İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/879 K.2021/970

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

Esas2019/879Karar2021/970Tarih4 Kasım 2021Okuma11 dk · 2.288 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
4 Kasım 2021
Esas no
2019/879
Karar no
2021/970
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Dava tarihi
19/11/2019
Kararın yazıldığı tarih
22/11/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.288 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

davacılar vekili özetle; müvekkili davacıların, davalılar ......... Sanayi A.Ş ve ......... ........ A.Ş.’nin hissedarları olduğunu ve aynı zamanda kurucusu muris ........ ’ın kızları olduğunu, Muris ......... özel durumu sebebiyle yurtdışına çıkacak olması ve şirketleri idare etmekte zorlanacağı gerekçesiyle, bu şirketlerdeki hisselerini emaneten oğlu .........’a devrettiğini, bu devir bila bedel ile yapıldığını, .........’ın Türkiye’ye dönmesi ve şirket işleri ile ilgilenebilecek durumda olması halinde

......... bu hisselerini aynen .........’a iade edeceğini, .........'ın çoğunluk hisse sahibi olarak gözükmesine rağmen kendi hisselerinin %97 sinin gerçekte babası .........'a ait olduğunu, bu hususun ......... tarafından tanzim olunmuş 01/03/2005 tarihli beyannamelerle sabit olduğunu, bu beyannamelere ......... tarafından yapılan itirazlarla ilgili olarak Büyükçekmece Başsavcılığının ........ soruşturma numaralı dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu başkanlığınca yapılan inceleme neticesinde bahse konu belgedeki imzaların .........’ın el ürünü olduğunun tespit edildiğini, Bakırköy ......

Asliye Ticaret Mahkemesine ....... E. Sayılı dosyasıyla ......... üzerinde görülen şirket hisselerinin %97’sinin muris .........’a ait olduğu ve tereke defterine kaydedilmesi gerektiği ve bu hisselerin idaresi için kayyum atanılması amacıyla dava açıldığını, dolayısıyla .........’ın gerçekte sahibi olmadığı hisse çoğunluğuna dayanarak toplantıyı açması ve kararlar alması usul ve yasaya aykırı olduğundan, gerek ......... Sanayi A.Ş.'nin, Gerekse ..........

A.Ş'nin 02.10.2019 Tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısında alınan kararların öncelikle yürütmesinin TTK.

449. maddesi gereğince geri bırakılmasına ve durdurulmasına tedbiren karar verilmesine ve bu tedbir kararının ticaret sicil gazetesinde yayımlanmasına, yargılama sonucunda her iki anonim şirket olağan genel kurul kararlarının butlan hükmünde olduğunun tespitine, bu mümkün olmadığı taktirde her iki şirket genel kurul kararlarının iptaline, şirketler, yürütmesi tedbiren durdurulan genel kurul kararları nedeniyle yönetimsiz kalmış olmakla, temsil edilemeyen durumda olduğundan şirketlere tedbiren yönetim kayyumu atanmasına karar verilmesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: davacıların dava dilekçesindeki tüm iddialarının asılsız olduğunu, davacıların huzurdaki davayı açmada hukuki menfaatinin bulunmadığını, kesin ve inandırıcı delil ibraz edemediklerini, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıların her ikisi de anılan şirketlerde yönetim kurulu üyeliği dahi yapmadıklarını, yönetimde hiç yer almadıklarını, şirket işleyişi hakkında en ufak bir fikir sahibi dahi olmadıklarını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Anonim şirket genel kurul kararlarının butlan hükmünde olduğunun tespiti ve iptali talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce aldırılan 26/08/2020 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.

Celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre;......... sicil nolu .........Uçak İçi Servisleri Anonim Şirketi'nin 27/04/2009 tarihinde kurulduğu, ........ Bölgesi Sefaköy Küçükçekmece/İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu, .......... sicil nolu ........ Şirketi (Eski Ünvan ....... Sanayi A.Ş., .........Hava Yolları A.Ş., ........ Havacılık A.Ş.)'nin son tescilini 14/02/2000 tarihinde yaptırdığı, ......

Yeşilköy/Bakırköy/İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu, ....... sicil nolu ......... Sanayi A.Ş.'nin son tescilini 09/07/2014 tarihinde yaptırdığı, Beşyol, ........ Caddesi No:........ Sefaköy/ Küçükçekmece/ İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu, ........ sicil nolu ........ Hizmetleri A.Ş.'nin son tescilini 09/11/2015 tarihinde yaptırdığı, ....... Mahallesi ....... Caddesi No:1/1 Bakırköy/İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

TTK md, 445’de (mülga TTK md. 381) öngörülen iptal davasını ikame etme hakkı vardır.Ancak pay sahiplerinin iptal davası açabilmeleri TTK.’nun 446, maddesi uyarınca bazı koşullara tabi tutulmuştur, Bu koşullar uyarınca;a) Ancak toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahipleri ile, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın;

çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açmaya yetkilidir.

Öncelikle, ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm

bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”.

HMK. Madde 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia

edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan

kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Dolayısıyla

anılan kurullar uyarınca davacıların, davalı şirketlere ait hisselerin %97’lik oranının murisleri

.........’a ait olduklarını geçerli dellilerle kanıtlamaları gerektiği açıktır.

Davacılar tarafından davalı şirketlere ait hisselerin %97’lik oranının murisleri ..........’a ait olduklarının tespiti ve hisselerin mirasçılık payları oranında adlarına tesciline ve

şirket pay defterine işlenmesine karar verilmesi amacıyla Bakırköy ......... Asliye Ticaret

Mahkemesinin ....... esas sayılı dosyası dava açmış oldukları görülmüştür. Söz konusu

dosyada mahkemece verilen 25/06/2020 tarihli kararda “...Davacılar, babaları tarafından Almanya'ya gitmeden önce şirket hisselerini inançlı işleme dayalı olarak ağabeyleri ......... 'a bedelsiz olarak devrettiğine dair iddialarını, dosyaya sunmuş oldukları "BEYANNAME"

başlıklı belgeye dayandırmışlardır. Söz konusu belge üzerinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ........ soruşturma nolu dosyasında yapılan imza incelemesi neticesinde,

her ne kadar belgenin altında yer alan imzanın .........'a ait olduğu tespit edilmiş ise de,

belge içeriğinin belgeye imza tarihinden farklı bir tarihte belgeye eklendiği saptanmakla,

belgenin içeriğinin murisin gerçek iradesini yansıtıp yansıtmadığına dair kesin bir tespit

yapılamamaktadır. Ayrıca, belgenin tarihinin 01/03/2005 olduğu da dikkate alındığında,

davacıların aradan uzun yıllar geçtikten sonra böyle bir belgeyi ortaya çıkarmalarının TMK. 2

dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağı değerlendirilmiş, vicdanen inançlı işlemin varlığını ispata

kabil bir delil olmadığı kanaatine varılmıştır… Öte yandan, davacılar inançlı işlem iddialarının

yanı sıra, dava dilekçesinde terditli olarak muris muvazaasına dayalı iddia da bulunmuşlardır.

Nitekim davacılar muris ......... tarafından hisselerin .........'a devri hususunun

sağlığında yapılmış bir karşılıksız kazandırma ve bağış niteliğinde olduğunu, bağış sözleşmesinin

yazılı olarak yapılması gerekip ortada geçerli bir yazılı bağış sözleşmesi bulunmadığını ve bu

bakımdan muris muvazaası söz konusu olduğunu ileri sürmektedirler. … muris muvazaasından

bahsedilebilmesi için öncelikle görünürde bir işlem olması gerektiği tartışmasızdır. Somut olayda,

muris muvazzaasından bahsedebilmek için görünürde muris ......... ile .........

arasında yapılmış görünürde bir işlem yoktur. Öte yandan davalı ......... Sanayi A.Ş.

yönünden açılan davanın hukuki sebebi muris .........'a ait paralarla kurulduğu ve ona ait olduğu

iddiası dikkate alındığında muris muvazaasından bahsedilebilmesi için öncelikle görünürde bir

işlem olması gerektiği ilkesi kapsamında davacıların bu yöndeki muvazaa iddiası da yerinde

görülmemiştir.

Nitekim davacılar daha önce de mahkememizin kesinleşen .......... Esas sayılı

dosyasından ......... Sanayi A.Ş., .........Havayolları A.Ş. Ve ......... aleyhine Genel

Kurul Kararı'nın iptali istemli davayı açmışlar, yine davalı .........'ın hisselerinin %97'sinin

babaları .........'a ait olduğu iddiasıyla hissleri temsil yetkisinin olmadığından bahisle

genel kurulu kararlarının butlan hükmünde olduğunun tespitini talep etmişlerdir. Bahsi geçen

dosyada yapılan yargılama neticesinde verilen Yargıtay ...... HDhıin 26/06/2019 T, ........ E. E.

Ve ....... K. Sayılı ilamı ile kesinleşen mahkememizin 12/11/2015 T., ....... E. ........ K.

Sayılı kararında ......... Sanayi AŞ’nin sicil kayıtlarının incelendiği, 18/05/1982 tarihli genel

kurul toplantısında hazirun cetvelinden de anlaşılacağı üzere: şirket sermayesinin % 48'i .......... (16.170.000/33.600.000) ve % 51'in .........' a ait (17.260.000/33.600.000)

olduğunun tespit edildiği, anılan şirketin sermayesinin muhtelif tarihlerde artırıldığı, artırımlarda

ve hisselerde değişen oranda artırımlarla ortaklara yansıtılmış olup, muhtelif hisse devirlerinin

yapıldığının anlaşıldığı, genel kurul hazirun

cetvellerinde ......... hisselerinin bulunmadığının bilirkişi kurulunca tespit edildiği ve

anılan yıllarda dahi .........'ın ortalama % 99.5 hisseye sahip olduğunun anlaşıldığı,

.........Havayolları A.Ş.'de ise .........'ın hissesine rastlanmadığı değerlendirilerek davanın

reddine karar verilmiştir. Bu kesinleşmiş ilamın dayandığı yargılamada toplanan deliller de

huzurdaki dosya bakımından kuvvetli delil teşkil ettiğinden, .........'ın hisseleri inançlı

işleme dayalı olarak ve muvazaalı olarak iktisap etmiş olduğu yönündeki iddiaları inandırıcı

bulunmamıştır. Kaldı ki davacılar aynı zamanda Büyük Çekmece .......... Asliye Hukuk Mahkemesinde

........ esas sayılı dosyada tenkis ve mirasta denkleştirme davası açılmış ve bu dava derdest

durumdadır. Nitekim yukarıda da açıklandığı üzere, davacıların iddialarını uzun süren bir

sessizlikten sonra dile getirdikleri de nazara alındığında, davacının muris muvazaasına yönelik

iddiasının da ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle; davanın

reddine” karar verilmiştir. Karar dikkate alındığında davacıların, davalı şirketlere ait hisselerin

%97’lik oranının murisleri .........’a ait olduğu, dolayısıyla 02.10.2019 tarihinde yapılan

2016 yılına ait olağan genel kurul toplantılarında alınan kararların, yetkisiz kişi tarafından genel

kurul çağrısının yapılmış olması ve yine kararların gerekli nisap sağlanmadan alınmış olmaları

nedeniyle hükümsüz sayılmaları gerektiği yönündeki iddiaları yerinde olmamaktadır. Bu

bakımdan dava konusu genel kurul kararlarının iptali veya butlanı şartlarının oluşmadığı

sonucuna varılmaktadır. İlamların ispat gücüne ilişkin HMK. m. 204 hükmünde yer alan

“ilamlar… sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar” yönündeki hüküm de böyle bir

sonuca varılmasını zorunlu kılmaktadır..

.." şeklinde tespitler yapılarak karar verilmiştir.

Davacıların iddiası, davalı şirketlerin %97’lik hisselerin oranının murisleri ........ ’a

ait oldukları, .........’ın özel durumu sebebiyle yurtdışına çıkacak olması ve şirketleri idare

etmekte zorlanacağı gerekçesiyle, bu şirketlerdeki hisselerini emaneten oğlu .........’a

devretttiği, bu bakımdan 03.10.2019 tarihinde yapılan 2016 yılına ait olağan genel kurul

toplantılarında alınan kararların, yetkisiz kişi tarafından genel kurul çağrısının yapılmış olması ve

yine kararların gerekli nisap sağlanmadan alınmış olmaları nedeniyle hükümsüz sayılmaları

gerektiği yönündedir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen dosyalar, toplanan tüm bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporuna binaen; Bakırköy ......... Asliye Ticaret

Mahkemesinin ....... Esas sayılı

dosyasında davacılar tarafından ......... Sanayi A.Ş., .........Havayolları A.Ş. ve ......... aleyhine Genel

Kurul Kararı'nın iptali istemli davayı açtıkları, yine davalı .........'ın hisselerinin %97'sinin

babaları .........'a ait olduğu iddiasıyla hissleri temsil yetkisinin olmadığından bahisle

genel kurulu kararlarının butlan hükmünde olduğunun tespitini talep etmişlerdir. Bahsi geçen

dosyada yapılan yargılama neticesinde verilen Yargıtay ........ Hukuk Dairesinin 26/06/2019 T, ........ E. ve ........ K. Sayılı ilamı ile kesinleşen 12/11/2015 T., ........ E. ........ K.

Sayılı kararında, ......... Sanayi AŞ’nin sicil kayıtlarının incelendiği, 18/05/1982 tarihli genel

kurul toplantısında hazirun cetvelinden de anlaşılacağı üzere: şirket sermayesinin % 48'i ........ (16.170.000/33.600.000) ve % 51'in .........' a ait (17.260.000/33.600.000)

olduğunun tespit edildiği, anılan şirketin sermayesinin muhtelif tarihlerde artırıldığı, artırımlarda

ve hisselerde değişen oranda artırımlarla ortaklara yansıtılmış olup, muhtelif hisse devirlerinin

yapıldığının anlaşıldığı, genel kurul hazirun

cetvellerinde ......... hisselerinin bulunmadığının bilirkişi kurulunca tespit edildiği ve

anılan yıllarda dahi .........'ın ortalama % 99.5 hisseye sahip olduğunun anlaşıldığı,

.........Havayolları A.Ş.'de ise .........'ın hissesine rastlanmadığı değerlendirilerek davanın

reddine karar verilmiştir. Bu kesinleşmiş ilamın dayandığı yargılamada toplanan deliller de

huzurdaki dosya bakımından kuvvetli delil teşkil ettiğinden, .........'ın hisseleri inançlı

işleme dayalı olarak ve muvazaalı olarak iktisap etmiş olduğu yönündeki iddiaları inandırıcı

bulunmamıştır. Davacıların, davalı şirketlere ait hisselerin

%97’lik oranının murisleri .........’a ait olduğu, dolayısıyla 02.10.2019 tarihinde yapılan

2016 yılına ait olağan genel kurul toplantılarında alınan kararların, yetkisiz kişi tarafından genel

kurul çağrısının yapılmış olması ve yine kararların gerekli nisap sağlanmadan alınmış olmaları

nedeniyle hükümsüz sayılmaları gerektiği yönündeki iddiaları yerinde olmamaktadır. Bu

bakımdan dava konusu genel kurul kararlarının iptali veya butlanı şartlarının oluşmadığı

sonucuna varılmaktadır. İlamların ispat gücüne ilişkin HMK. m. 204 hükmünde yer alan

“ilamlar… sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar” yönündeki hüküm de böyle bir

sonuca varılmasını zorunlu kılmaktadır. Davacılar tarafından iddialarına delil olarak ayrıca mahkememizin ........ E. sayılı dosya ile verilen karar gösterilmiştir. Ancak söz konusu

dosyada mahkememizce verilen 02/05/2019 tarihli kararda “....Somut olayda, davacı şirketin genel

kurula temsilci vasıtasıyla katılmasının engellendiği, uyuşmazlıkta tek bir pay sahibinin pay

miktarı ne olursa olsun salt toplantıya haksız olarak alınmaması halinde bu aykırılığın genel

kurul kararma etkili olup olmadığının aranmaksızın söz konusu genel kurul kararının iptali

gerektiği, aksi halde büyük paysahiplerinin, genel kurul kararının alınmasında etkili olmayan

küçük pay sahiplerinin genel kurullara girmelerini engellemelerine izin verilmiş olacağı, bunun

da pay sahibinin vazgeçilmez nitelikteki temel haklarının ihlaline yol açacağı, TTK. Madde 446/1-

b bendi kapsamında usuli bir kanuna aykırılık teşkil eden durumun açık olduğu anlaşılmakla

28/06/2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alman kararların iptali gerektiği

sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne...” karar verildiği görülmektedir.

Davalı şirketlerin 30/06/2014 tarihinde yapılan genel kurulunun iptali için Bakırköy ........ ATM nin ......... esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı bu dosyada bilirkişi incelemesi yapıldığı bu inceleme de de alınan bilirkişi raporunda 1996 yılından 2013 yılına kadar yapılan tüm genel kurul toplantı tutanak ve hazirun cetvellerinde .........'ın hissesinin bulunmadığı ........ %99,5 oranında hissedar olduğu anlaşılmıştır.

Davalı şirketlerin ticaret sicişldeki kayıtlı hisse durumlarını dikkate alındığında genel kurulun toplantı ve nisabında hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır. Şirketin 1996 yılından bu tarafa yapılan genel kurullarında mevcut hisse durumuna göre toplantı gerçekleşmiştir. Davacılar da bu durumu hiç dile getirmemişlerdir. Aradan geçen bu süre sonrasında bu durumun dile getirilmesi TMK'nın 2. Maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.

Dava konusu uyuşmazlık genel kurul kararlarının yok sayılması ve iptaline ilişkindir. Mevcut genel kurulda şirketin mevcut hisse durumuna göre gerçekleşmiştir. İptali talep edilen genel kurulun yapılmasında ve alınan kararlarda yok sayılmasını gerektirir ve iptali gerektirir bir durum söz konusu değildir. Genel kuruldaki hisse durumunu da şirketin kayıtlı hisse durumu dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Mevcut hisse durumuna göre hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır. Dava konusu uyuşmazlığı aynı mahiyette olup, davalı şirketlerin 30/06/2015 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde sayılması ve iptale ilişkin Bakırköy ........ ATM .......... esas sayılı dosyasında da red kararı verilmiş ve karar yargıtay ......... Hukuk dairesinin ....... esas ve ........ karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Mahkememizin ......... esas sayılı dosyasında verilen karardan da

görüleceği üzere, davalı şirketlere ait hisselerin %97’lik oranının davacıların murisleri .........’a ait olduklarına ilişkin bir tespit söz konusu olmayıp, davacıların temsilci vasıtasıyla

genel kurula katılmalarının engellenmesi nedeniyle iptal kararı verilmiştir. Dolayısıyla anılan mahkememiz kararının da davacıların iddiasını ispatlar nitelikte bir karar olmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında dava konusu genel kurul kararlarının iptali veya butlanı şartlarının

oluşmadığı, ilamların ispat gücüne ilişkin HMK. m. 204 hükmünde yer alan “ilamlar… sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar” yönündeki hüküm de dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın reddine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 59,30 TL harç peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik 14,90 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacılara iadesine,

5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 4.080,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

04/11/2021

Başkan ....... Üye ......... Üye .......... Katip .......... ¸(e-imzalıdır) ¸(e-imzalıdır) ¸(e-imzalıdır) ¸(e-imzalıdır)

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/879, K. 2021/970, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Savunma
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/879
Karar No
2021/970
Tarih
4 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/880 K.2021/971
  • Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/883 K.2021/956
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2019/883 K.2021/1767
  • Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/886 K.2021/877
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/887 K.2021/1040
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/888 K.2021/996

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.