KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/435 Esas
- Karar no
- 2019/1081
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/05/2018
- Karar yazılma tarihi
- 28/11/2019
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya mal sattığını, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirketin dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek müvekkilinin 5.000,00 TL'lik alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olmadığını, davacı tarafından sipariş üzerine gönderilen ürünlerin ayıplı olduğunu ve bunun davacı şirketin kabulünde olduğunu, davacı şirketin müvekkili aleyhine kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava, faturadan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Bakırköy ....
İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası celbedilmiş, taraflar arasındaki mail yazışmaları, BA-BS formları dosya içerisine alınmış, taraflarca gösterilen tanıklar dinlenilmiş, davalı tanığı ... duruşmadaki beyanında davalı şirketin fiili olarak ortağı olup, işlerini takip ettiğini, davacıya verilen siparişlerin yerine getirilerek davalıya teslim edildiğini, teslim edilen ürünlerde beden vs. hususlarda ayıplı kısımlar olup, bu hususun davacıya söylenildiği,
davacının ayıpları düzelttiği, düzeltme üzerine gelen ürünlerinde ayıplı olduğunu, ürünlerin ayıplı olduğunun davacıya iletildiğini, müşteriye de söylendiğini, bu hususta yazışma ve fotoğrafların olduğunu, davacıya müşteriden geri dönen ürün olursa fiyatının kendisine yansıtılacağının söylendiğini, davacının da bunu kabul ettiğini, kendilerinin ürünler siparişe uygun olmadığı halde ürünlerin yurtdışına sevki yapılacağından ve terminli çalışıldığından kabul ettiklerini ve malı da yükleyip gönderdiklerini, daha sonra müşteriden ayıp nedeniyle gelen ürünler olduğunu, bunlardan da oraya kendilerine reklamasyon çıktığını,
bununda davacıya söylenildiği ve gelip mutabakat yapılması istenildiğini bildirmiş, yine davalı tanığı ... duruşmadaki beyanında davalı şirkette depo sorumlusu olarak çalıştığı ve davacının sipariş üzerine aldığı ürünlerin tesliminde ayıplı olduğunu gördüğünü, bunun üzerine nasıl bir yol izlendiği hususunda bilgi sahibi olmadığını beyan etmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 29/01/2019 havale tarihli raporunda; davacının dava konusu yasal defter kayıtlarının HMK 222.maddesine göre delil niteliği taşıdığını, davalının ayıplı mallar nedeniyle kendisine yurtdışı firmasından kesildiğinin iddia ettiğini, promosyona faturası karşılığı davacıya promosyon veya iade faturası kesmediği, davacının defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu davalıdan 42.135,93 TL alacaklı olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Celbedilen BA formları ve talebin faturadan kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu dikkate alınarak ek rapor alınmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 22/04/2019 havale tarihli raporunda; taraflar arasında sadece bir sipariş ile ilgili iş ilişkisinin olduğu, davacı ve davalı arasında faturaya dayalı başka bir sipariş olmadığı, davalının 2018 yılı BA formunda 158.036,00 TL tutarında beyanda bulunulduğu, davacının yasal defterlerinde ilgili faturaların toplamının 157.762,00 TL olduğu, aradaki farkın faturaların EURO cinsinden tanzim edildiği ve kur farkından kaynaklanabileceği, davalının eksik beyanda bulunmadığı, davacının davalıdan 42.135,93 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından dava değeri 42.135,93 TL olarak ıslah edilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu içeriğine göre; davalı tarafından sipariş verilen ürünlerin davacı tarafından satımı yapılarak davalıya teslim edildiği, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,
davalı sipariş verilen ürünlerin ayıplı olması nedeniyle kendi müşterisi tarafından ayıplı malların iadesinden kaynaklı reklamasyona tabi tutulduğu itirazında bulunmuş ve bu hususta tanık dinletmiş olup, dinlenen davalı tanığı ... şirketin fiili ortağı olduğu ve siparişin kendisi tarafından takip edildiğini ve davacı tarafından gönderilen ürünlerin ayıplı olması nedeniyle davacıya bildirimde bulunulduğu, davacı tarafından ürünlerin tekrar düzeltildiği ancak gelen ürünlerinde siparişe uygun olmadığı halde yurtdışına sevki yapılacağından ve terminli çalışıldığından kabul edildiği,
müşteri tarafından dönen ürün olursa fiyatın davacıya yansıtılacağının kendisine söylendiği davacının da bunu kabul ettiği bildirilmiş olup, yine davalı şirkette depo sorumlusu olarak çalıştığını beyan eden davalı tanığı ... davacının sipariş üzerine yapmış olduğu ürünlerin tesliminde ayıplı olduğunu gördüğünü beyan etmiştir.
Davacı tarafça yapılan ürünlerin teslimde ayıplı olduğu, davalı tarafın tanık beyanları ve savunmasında açıkça anlaşılmakta olup, davalı tanığı ...'ın beyanında da belirtildiği üzere ayıplı haliyle ürünlerin davalı tarafça kabulünün yapıldığı dosya kapsamından sabittir.
Davalı tarafça teslimde açık ayıplı olduğu belirtilen ürünler kabul edilmiş olup, müşterisi tarafından ayıplı ürünlerin geri dönmesi halinde fiyatın davacıya yansıtılacağı hususunda davacıyla anlaşıldığı iddia olunmuştur. Davalı tarafça ayıplı olduğu bildirilen ürünler kabul edilmiş olduğundan, bu hususta tekrar ayıp iddiasında bulunulamaz.
Davalı ayıplı olduğu belirtilen ürünlerin müşteriden dönmesi halinde bunun davacıya yansıtılacağı hususunda davacıyla anlaştığını beyan ettiğine göre bu husustaki ispat yükü de davalı üzerinedir.
Davalı bu hususta davacı tarafla anlaştığını ispat edemediğinden ve dava konusu ürünlerin teslim edildiği hususu uyuşmazlık konusu olmadığından davacının davasının kabulüne karar verilmiş, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğü hususu davacı tarafça ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/435, K. 2019/1081, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama