KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2023
- Esas no
- 2022/932 Esas
- Karar no
- 2023/349
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/10/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/04/2023
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, fatura alacağına dayalı takibe itirazın iptali davasıdır.
Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalıya malzeme satışı yaptıklarını, satışlara ilişkin fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine takip başlattıklarını, davalının haksız şekilde takibe itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının tetkikinde davacı/alacaklı ... Kimya San.A.Ş. tarafından davalı/borçlu ... Ve Dış Tic.A.Ş.ye yönelik 1.411,28-TL alacağının tahsili için takip yapıldığı, alacağa avans faizi işletilmesinin talep edildiği, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesinin ön şartı, geçerli bir icra takibinin mevcut olmasıdır. Bu kapsamda; icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ve bu hususta karar verilmemiş olması halinde, itirazın iptali davasının görülebilmesine için icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı hususunun mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davalının icra dairesinin yetkisine itirazının incelenmesinde; davanın mal satımından kaynaklı bir para alacağına ilişkin olduğu TBK.89 atfıyla para alacağından doğan davalının alacaklı yerleşim yerinde de takip edilebileceği, davacının yerleşim yerinin Esenyurt olduğu ilgili ilçenin Bakırköy İcra Dairesi yetki alanında olduğu değerlendirildiğinden yetki itirazı yerinde görülmemiş, davaya konu geçerli bir icra takibinin mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlık; davacının mal satımı nedeniyle düzenlediği faturalar ve cari hesap kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı ile icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Uyuşmazlık kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, alınan bilirkişi raporu ile;
Davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve süresinde tasdik işlemlerinin gerçekleştirildiği,
Davacı ticari defterlerinde davacının davalıdan 12.10.2020 tarihli fatura nedeniyle 1.411,28-TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.
Somut olayda; davalı şirkete, TTK.83/2 maddesinin yollamasıyla HMK.220.maddesinde yer alan hususları içerir şekilde ticari defterlerini sunması, defterlerini sunmaması halinde davacı defterlerinin lehine delil kabul edilebileceği hususunda tebliğ ile ihtarat yapılmış fakat davalı tarafça ticari defterleri mazeretsiz olarak incelemeye sunulmamıştır.
Yargıtay 15.HD.nin 2016/4087 E. 2017/261 E. sayılı kararının “…Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. Maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile,
Yargıtay 23.HD’nin 2014/2785 E. 2015/317 K. sayılı kararının “HMK.nın 220. Maddesi bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini ön görmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK.nın 220.maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır.” şeklindeki gerekçesi ile verilen ve süregelen emsal kararlar kapsamında uyuşmazlık değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; davalının HMK. 220 çerçevesinde yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini süresinde sunmaması nedeniyle usulüne uygun tutulan ve uyuşmazlık konusu faturayı içeren davacı defterleri lehine delil olarak değerlendirilmiş, defter kayıtları kapsamında davacının davalıdan 1.411,28-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davalı takibe itirazında haksız çıkmakla, alacağın faturaya dayalı likit alacak olması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olması nedeniyle alacağa avans faizi işletilmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir. edildiği anlaşılmakla, davacının davalıdan 41.649,12-TL miktarı ile alacaklı olduğunun kabulüne karar verilmiştir.
TASHİH ŞERHİ
İşbu hükmün birinci fıkrasının 3. satırında yer alan "Devamına karar verilen 1.422,28-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine," bölümünde maddi hata yapılarak "1.422,28-TL" yazıldığı görülmekle, gerekçeli kararın yazılmasından önce tespit edilen bu maddi hatanın düzeltilerek, hüküm kısmının birinci bölümün üçüncü satırında yer alan bölümün HMK.nın 304. Maddesi uyarınca "Devamına karar verilen 1.411,28-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine," olarak tashih edilmesine karar verilmiştir. 27.04.2023
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/932, K. 2023/349, 11 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama