İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1161 K.2022/102

Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/69 esas sayılı dosyasında;

Esas2018/1161Karar2022/102Tarih3 Şubat 2022Okuma10 dk · 2.034 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
3 Şubat 2022
Esas no
2018/1161
Karar no
2022/102
Dava tarihi
30/11/2018
Dava
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.034 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/69 esas sayılı dosyasında;

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/01/2021

KARAR TARİHİ : 03/02/2022

KARARINYAZILDIĞI TARİH : 18/02/2022

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVADA TALEP

davacılar vekili özetle; davalının %16,66 payla şirketin ortağı olduğunu, Genel Kurul kararıyla da 04.12.2019 tarihine kadar şirketi temsile yetkili müdürlerden biri olarak faaliyet yürüttüğünü, İst. ...... Noterliğinin

24.10.2018 tarih ve .... yev.no.lu ve 07.11.2018 tarih ve ...... yev.no.lu ihtarnameleri ile

davalının iki kez ortaklar genel kurulu toplantısına davet edildiği halde katılmadığını,

İhtarnamelerde de de belirtildiği üzere davalı ortak diğer hakim ortağın (%83,34 hisse sahibi)

bilgisi ve muvafakatı olmaksızın ve yurt dışında bulunmasından yararlanarak ...... Bankası

..... Şb. den 18.06.2018 tarihinde 3 kg altın karşılığı 18.06.2019 vade tarihli kredi

kullanıldığını, bu durumu çok sonra öğrendiklerini, daha sonra davalıya şirketteki hisse

karşılığında 1 kg altın bedeli olarak 35.000 Euro ödendiği ve her ay içinde 3.000 Euro aylık

ödeme yapıldığı halde bunun yeterli olmadığını beyan ederek ortaklıktan ödeme yapıldığı halde bunun yeterli olmadığının beyan edilerek ortaklıktan ayrılmayacağını, davacının, şirket adına 2018 yılına kadar müvekkili diğer şirket adına kredi kullandığını, kredinin büyük kısmı şirketin bulunduğu taşınmazın alımında kullanıldığını, ticari kayıtlarında

gözükmediğini, ...... bankasından alınan 18.06.2015 tarihindeki altın karşılığı kredi

kayıtlarında bulunmadığını, Davalının suç teşkil eden bu davranışları nedeniyle ortaklar arasındaki güven ilişkisinin

zedelenmesi, ortaklardan birinin şikayet ve diğer ortak aleyhine ve şahsı adına haksız menfaatler

sağlanması, müdürlük yetkilerinin kötüye kullanılması karşısında ortaklık çekilmez bir hal

aldığını beyan ederek davalının haklı sebeplerden şirket ortaklığından çıkarılmasına ve kendisine ödenmiş

payının şirkete devrine karar verilmesine, ticari kayıtlarda gösterilmeyip saklanan 3 kg.lık altın

kredisi karşılığı olacak miktarın davalı taraftan tazminin ve bu zararların karşılanabilmesi

tahtında davalının bütün mal varlığına tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacı tarafın 24.10.2018 tarihli İst. ..... Noterliği ...... sayılı ihtarnamesinde resmi tatil

29.10.2018 tarihinde saat ve yer belirtilmeden toplantı olduğunu bildirdiğini, müvekkilinin payına el

koymak kastı ile hareket ederek usule ve yasaya aykırı olarak müvekkili şirketten çıkaracaklarından bahisle ihtarname keşide ederek davalı müvekkilini devre dışı bırakılmak istendiğini, Bakırköy... Noterliği 30.10.2018 tarih ..... sayılı ihtarname ile davacıya usulsüz işlemler için

bildirimde bulunulduğunu, 29.10.2018 günü şirket merkezine gidilerek toplantının

yapılmadığının davacıya bildirildiğini, 26.11.2018 tarihli yapıldığı iddia ettikleri ortaklar kurulu toplantısı yasaya aykırı

çağrı sebebi ile geçerli olmadığını, alınan kararlarında geçerli olmadığını beyan ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gider ve dava değeri esas alınarak belirlenecek vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.

Birleşen davada talep.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının %16 payla müvekkili şirketin ortağı olup diğer davacı- müvekkilinin de %84 payla hakim ortak olduğunu, yine davalı 04.12.2019 tarihine kadar şirketi temsile yetkili müdürlerden biri olduğunu, diğer hakim ortağın yurtdışındaki işlerini yönetmesi nedeniyle kendisine böyle bir yetki verildiğini, ancak davalının kendi lehine ve diğer ortak aleyhine ve şirketin zararına haksız çıkar sağlamış , mali haklarını ihlal ederek müdürlük yetkisini kötüye kullanmaya başlamış , şirket muhasebe kayıtlarına geçmeden ...... bnk. ..... şb.den 3 kg altın kredisi kullanmış ,

bunu gizleyerek kendi adına ve çocuğu adına şirketler açmış ve bu krediyi buralarda kullandığını, bu olay nedeniyle Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .....

E. Sayılı davası açılarak şirket ortaklığından çıkarılması ve haksız edinilen bedelin iadesi için hukuki işlemler başlatılmış olup bu dava halen derdest olduğunu, iş bu davada tedbir kararı verilmediğinden cesaret alan davalı bu kerre aynı işlemlerin benzerlerini ..... bank ...... şb.deki şirket hesabı üzerinden yaparak kredi kartı , kredili hesap kullanımı ve kredi yoluyla kendi lehine ve diğer ortak aleyhine ve şirketin zararına haksız çıkar sağlamış , mali haklarını ihlal ederek müdürlük yetkisini kötüye kullanmaya devam etmiş ve toplamda 92.052,99 TL daha müvekkilim davacı ... tarafından kapatılmak durumunda kalındığını,

bu konu ile ilgili olarak Bakırköy Arabuluculuk bürosu ..... büro dosya no.lu ve ...... arabuluculuk no.lu görüşmeler yapılmış ve arabulucu Av...... tarafından uzlaşmazlık tutanakları tutulduğunu, davalının müvekkiline gönderdiği mesajda (fotokopisi ekli olarak sunulmuştur) kasko değeri 203.000 TL olan aracını 135.000 TL sına sattığını açıkça beyan ettiğini, mahkemece ...... plaka sayılı vasıtanın kaydına bakıldığında artık davalı adına olmadığı ve mal kaçırma amacıyla satıldığının açıkça görüleceğini beyanla alacağın teminat altına alınabilmesi bakımından davalının malvarlığına ihtiyati tedbir kararı verilmesine,

ortaklık hak ve yetkilerinin dava sonuna kadar durdurulmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER

Ticaret sicil kayıtları, ihtarname örnekleri, banka kayıtları, ortaklar kurulu karar örneği, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl ve birleşen davada davacılar, şirket müdürünün rekabet etmeme ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle davacı şirketi zarara uğrattığını iddia ederek davalı ortağın haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılmasına ve zararın tazminine, alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve tedbire hükmedilmesini istemiştir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Limited şirketten çıkma ve çıkarılma hususunu düzenleyen TTK. m. 638/2 hükmüne göre, ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir”, Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir".

Haklı sebep, kanunda tanımlanmamıştır. Somut olayın özelliğine göre hakim haklı sebebin varlığını takdir edecektir. Haklı sebep, şirketin devam etmesini çekilmez bir hale getiren veya şirket ilişkisini sona erdirmeyi gerektiren herhangi bir olgudur. Objektif veya subjektif bir neden olabilir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi, sebepler anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.

Mali hakların özellikle kar payı hakkının ihlali, ortaklığa katılım, bilgi alma, denetleme haklarının ihlali, amaç ve konunun öznel olarak imkânsız hale gelmesi (TTK. m. 529/1-b), ortaklığın kar elde edemez, mali durumu kötülemiş hale gelmesi (TTK. m. 376), organların işlevsiz, çalışamaz hale gelmesi (TTK. m. 530), kötü yönetim, iş göremezlik, kişisel anlaşmazlıklar da haklı sebep olarak sayılmaktadır (Erdem, s. 111 vd.. Y.

11. HD.’nin E. 2004/7433, K. 2005/1213 sayı ve 15.2.2005 tarihli kararı). Ortakların davranışları ortaklığın faaliyetlerini önleyecek, zarara uğratacak yahut karşılıklı güveni sarsmış ve ortaklar artık bir arada olamayacaklar ve ortaklık faaliyetlerini sağlıklı şekilde yürütemeyecekler ise haklı sebeplerin varlığını kabul gerekir. Buna göre söz konusu maddede düzenlenen hususlarda karar verilmesinin ön şartı haklı nedenlerin varlığının ispatıdır.

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No: 2012/5955 Karar No: 2012/10241)

Bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin TTK. m. 614 hükmüne göre: “(1) Her

ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve

belirli konularda inceleme yapabilir.

(2) Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa,

müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın

başvurusu üzerine genel kurul karar verir.

(3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi

üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir”.

Yılsonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında

karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi, genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır

(TTK. m. 616/1-e).

TTK. m. 617/3 hükmüne göre: “Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem,

öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim

şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır”.

Dolayısıyla limited şirketler için de uygulama alanı bulan TTK. m. 410/2 hükmüne göre:

“Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân

bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel

kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir”. TTK. m. 411/1 hükmüne göre:

“Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri,

yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu

toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri

konuları gündeme koymasını isteyebilirler”. TTK. m. 412 hükmüne göre: “Pay sahiplerinin

çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği

veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin

başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki

asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi

düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında,

kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir.

Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir”.

Nihayet TTK. m. 413/1 hükmüne göre: “Gündem, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından

belirlenir”.

Görüldüğü üzere, davacının, azınlık haklarını kullanabilecek oranda paysahibi olup, genel

kurulu toplantıya davet etme, gündeme madde ekleme, bilgi talep etme gibi bir çok hakkının

bulunduğu açıktır. Davacının bu gibi taleplerinin karşılanmaması halinde ise bu taleplerini

mahkeme yoluyla yerine getirme hakkı da TTK da bir azınlık hakkı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla bu haklar kapsamında davacının genel kurulun toplanması için talepte bulunma ve

kar dağıtılması yönünde gündeme madde ekleme ayrıca da bilgi talep etme yetkisi

bulunmaktadır. Bu taleplerinin reddelmesi halinde de mahkeme yoluyla bu taleplerin yerine

getirilmesini sağlama ve genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu

gibi haklar kullanılmadan, kar payının dağıtılmadığı veya bilgi alma hakkının engellediği ya da

şirket organlarının toplanamadığı, şirketin zarara uğratıldığı yönündeki iddialarla şirketin haklı

nedenle feshinin veya ortakların çıkarılmasının talep edilemeyeği, Şirketin borca

batık olmaması, kar payı elde etmesi ve aktif olarak faaliyette bulunması da bu durumu

teyid etmektedir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; ...nin

26.11.2009 tarihinde kurulduğu, davalının, iki ortaklı olan şirketin %16,66 pay oranıyla kurucu

hissedarı olduğu, şirketin kuruluşundan bu yana şirketin müdürlüğünü davalının yaptığı

hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Dosyada ihtilaf konusu olan, davalının haklı nedenle dava konusu şirketten

çıkarılması şartlarının doğmuş olup olmadığı ve 3 kg altın kredisi nedeniyle şirketin zarara

uğratılıp uğratılmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkememizce aldırılan bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınan bilirkişi raporunun mali inceleme bölümünde, yer alan tespitler dikkate alındığında, şirketin

ilk başlarda uzun süre zarar ettiği ancak son 4-5 yıllık periyotta kar elde

ettiği, faal bir şirket olduğu ve öz sermayesini de koruduğu, “2018 yılında 3 kg Altın Kredisinin banka kayıtlarına göre ..... Kuyumculuk Mücevherat San. ve Tic.

Ltd.Şti.nin hesabına ödendiği tespit edilmiş olmakla şirketin zarara

uğratıldığına ilişkin herhangi bir somut delilin bulunmadığı, dava konusu 3 kg’lik altın kredisi nedeniyle davacı şirketin bir zararının

oluşmadığı, bu haliyle davalının şirketten çıkarılması için haklı nedenlerin gerçekleşmediği, şirketin borca

batık olmaması, kar payı elde etmesi ve aktif olarak faaliyette bulunması dikkate alınarak asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Mahkememizin asıl davası olan ....... ve birleşen Bakırköy ..... ATM nin ....... esas sayılı dosyaları bakımından davaların ayrı ayrı reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile eksik 44,80 TL harcın davacılardan tahsili ile haziniye irad kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 5.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,

BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN

1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin alınan 1.572,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.491,34 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip talep halinde davacılara iadesine,

2-Yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacılara iadesine,

4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 11.466,89 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-Arabuluculuk vekalet ücreti olan 1.360,00 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen dava davacı vekili, asıl ve birleşen dava davalı asil ve vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2022

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸(e-imzalıdır) ¸(e-imzalıdır) ¸(e-imzalıdır) ¸(e-imzalıdır)

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1161, K. 2022/102, 3 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 20/01/2021
  5. Karar Tarihi : 03/02/2022
  6. Kararınyazıldığı Tarih : 18/02/2022
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Asıl Davada Talep
  9. Savunma
  10. Deliller
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Birleşen Dava Yönünden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1161
Karar No
2022/102
Tarih
3 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1161 K.2022/134
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1163 K.2022/148
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1168 K.2022/35
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1176 K.2022/175
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1178 K.2022/82
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1178 K.2022/120

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.