KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2020
- Esas no
- 2016/769
- Karar no
- 2020/176
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 05/02/2016
- Kararın yazıldığı tarih
- 18/02/2020
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili özetle; müvekkilinin alacaklı olduğu İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ........ sayılı takip dosyasında takibe konu çekin cirantalarından biri olan davalı şirkete ödeme emrinin sicil adresine TK nun 35. maddesine göre tebliğ edildiğini, dosya kapsamında yapılan malvarlığı sorgulamasında ....... plaka sayılı bir aracının olduğunun tespit edildiğini, hacze gidildiğinde şirketin ticaret sicilinden TTK'nun geçici 7. maddesi gereğince re'sen terkin edildiğinin öğrenildiğini, davalı şirketin müvekkili bankaya borcu bulunduğundan haciz şerhi işlenen aracının yakalanarak paraya çevrilmesi gerektiğinden davalı şirketin Ticaret Siciline yeniden ihyasını talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin TTK m.32 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu olayda da, Tİcaret Sicil Müdürlüğü 6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi ile ''Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketleri ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliği'' hükümleri çerçevesinde işlem gerçekleştirdiğini,
6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi ile ''Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketleri ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliği'' hükümleri gereğince, münfesih durumdaki anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin sicil kayıtları ilgili düzenlemelerde belirtilen usulle resen terkin edildiğini, gerçekten de sicil kaydı, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi doğrultusunda resen terkin kapsamına alınmış olan dava konusu şirketin resen terk kapsamında bulunduğu esnada,
devam eden davası olduğuna dair müdürlüğümüze herhangi bir bildirimde bulunulmadığından, 6102 sayılı Kanun m.7'de düzenlenen, tebligat ve ilan prosedürleri yerine getirtilerek dava konusu şirketin resen terkin edildiğini, bu bağlamda davaya konu şirketin mezkur hukuki düzenleme gereğince hukuka uygun olarak müvekkili Müdürlük tarafından sicilden terkin edildiğini, bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Nakliyat Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. Temlik Sözleşmesi sunmuş ancak davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ........ İnş. Malzemeleri Nakliyat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası isteminden ibarettir.
6102 sayılı TTK.nun 547. maddesi:
(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Hükmünü içermektedir.
Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.
Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukukunun temel kurallarından biridir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.01.1999 gün ve 1999/10-1-1 sayılı Kararı).
Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, ticaret sicil dosyası ve tüm dosya kapsamına binaen; her ne kadar 12/09/2014 tarihinde ........ İnş. Malzemeleri Nakliyat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ticaret sicilden terkin edilmiş ise de şirket adına kayıtla ....... mah. ....... cad. ...... sok. ...... Merkezi ...... Blok No:....... D:......
Avcılar/İstanbul adresinde bulunan bağımsız bölümlü taşınmazın bulunduğu, söz konusu taşınmazın tasfiyede değerlendirilmediği, bu haliyle tasfiyenin gerçek anlamda tamamlandığı ve tasfiyenin hukuken sonuçlandırıldığının kabul edilemeyeceği anlaşılmakla haklı olan davanın kabulüne karar verilmiş, davada davalının yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Başkan ...... · e-imzalıdır · Üye ........ · e-imzalıdır · Üye ....... · e-imzalıdır · Katip ...... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/769, K. 2020/176, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama