KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/21 Esas
- Karar no
- 2024/634
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/01/2024
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- 03/07/2024
Karar Metni
884 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalı ile arasında ticari bir ilişki olduğunu, cari hesaba ilişkin 29.09.2023 tarihinde mutabakat metninin davalıca kaşe ve imza edildiğini, fakat buna rağmen ödeme yapılmadığını, icra takibi başlattıklarını, davalının haksız şekilde takibe itiraz edildiğini, itirazın iptali gerektiğini iddia etmektedir.
Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; davacının düzenlediği faturaların fahiş olduğunu, bu miktarda borçlarının bulunmadığını, e-posta yazışmalarını kabul etmediklerini, aralarında cari hesap olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasının tetkikinde davacı/alacaklı tarafından davalı/borçluya yönelik 556.603,82 -TL cari hesap bocru için takip yapıldığı, alacağa yasal faizi işletilmesinin talep edildiği, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık, 436.603,82-TL bedelli faturanın davalıca iadesinin yerinde olup olmadığı, cari hesap kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ile icra takibine itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Bilirkişi raporu kapsamında; davacı defterlerinin tasdiklerinin süresinde yapılmadığı ve usulüne uygun tutulmadığı, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve her iki taraf defterlerinin lehe delil niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının, kendi defter kayıtları kapsamında takip tarihi itibariyle davalıdan 556.603,82-TL alacaklı olduğu, icra takibi sonrasında davacıya 436.603,82-TL bedelli iade faturasının gönderildiği, davacının aynı gün söz konusu faturayı iade ettiği,
Davalının kendi defter kayıtları itibariyle, icra takip tarihi itibariyle davacıya 556.603,82-TL borçlu gözüktüğü, icra takip tarihinden 1,5 ay sonra hakediş bedeli iadesi açıklamalı 436.603,82-TL iade faturası düzenlediği, davacıya borcunun 120.000-TL gözüktüğü tespit edilmiştir.
Somut olayda; taraf kayıtları arasındaki farklılık, davalı tarafça davacıya düzenlediği 436.603,82-TL bedelli hakkediş bedeli iadesi açıklamalı faturadan kaynaklanmaktadır. Davacı ve davalı defter kayıtlarının incelenmesinde; davacı tarafça davalıya düzenlenen toplam 928.551,29-TL bedelli üç fatura kesildiği (28.02.2023-28.02.2023 ve 19.07.2023 tarihli), faturaların davalıca defterlerine kaydedildiği ve BA bildirimlerinin yapıldığı, farklılık konusu iade faturasının ise icra takibinden 1,5 ay sonra kesildiği, davalıca kabul edilmeyerek süresinde iade edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve lehine delil teşkil edemeyeceği anlaşılmakla, davalının usulüne uygun tutulan defterlerindeki kayıtların davacı defter kayıtları ile paralel olduğu, davacının düzenlediği üç faturanın davalıca defterlerine kaydedildiği açıktır. Davacı ayrıca defter kayıtları arasındaki farklılığa konu iade faturasını noter aracılığı ile iade etmiştir.
Bu kapsmamda, davalının düzenlediği iade faturasının yerinde olduğu hususunu ispat etmesi gerekmektedir. Zira davalı şişirilmiş ve fahiş olduğunu iddia ettiği iddia ettiği üç faturayı da teslim alarak, defterlerine işlemiş, faturalara ilişkin BA bildiriminde de bulunmuştur. Bu halde fatura bedeli ve fatura konusu işin tamamlandığı hususunda davacı lehine karine oluşmuştur.
Davalı faturaların gerçeği yansıtmadığını iddia etmişse de, faturaların hangi sebeple ve hangi kalemler çerçevesinde fahiş ve yanlış olduğu hususunda herhangi bir somut açıklamada bulunmamış, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de soyut beyanları dışında herhangi bir somut gerekçe veya delil sunulmamıştır.
Dava konusu alacağın faturalar ve cari hesaba dayalı olması kapsamında likit nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalıda itirazın da haksız çıktığından icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davacının, faiz talep edebilmesi için davalının icra takibi öncesinde TTK.18/3 uyarınca temerrüde düşürülmesi gerekmekte olup, bu yönde herhangi bir delil mevcut olmadığından, işlemiş faiz yönünden talep reddedilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/21, K. 2024/634, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama