KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2021
- Esas no
- 2019/845 Esas
- Karar no
- 2021/188
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/08/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/02/2021
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 02/03/2016 tarihinde mal ve hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin gerekliliklerini taraflarca ifa edildiğini, daha sonra ikinci parti için tekrar görüşülüp ve ilk partide piyasa fiyatlarının çok altında bir fiyat verildiği belirtilerek ikinci parti mallara ilişkin sözlü olarak fiyat arttırımı yapıldığını, sözlü anlaşma gereği malların davalıya teslim edildiği, davalıya sözleşme konusu ürünlerin tam ve eksiksiz olarak teslim edilmesine rağmen bedellerinin tam olarak ödenmediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı tarafa karşı Küçükçekmece .......
İcra Müdürlüğü’nün ...... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, kendini vekille temsil ettirdiği, vekilinin duruşmalara katılmadığı görülmüştür.
Dava, davacının, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nün ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 19.000,00 TL asıl alacak, 3.635,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.635,51 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Davacı ve davalının ilgili döneme ilişkin BA ve BS formlarının celbine karar verilmiş ise de, tarafların işletme hesabına göre defter tuttukları ve bu nedenle bildirim zorunluluklarının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 07/08/2020 havale tarihli raporunda; davacının, tutmakla yükümlü olduğu işletme hesabı defterinin usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğunu, davacının 31/05/2016 tarihli faturayı işletme defterine gelir olarak kaydettiği, dava konusu irsaliyeli faturanın teslim alan kısmının ... tarafından teslim alındığına dair imzalı olduğu, sözleşmede imza altına alınan mal teslim fiyatları ile irsaliyeli fatura ile teslimi yapılan malların fiyatları arasında KDV hariç 4.880,00 TL fark olduğunu bildirmiştir.
Taraflar arasında 02/03/2016 tarihli mal ve hizmet alım sözleşmesi düzenlenmiş olup, burada ürün bedelleri belirtilmiş ise de, davacı tarafça takibe konu edilen ürün satışlarının bu sözleşmeye ilişkin olmayıp, daha sonra sözlü olarak yapılan anlaşmaya istinaden fiyat arttırımı yapılmak suretiyle ikinci parti malın tesliminin yapıldığı belirtilmiştir. Davacı tarafça ikinci parti mala ilişkin olduğu beyan edilen 31/05/2016 tarihli irsaliyeli fatura aslı ibraz edilmiş, faturanın incelenmesinde 8000 ve 9000 adet iki farklı boyuttaki ürün için toplam 27.376,00 TL fiyat belirtildiği ve teslim alan kısmında ... isim ve imzasının yer aldığı görülmüştür.
İrsaliyeli faturada yer alan imza gereği davalıya isticvab davetiyesi çıkartılmış ve duruşmaya katılmadığı takdirde irsaliye faturasında bulunan imzayı ve bilgileri kabul etmiş sayılacağı hususu ihtar edilmiştir. Davalı usulüne uygun isticvaba da icabet etmemiştir.
Her ne kadar taraflar arasında 02/03/2016 tarihli sözleşme olup, sözleşmede belirlenen fiyatlar ile irsaliye faturasındaki fiyatlar arasında KDV hariç 4.880,00 TL fark bulunmakta ise de, isticvaba icabet etmeyen davalı yönünden irsaliyeli faturanın tebliğ edildiği ve faturada bulunan imzanın davalıya ait olduğu kabul edilmiştir.
İrsaliyeli fatura davalıya tebliğ edilmemiş olsaydı, davacı, bedelin kendisinin söylediği şekilde kararlaştırıldığını ispat etmesi gerekirken faturaya davalı tarafça itiraz edilmemesi ve içeriğinin kabul edilmiş sayılması nedeniyle davacı mal teslimini ispat etmekle davalı tarafça ödemeye ilişkin ispat vasıtası sunulmadığından asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, işlemiş faize ilişkin talep yönünden davacı, davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edemediğinden işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalının aleyhine girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/845, K. 2021/188, 17 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama