İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/973 K.2023/828

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/973Karar2023/828Tarih28 Eylül 2023Okuma10 dk · 1.988 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
28 Eylül 2023
Esas no
2022/973 Esas
Karar no
2023/828
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Dava tarihi
01/11/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
12/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.988 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; davacıların değişik pay oranları ile davalı şirketin ortağı olduklarını, davalı şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 18.08.2022 tarihinde yapıldığını, ancak gerekçelerle gündemin 6. maddesinde yer alan kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu ve bu sebeple iptali gerektiğini, davalı şirketin 18.08.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının gündem maddelerinden 6 nolu 2021 yılı karının dağıtılmasına ilişkin madde görüşülürken yönetim kurulu tarafından kar dağıtmama gerekçesi olarak: pandeminin zorlu koşulları, ülkemizdeki ekonomik sıkıntılar,

şirketin proje alıp almayacağının belirsiz oluşu, giderlerin karşılanıp karşılanamayacağının gerekçe gösterildiğini, gerekçeler incelendiğinde tamamının soyut ve genel nitelikte olduğunu, kar dağıtmamayı gerektirecek ölçüde gider ve masrafların ne olduğu konusunda hiçbir somut veri sunulmadığını, "giderlerin karşılanıp karşılanamayacağı" şeklindeki gerekçenin tamamen soyut, sırf kar dağıtmamak için ileri sürülmüş kötü niyetli bir iddia olduğunu, genel kurulun açık gündemine rağmen,

karın neden dağıtılmaması ve olağanüstü yedeklere ayrılmaya devam etmesi gerektiğine ilişkin yönetim tarafından genel kuruldan 15 gün önce ortakların elinde olacak şekilde hazırlanmış ayrıntılı ve açıklayıcı bir projeksiyon raporu sunulmadığı gibi, geçmiş yıllarda ayrılan olağanüstü yedeklerin bugüne dek özgülendikleri amaçlar doğrultusunda harcandığını gösteren yazılı belge ya da başka bir delilin ortaya konmuş olmadığını, davalı şirket yönetimi tarafından karın dağıtılmamasının gerekçesi olarak ileri sürülen pandeminin zorlu koşulları, ülkemizdeki ekonomik sıkıntılar, şirketin proje alıp almayacağının belirsiz oluşu,

giderlerin karşılanıp karşılanamayacağı gibi soyut koşullara dair herhangi bir raporlama, plan, proje, yaklaşık da olsa bir maliyet hesabı gibi herhangi bir somut veri sunulmadığını, davalı şirketin gider kalemlerine dair beklentilerinin TTK m.523/2'de aranan şartları sağlamaya yetmeyeceğini, yüksek mahkeme kararlarında aranan "gerekliliği somut verilerle ortaya koyma" kriterini sağlamayacağını,

net kârın olağanüstü yedek akçe olarak ayrılması kararının sonsuza kadar bir koruma vermediğini ve olağanüstü yedek akçe olarak ayrılma koşullarının devam edip etmediği hususunun ortakların (azlığın) talebi üzerine genel kurulca her zaman için denetlenerek kârın objektif gerekçelerle olağanüstü yedek akçe olarak kalması için gerekli koşulların oluştuğuna dair somut gerekçeler şirketçe ortaya konabiliyorsa bu kararın yürürlükte kalacağını,

Türk hukuk sisteminde şirkete yüklenen bu sorumluluk karşısında kârı bir defa olağanüstü yedek akçe olarak ayırdıktan sonra bir daha bu paranın artık sonsuza kadar kâr dağıtımına tabi olamayacağı görüşünün kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle; davalı şirketin 18.08.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan.

6. Maddesine konu hususlara ilişkin, davacılar tarafından gerekçeli muhalefet şerhiyle olumsuz oylarına karşılık, çoğunluk oylarıyla alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE.

Davalı şirketin, 2021 yılı faaliyet dönemine ilişkin geçmiş yıl zararlarının mahsup edilmesinden sonra kalan 3.756.836,77 brüt kardan 1.080.090,57 TL'nin dağıtılmasına karar verdiğini, davalı şirketin, kâr dağıtımı konusunda karar alırken, bir taraftan kârın ortakların doğal bir hakkı olduğunu, diğer taraftan şirketin mali açıdan zaafa uğramamasına ve kâr dağıtımının sürdürülebilir olmasına dikkat ettiğini, davalı şirketin, karın bir kısmını dağıtma gerekçelerini genel kurulda izah edip gerekçelerini genel kurul tutanağına geçirttiği gibi, genel kurul tutanağının eki olarak ortakların görüşlerine sunduğunu,

global düzeyde ve ülkemizde yaşanan çok değişkenli piyasa koşulları çerçevesinde yeni proje alıp almaması öngörülemediğinden ileride ödeme güçlüğüne düşmemek için temkinli davranmasında yarar bulunduğunu, nitekim genel kurul tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı şirketin geçmiş yıllarda zarar ettiğini, ayrıca ülkemizde yaşanan yüksek enflasyondan dolayı şirket bilançolarında görülen karların reel olmadığını, enflasyon düzeltmesi yapılması halinde şirketin bilançolarda görüldüğü kadar kâr etmediğini, bu nedenle şirketlerin ileride finansal olarak zor durumda kalmamaları için kâr dağıtma konusunda dikkatli davranmaları gerektiğini,

Şirket esas sözleşmesinin kârın tespit ve dağıtımına ilişkin 17. maddesinde. "Şirketin net dönem karı yıllık kazançtan yapılmış her çeşit masraflar ve amortismanların çıkarılmasından sonra kalan miktar olduğunu, net dönem kârından her yıl %5 genel kanuni yedek akçe ayrılır; kalan miktarın %5'i pay sahiplerine kar payı olarak dağıtıldığını, kar payının, pay sahibinin esas sermaye payı için şirkete yaptığı ödemelerle orantılı olarak hesaplanır.

Net dönem karının geri kalan kısmı, genel kurulun tespit edeceği şekil ve surette dağıtılır.

Pay sahiplerine yüzde beş oranında kar payı ödendikten sonra kardan pay alacak kişilere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onu genel kanuni yedek akçeye eklenir." denildiğini, bu hükümden de görüleceği üzere şirket esas sözleşmesine göre, şirket net dönem kârının %5'i kanuni yedek akçe olarak ayrıldıktan sonra kalan miktarın %5'ni ödemekle yükümlü olduğunu, geri kalan kısmının hangi şekil ve surette dağıtılacağı konusunda esas sözleşmenin genel kurula yetki verdiğini, bu konuda genel kurulun belli oranda bir takdir hakkı olduğunu,

davalı şirketin bu takdir hakkını kullanırken içinde bulunulan ekonomik şartlar çerçevesinde bir taraftan şirketin mali açıdan varlığını tehlikeye düşürmemeye çalıştığını, diğer taraftan da ortaklarına mümkün olan en yüksek oranda kar dağıtmaya çalıştığını, davalı şirketin şu anda içinde bulunduğu mali yapı ile TTK m. 523 dikkate alındığında genel kurulun almış olduğu kararın şirketin menfaatleri açısından en doğru karar olduğu gibi kanuna ve esas sözleşmeye de uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İş bu dava, davalı şirketin 18.08.2022 tarihinde yapılan 2021 yılına ait Genel Kurul Toplantısı'nda alınan 6 nolu kararın iptali talebine ilişkindir.

Eldeki davada uyuşmazlık konusu; davalı şirketin 18.08.2022 tarihinde yapılan 2021 yılına ait Genel Kurul Toplantısı'nda alınan 6 nolu kararın iptali için TTK 445 ve 446. Maddelerinde öngörülen ön şartların mevcut olup olmadığı ve iptali talep edilen 6 nolu kararın şirket ana sözleşmesi, yasa ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptalinin düzenlendiği TTK md. 445'e göre; 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. TTK md. 446-1-a fıkrasına göre ise; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirtenler iptal davası açabilir.

Dosyada mübrez davalı ...’nin sicil kayıtları uyarınca; davacıların şirket ortaklarından olması sebebiyle aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu ve davalı şirketin merkez adresi itibariyle de mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.

Davacılar tarafından iptal davası açabilmeye ilişkin TTK md. 445. Maddede belirtilen genel kurul kararından itibaren 3 ay içerisinde dava açma koşulunun da yerine getirildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda iptale konu genel kurul tutanağının yapılan incelemesinde; davacılar tarafından iptal davası açabilmeye ilişkin TTK md. 446 da anılan toplantıya katılma halinde muhalif kalma ve muhalefeti zapta geçirtme koşulunun, iptale konu 6 nolu karar yönünden yerine getirildiği anlaşılmaktadır.

İptale konu 6 nolu kararın kanuna, esas sözleşmeye veya afaki iyi niyet kurallarına aykırılık bakımından şirketin mali tablolarının ve kayıtlarının incelenmesi zorunluluk arz etmesi sebebiyle bilirkişi incelemesine karar verilmiş ve hazırlanan rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Buna göre;

Dava konusu (6) nolu karar ile “Şirket’in 2021 yılı karı olan 4.089.166,93.-TL brüt kardan 332.330,16.-TL geçmiş yıl zararlarının mahsup edilmesinden sonra kalan net 3.756.836,77.-TL brüt kardan 1.080.090,57.-TL brüt kısmının dağıtımının yapılmasına ve dağıtılacak olan bu kardan 187.841,84.-TL birinci tertip yedek akçe ayrılmasına, ikinci tertip yedek akçe için 77.974,87.TL ayrılmasına, bu tutardan 81.427,39.-TL gerçek kişi ortaklar adına ödenecek vergi ve yasal yükümlülüklerin kesilmesine ve kalan net 732.846.47.-TL’nin TTK ve şirket esas sözleşmesine göre pay sahiplerine hisseleri oranında kar payı olarak dağıtılmasına” karar verildiği görülmektedir.

Davalı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin 18.08.2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesi görüşülürken yönetim kurulu tarafından kar dağıtmama gerekçesi olarak; pandeminin zorlu koşulları, ülkemizdeki ekonomik sıkıntılar, şirketin proje alıp almayacağının belirsiz oluşu, giderlerin karşılanıp karşılanamayacağı gerekçe olarak gösterilmiştir.

Ancak mahkememizce davalı şirket kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme neticesinde yapılan tespitler uyarınca; davalı şirketin üç mali dönemi karşılaştırıldığında, kaydi 2.250.000,00 TL olan ödenmiş sermayesini 31.12.2021 sonu itibarıyla özvarlığında fazlasıyla koruduğu, davalı şirketin sunduğu kaydi değerlere göre düzenlediği bilançoda özkaynaklarının 31.12.2021 itibarı ile 6.046.836,77 TL olduğu, dolayısıyla kaydi değerlere göre borca batık olmadığı anlaşılmıştır.

Davalı şirketin cari oran analizinde ise.

31.12.2021 İtibarı ile davalı şirketin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlara oranı 2,07 olarak tezahür ettiği, dönen varlık yapısının %38 oranında likit fonlardan oluştuğu, 31.12.2020 itibariyle şirketin toplam özkaynakları, borçlarının %19’unu karşılayabilmekteyken, 31.12.2021 itibarı ile elde edilen kar ile paralel neticesinde davalı şirketin borçlululuk seviyesi hayli azalma göstermiş, öz kaynaklarının %72 oranında borçlarını karşılayabilme yetisine eriştiği, 31.12.2022 itibarı ile de özkaynak oranı %72 olarak korunduğu,

dolayısıyla davalı şirketin 2020 – 2021 ve 2022 yıllarında güçlü bir likidite yapısına ve net işletme sermayesine sahip bulunduğu, şirketin kar payı dağıtma imkanının olduğu, borca batık olmadığı, borç ödeme gücüne sahip olduğu, kar payı dağıtılması halinde şirketin finansal yapısını zayıflatacak bir risk olmadığı anlaşılmıştır.

Anonim şirketlerde pay sahibinin kâr payı hakkı TK m. 507 vd. hükümlerinde düzenlenmekte olup, TTK m. 507 hükmü uyarınca “Her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış net dönem kârına, payı oranında katılma hakkını haizdir.” TTK m. 509 hükmüne göre ise “Kâr payı ancak

net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir.” TTK m. 511 “Yönetim kurulu üyelerine kazanç payları, sadece net kârdan ve ancak kanuni yedek akçe için belirli ayrım yapıldıktan ve pay sahiplerine ödenmiş sermayenin yüzde beşi oranında veya esas sözleşmede öngörülen daha yüksek bir oranda kâr payı dağıtıldıktan sonra verilebilir.” hükmünü amirdir.

Anılan maddede kanuni yedek akçenin birinci ayrımı ve pay sahibinin temel kâr payı bir takım olarak ele alınmış, ikisinden biri değil, ancak her ikisi de ayrılıp dağıtıldıktan sonra yöneticilerin kazanç payının verilebileceği hüküm altına alınmıştır. TTK m. 519/1 “Yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır.” hükmünü amirdir.

Maddede yıllık kârın yüzde beşinin ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılacağı belirtilerek kanuni yedek akçenin birinci ayrımının sınırı ortaya konulmuştur. TTK 519/2-(c) hükmünde de, birinci fıkradaki sınıra ulaşıldıktan sonra, pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ödendikten sonra, kârdan pay alacak kişilere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onunun genel kanuni yedek akçeye ekleneceği ifade edilmiştir.

Görüldüğü üzere kanun koyucu pay sahiplerine dağıtılacak birinci temettüyü, şirketin genel kanuni yedek akçesinin ikinci ayrımının önüne koymaktadır. Gerçekten de maddenin lafzından açıkça anlaşıldığı üzere, şirket o faaliyet döneminde net kâr elde etmişse, kanuni yedek akçelerin ikinci ayrımının yapılabilmesi için pay sahibine birinci temettünün ödenmesi gerekir.

İşte kanuni yedek akçenin birinci ayrımından sonra ve fakat ikinci ayrımından önce ayrılarak pay sahiplerine ödenecek yüzde beş oranındaki kar payı (yani birinci temettü) “temel kâr payı hakkı” olarak adlandırılmakta olup bu hakkın vazgeçilmez hak niteliğinde olduğu kabul edilmektedir.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda kalan karın dağıtılmayıp TTK m. 523/2 uyarınca olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasının “ortakların çıkarına olacağının şirket tarafından analitik bir şekilde ortaya konulmuş olması”, “şirketin dağıtılmayan kârlarının ortak çıkarlarına uygun olarak kullanılacağını gösteren bir teknik çalışma”nın sunulmuş olması, “kâr dağıtımının şirketin yatırım projesini etkileyeceğinin, şirketin devamlı ve düzenli gelişmesine engel olacağı”nın ortaya konulmuş olması gerekmektedir.

Ancak ne cevap dilekçesinde ne de davalı şirket tarafından sunulan yazılı gerekçede davalı şirket’in (devam eden veya yeni başlayacağı) bir yatırım projesine ve/veya teknik çalışmaya rastlanılmıştır. Şu halde TTK m. 523/2 hükmünün şartlarının somut uyuşmazlık bakımından oluşmadığı, bu sebeple elde edilen karın dağıtılabilir olan kısmının dağıtılmamış olmasının pay sahibinin kar payı alma hakkını ihlal ettiği, dolayısıyla söz konusu 6 nolu kararın

kanuna aykırı olduğundan bahisle iptal gerektiği takdir ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜ İLE,

1-Davalı şirketin 18/08/2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararın İptaline,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 189,15-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70.-TL peşin harç ile dosyada yapılan 9.000-TL bilirkişi ücreti ve 550,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 9.711,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/09/2023

Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/973, K. 2023/828, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/973
Karar No
2023/828
Tarih
28 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/973 K.2023/583
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/974 K.2023/684
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/974 K.2023/1798
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/974 K.2023/1727
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/976 K.2023/1561
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/979 K.2023/731

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.