KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2019
- Esas no
- 2016/791 Esas
- Karar no
- 2019/1047
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/08/2016
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/11/2019
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı şirkete güvenlik hizmeti verdiğini, davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi nedeniyle, yaklaşık 150 işçiyi işten çıkarmak zonuda kaldıklarını, işten çıkarılan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini,
müvekkili firmanın tazminat ödeyemediği işçilerin ise işçilik alacakları için dava açtıklarını davalı ile aralarında imzalanan “01/01/2014 tarihli Güvenlik Sözleşmesinin Süresine Dair Ek Protokol” başlıklı ek sözleşmenin ikinci maddesinde “yüklenici tarafından sair mevzuat kapsamında fesih nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesinin gerektiği durumlarda çalışanın müşteri mağazalarındaki çalışma süresi kapsamında hesaplanacak olan ihbar ve kıdem tazminatına dair bedel öncelikle yüklenici tarafından ödenecek ve daha sonra bu bedellerin toplamı ekinde ilgili ödemeleri ispat eder nitelikteki belgeler ile beraber müşteriye fatura edilecektir”
diye belirlendiğini, müvekkili firmanın iş bu işçilere ödediği kıdem ve ihbar tazminatları ve diğer masraflar nedeniyle karşı tarafa fatura gönderdiğini, davalı yan bu faturaları ödemediği ve iade ettiği için, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirketin dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalı şirketin %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca başlatılan icra takibine kısmen itiraz edildiğini, müvekkilinin davacı ile aralarındaki sözleşmeden doğan yükümlülüklerini usulüne ve anlaşmaya uygun olarak yerine getirdiğini, davacı taraf söz konusu iade edilen faturalarda bahsedilen, kıdem ve ihbar tazminatlarını ödediğini ispatlayabilen belgeleri sunamadığını, sunabilseydi zaten aralarında bir anlaşmazlığın olmayacağını, davacı tarafın sözleşme ve ek protokole aykırı olarak ödeme yapmadan yada ödeme yaptığını belgelendirmeden fatura düzenlemesi ve alacak iddia etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 11.725,93 TL asıl alacak ile asıl alacağın takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı cari hesap alacağı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, 11.472,40 TL’lik borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi 11/05/2018 havale tarihli raporunda; davacının davalı adına düzenlemiş olduğu takip konusu, tazminat bedeli yansıtma faturaları bedeli toplamının 10.461,17 TL olduğu, dava konusu faturalara istinaden davacının yaptığı ödeme tutarları toplamının 7.770,47 TL olduğununu tespit ettiğini, bu tespitlere istinaden davacının takip konusu faturalara istinaden yaptığı 7.770,47 TL lik ödeme tutarının tahsilini davalıdan talebe hak kazandığını kanaatine varıldığını bildirmiş, 21/06/2019 tarihli ek raporda özetle, itirazlar dikkate alanarak yeniden yapılan hesaplamada davalının hem ihbar ödemesinde damga vergisinin,
gelir vergisinin ve KDV dahil olan faturanın kabul edildiği, davalının ikrarı neticesinde davacının davalıya yansıtmış olduğu faturalarda teamül oluştuğu, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 10.461,17 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dava, davacının, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, sözleşme, ek protokol, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı ve davalı arasında 01/01/2014 tarihli “Güvenlik Hizmet Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmeyle davacının güvenlik hizmeti vermeyi davalının da hizmet bedelini ödemeyi üstlendiğini, 04/02/2014 tarihli ek protokol düzenlendiği, sözleşmeye göre “müşterinin herhangi bir zaman da ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi en az 15 gün önceden yazılı ihbarda bulunmak suretiyle tek taraflı olarak feshedilebileceğinin” düzenlendiği, davalının sözleşmeyi feshederek sonlandırdığı,
sözleşmenin 2. maddesine göre sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle işçilerin iş akitlerinin feshedilmesi ve kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi gerekli olduğunda, bu bedellerin ödemeyi ispat eden belgeler ile birlikte fatura edileceği konusunda anlaşıldığı, sözleşme ve ek protokol uyarınca davacının ödediğini ispat ettiği tazminat bedellerini yansıtma fatura ile davalıdan talep edebileceği, kaldı ki bu hususun davalının da kabulünde olduğu anlaşılmakla, davalı tarafından kabul edilen faturalarda tazminat bedeli ile birlikte damga vergisi, gelir vergisi ve KDV dahil olan faturanın kabul edildiği,
taraflar arasında bu yönde teamül oluştuğu, davacının dava konusu faturalar nedeniyle 10.461,17 TL ödeme yapıldığını kanıtlaması nedeniyle 10.461,17 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne, takip konusu ödemenin varlığı sözleşme gereğince davalı tarafça ödeme dekontu faturalarla tebliğ edilmediği ve icra dosyasına sunulmadığından davalı tarafça bilinebilir durumda olmadığı ve İİK 67/2 maddesi gereğince davalının takibe itirazı haksız sayılamayacağından, icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/791, K. 2019/1047, 6 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama