KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/333 Esas
- Karar no
- 2020/216
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/05/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/03/2020
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya mal sattığını, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından icra takibine konu edilen faturalar ile talep ettiği alacağın müvekkili şirket kayıtları ile örtüşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava, davacının, cari hesaba dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 5.444,39 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 04/12/2019 havale tarihli raporunda; taraflar arasındaki cari hesap tetkikinde dava konusu olan borcun davacı tarafından davalıya düzenlenen 21/09/2018 tarih ile 24/09/2019 tarihli toplam 17.892,00 TL tutarlı 2 adet satış faturasından kaynaklandığının görüldüğünü, bu faturalara karşılık davalı tarafından davacıya verilen 31/12/2018 tarihli senedin ödenmemesi nedeniyle yevmiye defterine 01/02/2019 tarihinde tekrar borç olarak kaydedilen işlemden kaynaklandığını, 17.892,00 TL(KDV Dahil 18.091,00 TL) tutarlı 2 adet satış faturasının e-fatura olduğu ve davacı tarafça BS formuyla bildirimin yapıldığı, davalı tarafça da, BA formuyla bildirim yapıldığı, BA ve BS formlarının uyumlu olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu ve cari hesaba konu uyuşmazlığın davacı tarafça davalı adına düzenlenen 21/09/2018 tarihli 3.456,50 TL bedelli ve 24/09/2018 tarihli 15.162,51 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu ve uyuşmazlık konusu olan cari hesaba konu faturaların davacı ve davalı tarafından BA ve BS formuyla bildirimlerinin yapıldığı ve BA - BS bildirimlerinin uyumlu olduğu görülmüştür.
BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yaptırılmış olup bu kayıtların bir bütün olarak davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 19. HD. 2011/8941 E. - 2012/969 K sayılı kararından hareket edilmiştir. )
Esasen VUK nun 381 seri nolu genel tebliği ve Ba formu içeriği ile vergi uygulaması gözetildiğinde aksini düşünmek mümkün değildir.
Yine genel ispat kuralları çerçevesinde hiç bir kimsenin kendi aleyhine delil oluşturmayacağı düşünüldüğünde davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlayacağından davalı tarafça uyuşmazlık konusu bakiye cari hesaba konu fatura bedelleriyle uyumlu olarak yapmış olduğu BA formu bildirimleri dikkate alındığında davacının takip konusu cari hesaptan dolayı davalıdan 5.444,39 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, davalının aleyhine girişilen icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu,
dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu,bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/333, K. 2020/216, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama