alınması gerektiği aksi halde sakat kalma ihtimali bulunduğunun bildirildiğini, 19.09.2021-02.11.2021 tarihleri arasında iş göremezlik raporu düzenlendiğini, müvekkilinin tedavi ve ameliyat süreçlerinde hem ızdırap çektiğini hem maddi olarak kayba uğradığını, davalı ...'ın ağır kusurlu eylemi sonucu müvekkilinin ciddi şekilde yaralanmasına, sakat kalmasına sebebiyet verdiğini, davalı hakkında Küçükçekmece ....
Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas dosyası ile kamu davası açıldığını, davalı ...'ın kullandığı minibüsün kaza tarihinde davalı ... 'a ait olduğu ve aracın olay tarihi itibari ile davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığının haricen tespit edildiğini belirterek, davalılar elinde bulunan taşınır ve taşınmaz mallar ile alacak ve diğer haklarının ihtiyati haczine, maddi tazminat karşılığı 10.000,00-TL'nin 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine,
sigorta poliçe kapsamında kalması halinde tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, poliçe kapsamında olmaması durumunda davalılar ... ve ...'dan manevi tazminat karşılığı olarak 30.000,00-TL'nin 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...
Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; öncelikle davacı taraf, davaya konu belgeleri iyi niyet kuralları çerçevesinde eksiksiz olarak sunmamış ise TMK m. 6. "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" ve haksız fiilden kaynaklı zararlara ilişkin olarak TBK m. 50 "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükümleri doğrultusunda, yargılamaya ilişkin HMK m.119 Dava dilekçesinin içeriği başlıklı,
"f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği" hususunun dilekçe ve ekinde zorunlu gösterilmesi gerektiğinden bu hususta yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, tamamlatılmasına muvafakatimiz olmadığını belirtmek kaydıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, HMK 119/ğ hükmü kapsamında "Açık bir şekilde talep sonucu" gösterilmemişse davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilmesi, tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının, huzurdaki davayı açmadan önce, sigorta kuruluşuna yapmış olduğu başvurunun eksik olması,
sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru zorunluluğu dava şartının Sig.K. ve KTK ile özel kanunla düzenlenmiş olması sebebiyle, HMK m.114/2 "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" hükmü kapsamında bu husus tamamlanabilir dava şartı olmadığından, davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden usulden reddine karar verilmesini, davanın esasa girilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle, esas yönünden savunmalarımız kapsamında dosyanın esastan reddine karar verilmesini; aksi yönde kanaat halinde yine savunmalarımız kapsamında ve resen tespit edilecek müterafik kusur indirimlerinin uygulanarak,
yargılama esnasında davacının, yolcu olduğu ve taşımanın maddi ve/veya manevi karşılık kapsamında yapılmamış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde şartları varsa TBK mad.
50 vd. kapsamında hatır indirimi uygulanmasını, ödeme var ise ödeme tutarı anılan indirimler yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşülmesine, ayrıca "fazlaya dair haklar saklı tutularak" açılan davalar, kısmi dava sayılacağından, bu durumda taleple bağlı kalınması gerektiğini belirterek ıslah edilen kısım açısından muvafakatimiz olmadığını belirterek,
bu kısım üzerinden davanın reddine karar verilmesini, yargılama esnasında davaya konu trafik kazası karayolunda gerçekleşmemiş olması durumu, sunulacak belgeler ile anlaşılacak olur ise bu hususun sigorta kuruluşu açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini belirterek neticeten davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin mesleğinin yıllardır aynı istikamet ve hat üzerinde icra ettiğini ve bu zamana kadar en ufak kazası dahi olmadığını, olayın gerçekleştiği saat ve konum itibariyle trafiğin olmasından dolayı hız yapabilme ihtimalinin olmadığını, olay anındaki kamera kayıtları incelediğinde herhangi bir telefon görüşmesi yapmadığı ve dikkatli bir şekilde seyir halinde olduğunun görüldüğünü,
bu durum olayın gerçekleşiği anda araçtaki yıllardır düzenli olarak aynı saatte yolculuk yapan ve kaza esnasında minibüs içerisinde olaya şahit olan görgü tanıklarının ifadeleriyle açıklığa kavuşturulacağını, kaza tarihinde olay yerindeki kasis çalışmalarının yanlış ve güvenlik önlemleri alınmadan gerçekleştirilmesinin olayın gerçekleşmesine neden olduğunu, yapılan zemin düzeltme ve kasis çalışmalarında yetkililerce hiçbir trafik levhası koyulmadığını, yetkililerin ihmalkar davranışlarının daha fazla bu tip olaya sebebiyet vermemesi için 154 Alo Trafik Çözüm Merkezinin aradığını,
yetkililerin "kasis çalışmalarının gece ... ve ... saatleri arasında olduğunu, levhaların ve zemin düzenlemelerinin sonra yapılacağını" beyan ettiklerini, söz konusu şikayet ile ilgili 154 Alo Trafik Çözüm Merkezi kayıtlarında konuşmaların görüleceğini, söz konusu ihmalkar davranış ile ilgili olayı görüp yardıma gelen daha sonra da söz konusu kasis ve trafik levhalarıyla ilgili olay yerindeki kahve çalışanlarının ifadeleriyle açıklığa kavuşturulacağını, ayaktaki hiçbir yolcuğunun zarara uğramadığı olayda en arkada oturan yolcunun omuriliğinin kırılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
davacının sağlık geçmişine bakılarak söz konusu bölge ile ilgili bir hastalığının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, böylece davacının sağlık sorunun doğrudan kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirleneceğini, bu nedenle geçmiş sağlık durumunun araştırılması ve herhangi bir hastalığına rastlanması durumunda davalının kusur oranının bu durum dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, belirterek kazada aracın içinde veya dışında şahit olan tanıkların dinlenilmesine, kusur ile ilgili yol yapımındaki yetkililerin ihmalkar davranışlarının araştırılmasına,
ihmalkar davranış ile ilgili kaza yerindeki iş yeri sahiplerinin bilgisine başvurulmasına, davacının geçmiş sağlık raporlarının araştırılmasına, kazanın sigorta poliçesi kapsamında olmasından ötürü tazminat taleplerinin sigorta şirketince karşılanmasına, haksız işbu davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller; dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, ATK raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından sunulan 25/10/2023 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği görülmekle, dosyaya sunulan vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Feragat HMK nun 307. maddesi uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.HMK nun 310. Maddesi uyarınca feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının üzerinde tasarruf yetkisi bulunan davasından feragat etmiş olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate ilişkin açık yetki bulunduğu anlaşıldığından HMK 307 ve devamı maddeleri uyarınca feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/675, K. 2023/1026, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama