KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- Esas no
- 2017/1204
- Karar no
- 2018/840
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 28/12/2017
- Kararın yazıldığı tarih
- 26/09/2018
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili özetle; tasfiyesinin sonlandırılmasına karar verilen ... Ltd. Şti’nin, müvekkili ...’a Bakırköy ... İş Mahkemes.... E. .... K. Sayılı dosyasından kaynaklı borcu bulunması, tasfiye işleminin usulüne uygun olarak yapılmaması ve müvekkilin alacağına kavuşabilmesi için, sicilden terkin edilen.... Limited Şirketinin ihyasına, ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesine, Yargılama harç ve masraflarının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili özetle; işlemin mevzuata ve hukuka uygun yapıldığını, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.
Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Davanın dayanağını oluşturan Bakırköy ... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı .... tarafından Davalılar .... LTD. Aleyhine İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan alacak nedeniyle davacının uğradığı zararların rucüen tahsiline ilişkin olduğu, celp edilen ticaret sicil kaydına göre de şirketin son tescilini17/10/2017 tarihinde yaptırdığı, 09/10/2017 tarihinde tasfiyesinin sona erdiği, 17/10/2017 tarihinde tescil olduğu, şirket terkin edildiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Dava, ticaret sicil kaydı silinen şirketin ihyası istemine ilişkin olup, Davacı, davalı şirket aleyhine Bakırköy ... İş Mahkemesinin....E. Sayılı dosyası ile İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan alacak istemli dava açmış olduğunu bildirerek, iş bu dava ile terkin edilen davalı şirketin ihyasını talep etmiştir.
6102 sayılı TTK.nun 547. maddesi:
(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Hükmünü içermektedir.
Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.
Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukukunun temel kurallarından biridir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.01.1999 gün ve 1999/10-1-1 sayılı Kararı).
Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, ticaret sicil dosyası, Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamına binaen; davacı tarafından sicilden terkin edilen şirket aleyhine işçi alacaklarından dolayı açılmış bir rücuen alacağın tahsili davasının varlığına rağmen tasfiyesinin tamamlanıp şirketin terkin edildiği, oysa ki bu davanın varlığı karşısında tasfiyenin gerçek anlamda tamamlandığı ve tasfiyenin hukuken sonuçlandırıldığının kabul edilemeyeceği anlaşılmakla haklı olan davanın kabulüne karar verilmiş, davada davalıların yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ....
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1204, K. 2018/840, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama