İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/383 K.2021/998

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

Esas2020/383Karar2021/998Tarih11 Kasım 2021Okuma11 dk · 2.208 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
11 Kasım 2021
Esas no
2020/383
Karar no
2021/998
Dava
Yönetim kurulu ve genel kurulda alınan kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ve kayyum atanması.
Dava tarihi
30/06/2020
Kararın yazıldığı tarih
29/11/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.208 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

davacı vekili özetle; müvekkili ...'un, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ....... Ticaret Sicil Numaralı ve ....... Mersis Numaralı ....... İnşaat Turizm Mad. Su Getirme San. ve Tic. A.

Ş. hisselerinin % 50 (yüzde elli) sine sahip olduğunu, müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmaksızın toplantı yapılması sebebi ile; davalı Şirket yönünden; davalı şirketin 02 Mart 2020 tarihli, ...... sayılı, 04 Şubat 2020 tarihli, ...... sayılı ve 03 Aralık 2019 tarihli, ..... sayılı Yönetim Kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ise anılan kararların iptaline, davalı şirketin 29 Şubat 2020 tarihli 2017-2018 yıllarına ait olağan genel kurulunun ve genel kurulda alınan bütün kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde iptaline,

İleride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurması ihtimali dikkate alınarak; dava konusu 29.02.2020 tarihli genel kurulda alınan tüm kararlar ile davalı şirketin 02 Mart 2020 tarihli, ..... sayılı, 04 Şubat 2020 tarihli, .... sayılı ve 03 Aralık 2019 tarihli, ...... sayılı Yönetim Kurulu kararları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına, davalı şirket ve diğer davalılar yönünden; davalı şirketin Genel Kurulunun usulüne uygun toplanması,

Yönetim Kurulunun usulüne uygun teşekkül ettirilmesi ve yine usulüne uygun Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararları alınması için davalı şirkete kayyum atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: genel kurul kararlarında gerekli nisabın sağlandığını, toplantıların davacı .......'un bilinen adresine tebligat yapıldığını, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek taleplerin zamanaşımından reddine karar verilmesini, aksi halde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı şirketin yönetim kurulu ve genel kurulda alınan kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ve kayyum atanması taleplerinden ibarettir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.

TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler dikkate alınarak, davalı şirketin ve dava dışı ...... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş.nin 2017/2018/2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.

Mahkememizce aldırılan 07/09/2021 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.

Davacı yanca davalı şirketin 29/02/2020 tarihli genel kurulda alınan tüm kararlarının TTK'nın 445. vd. maddeleri uyarınca yok hükmünde ve mutlak butlanla batıl olduklarının tespiti veya iptali ile davalı şirketin 02 Mart 2020 tarihli .... sayılı, 04 Şubat 2020 tarihli ..... sayılı ve 03 Aralık 2019 tarihli ...... sayılı yönetim kurulu kararlarının iptali ile bu kararların da HMK'nın 389 ve TTK'nın 449 maddeleri uyarınca yürütülmesinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalı şirkete tedbiren kayyım atanmasını talep etmiştir.

02.03.2020 tarihli ..... sayılı, 04.02.2020 tarihli ..... sayılı ve 03.12.2019

tarihli, ....... sayılı Yönetim Kurulu Kararları yönünden inceleme ve değerlendirme;

Davacı tarafından söz konusu kararların öncelikle yoklukla malul olduğuna aksi halde

iptaline karar verilmesi talep edildiğinden evvelimerde bu kavramlar üzerinde durma gereği hasıl olmuştur.

Yokluk hali yönünden; hem kanun koyucu hem de bazı yazarlar, yokluk halini ayrı bir başlık

altında ele almakta, geçersizlik (butlan) kavramlarını ise hükümsüzlük kavramı ile eşanlamlı

olarak kullanmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise hükümsüzlük hallerini yokluk ve butlan

olarak iki alt başlık altında incelenmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/11-1048, K.

2014/430, T. 2.4.2014)

Yönetim kurulu kararının oluşabilmesi için iki kurucu unsura ihtiyaç vardır. Bunlar; yönetim kurulu toplantısının yapılması ve yönetim kurulu üyelerinin bu toplantıda karar almasıdır. TTK’da yönetim kurulu toplantıları; klasik usulde fiziki ortamda yeter sayıda üyenin bir araya gelmesi şeklinde yapılması mümkün olduğu gibi, yönetim kurulunun toplantı yapmaksızın karar alması (m. 390/4) veya elektronik ortamda sanal toplantı (m. 1527/1) şeklinde yapılması da mümkündür.

Bu iki kurucu unsurdaki bir eksiklik olması halinde yönetim kurulu kararı yok hükmünde

olacaktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre; yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmediğinden bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman

ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen tespit edileceği ifade edilmiştir. (

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/11-1048, K.2014/430, T. 2.4. 2014. )

Butlan ise; bir hukuki işlemin kurucu unsurlarının tam olmasına karşın, geçerlilik unsurlarının

olmaması veya eksik olması halidir, söz konusu hukuki işlem ya ölü doğmuştur ya da sakat bir

hukuki işlemdir. Butlan, yapılan hukuki işlemlerin hukuk düzeni tarafından öngörülen geçerlilik

şartlarını taşımamasından dolayı başlangıçtan itibaren hüküm ve sonuç doğurmamasını ve söz

konusu işlemlerin yeniden canlandırılmasındaki imkânsızlığı ifade eder.

Genel hükümlere baktığımızda; yönetim kurulu kararlarının şeklen mevcut olmasına karşın

içerik bakımından imkânsız, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik

haklarına aykırı olması, bu kararların butlanına yol açar (TBK m. 27/1).23 Genel hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK m. 391’de butlan sebepleri örnekleme yoluyla şu

şekilde ifade edilmiştir:

a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan,

b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen,

c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların

kullanılmalarını kısıtlayan veya güçleştiren,

d) Diğer organların devredilmez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar

batıldır.

TTK m.391 hükmünün gerekçesinde, “düzenlemenin amacı, dava olanağını tanıyarak ve

iptal edilebilir kararlarla batıl kararlar arasındaki farka açıklık getirerek pay sahibinin

korunmasını güçlendirmektir” şeklindedir. Bu gerekçede “iptal edilebilir kararlar”dan söz

edilmekle birlikte TTK’da YK kararlarının iptaline ilişkin genel bir düzenleme getirilmemiştir.

Gerekçede, YK kararlarının geçersiz sayılacağı hallerin örneklerle (sayım yoluyla) düzenlendiği

ve geçersizlik konusunda genel hükümlere de başvurulabileceği dile getirilmiştir. Yani TTK 391.

maddede ki geçersizlik halleri sınırlı değildir.

Yönetim kurulu kararlarının butlanla sakat olduğunun tespit edilmesi, yönetim kurulu

kararının alındığı tarihten itibaren geçersiz sayılması ve bu karara dayanılarak yapılan işlem ve

uygulamaların da kural olarak geriye etkili olarak geçersiz olması sonucunu doğurur. Böyle bir

yönetim kurulu kararı, ne ortaklığa ne pay sahiplerine ne de alacaklılara karşı hüküm ifade eder.

Belli bir süreye tabi olmaksızın her zaman geçersizliği ileri sürülebilir.

Yönetim Kurulu Kararlarının iptali yönünden ise; Yönetim kurulu kararları aleyhine kural

olarak iptal davası açılamamaktadır. Bu durum TTK m. 391’in gerekçesinde “Yönetim kurulu

kararları iptal edilemez. Buna karşılık bâtıl yönetim kurulu kararlarına karşı tespit davası açılabilmesi (genellikle) kabul edilmekte, kanunlar bu yolda hükümlere yer vermektedir.” şeklinde

belirtilmiştir.

Bu genel değerlendirmeler çerçevesinde dava konusunda yapılan değerlendirmede; Kanun ana sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulunun üye tamsayısının çoğunluğuyla toplanabileceğini açıkça hükme bağlamıştır (TTK m. 390/1). Ana sözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde yönetim kurulu kararları toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğuyla alınır (TTK m. 390/1). Yönetim kurulu toplantılarında her üyenin bir oy hakkı bulunmaktadır.

Yönetim kurulunun toplantıya davet usulü TTK‟da düzenlenmemiştir. Ortak kabul,

toplantıdan haberdar edecek ve herhangi bir uyuşmazlık çıktığında bu hususu ispat için yeterli

vasıtalarla davetin yapılmış olmasıdır.

Dosya içeriği itibarı ile batıl olduğunun tespiti istenen yönetim kurulu kararlarının

alındığı toplantılara üyelerin ve özellikle davacının çağrıldığına dair delil mevcut değildir. Bu

niteliği itibarı ile toplantının çağrısız usulle yapıldığının kabulü halinde TTK m.390/4 fıkrası

“Üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları,

kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye

tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm

yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır” hükmü

uyarınca önerinin davacı yönetim kurulu üyesine yapılmış olması kanunun amir hükmü

gereğince geçerlilik şartıdır. Davacıya bu yönde bir öneri yapıldığına dair de dosya içeriği itibarı

ile delil mevcut değildir. Yoklukla malullükte karar “kurucu unsurları içermemesi” nedeniyle

mevcut değilken, geçersizlik halinde karar mevcut olmakla birlikte “geçerlilik unsurlarını

içermemesinden” dolayı ölü doğmuş kabul edilmektedir.

Butlan yönünden yapılan değerlendirme sonucu olarak; olayda TBK m. 27/1 de ki butlan

sebeplerinden olan “Kanunun Emredici Hükümlerine Aykırılık” yönünden butlana tabi

tutulabileceği değerlendirilmiştir. Zira yukarıda izah edildiği üzere TTK m.390/4 fıkrası uyarınca

çağrısız usulle yapılan yönetim kurulu toplantısının geçerlilik şartı olan “Aynı önerinin tüm

yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması” şartı olayda gerçekleşmediğinden dava konusu

yönetim kurulu kararlarının butlana tabi olacağı, davalı ortaklarca yapılan

fiktif işlemlere zemin hazırlama, davacı ortağın karar alma ve yönetime katılma hakkını kısıtlama

amacı taşıyan bu niteliği itibarı ile “Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin

korunması ilkesini gözetmeyen”, “Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını

ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan veya güçleştiren” nitelik taşıması sebebiyle

dava konusu yönetim kurulu kararlarının butlanla batıl olduğunun tespiti talebi yerinde görülmüştür.

29.02.2020 tarihli 2017-2018 yıllarına ait Olağan Genel Kurulunun ve genel kurulda alınan kararların iptalinin gerekip gerekmediği yönünden inceleme ve

değerlendirme;

Davacı ...’a genel kurula davet mektubunun ......

barkod numaralı posta alındısı ile “ ..... Mah. ..... Sok. No:6 Çankaya/ANKARA” adresine

olmak üzere tebliğe çıkarıldığı, tebligatın 13.02.2020 tarihli “Alıcı adresten taşınmıştır”

açıklaması ile iade olunduğu görülmüştür.

Yapılan inceleme ve

değerlendirme sonucu olarak mahkememizce batıl kabul edilen yönetim kurulu kararı uyarınca yapılan

davet üzerine teşekkül etmiş olan genel kurulda alınmış olan kararlarında bir bütün olarak

yoklukla malul olduğu kanaatine varılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; davacı, davalı şirkette %50 pay sahibi olup, 03.03.2017 tarihli .... sayılı yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu üyesi olduğu, buna göre diğer yönetim kurulu üyesi ... ile müşterek imza ile şirketi temsile yetkili olduğu,

daha sonra davacıya herhangi bir bildirim olmaksızın şirket yönetim kurulunun diğer yöneticiler ... ve ...'ın katılımı ile 03.12.2019 tarihinde gerçekleştirilip, alınan ...... sayılı karar ile ... ve ...'ın birlikte atacakları imza ile şirketi temsil edebilmelerine olanak sağlayacak şekilde karar alındığını, bu surette davacının yönetim yetkisinin etkisiz hale getirildiğini, daha sonra yine müvekkiline bildirilmeyen ve aynı yöneticilerin katılımı ile yapılan yönetim kurulunda alınan 04.02.2020 tarihli ...... sayılı dava konusu karar ile 29.02.2020 tarihli genel kurul kararının alındığını,

genel kurula ilişkin de davacıya yasaya uygun çağrı yapılmadan genel kurulun icra edildiğini, genel kurulda TTK'nın 436. maddesi kapsamında oydan yasaklı olanların oylarıyla kararlar alındığı ileri sürülmüştür.

Dava dışı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen irsaliyeli faturanın itibar edilen 07/09/2021 tarihli bilirkişi raporunun 3.3 maddesinde açıklanan ve tespit edilen gerekçelerle usulsüz bir işlem olduğu, dava dışı

şirketin bu faturayı düzenlemesinin tamamen davalı şirketin alacak bakiyesinin kapatılmaya

ve davalı şirketi borçlandırmaya yönelik olduğu,

davalı şirket açısından adil davranılmadığı, bu hali ile de şirketin kötü yönetilmesine

sebebiyet verildiği, bu yapılan işlemler ile davacı tarafın gelir kaybına

sebebiyet verildiğinin tespit edildiği, davacı iddiaları, sunulan yönetim kurulu kararları ile dava konusu genel kurula ilişkin toplantı tutanağı örneği, davalılar adına sunulan cevap dilekçesi ve ekleri kapsamında, yönetim kurulu toplantılarından yönetim kurulu davacının haberdar edildiğine ilişkin dosya bu aşamaya kadar bir belge sunulmadığı görülmektedir. Butlanla sakat olduğu iddia edilen kararların alındığı yönetim kurulu toplantılarının davacıya usulüne uygun davet ve bildirim yapılarak gerçekleştirildiğine dair bir kanıt sunulmadığından, iptali istenen genel kurul toplantısında alınan kararlarının da butlanla sakat yönetim kurulu kararına dayalı olarak yapıldığı yönündeki iddialar yönünden ispat koşullarının oluştuğu, bu durumda TTK m. 390/4 maddesi gereğince kararın çağrısız usulle

elden dolaştırma sureti alındığının kabulü gerekeceği, bu ahval dahilinde söz konusu

kararların geçerlilik şartının kararın tüm üyelere sunulması olması nazarında; TBK m. 27/1 deki butlan sebeplerinden olan “Kanunun Emredici Hükümlerine Aykırılık” yönünden ve TTK

m.390/4 fıkrası uyarınca çağrısız usulle yapılan yönetim kurulu toplantısının geçerlilik şartı

olan “Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması” şartı olayda

gerçekleşmediğinden dava konusu yönetim kurulu kararlarının butlanla batıl olduğu, 29.02.2020 tarihli 2017-2018 yıllarına ait Olağan Genel Kurulun, butlanla batıl Yönetim

Kurulu kararı uyarınca toplanmış olması sebebiyle yoklukla malul olduğunun kabul

edilebileceği gibi davacı ortağın toplantı gün ve saatinden usulüne uygun şekilde haberdar

edildiğini kabule yarar dosya içeriği bilgi, belge olmadığından yoklukla malul olduğu ve

olayda TTK m. 446/1-(b)’de, aranan “aykırılık” ile “karar” arasında “illiyet bağının bulunduğu,

davacının toplantıya katılmış ve olumsuz oy kullandığı düşünüldüğü takdirde olumlu oyların

oranı, davacının şirketteki hisse oranı itibariyle alınan kararların sonucunu değiştirici etkisi

dikkate alınarak 29/02/2020 tarihli 2017-2018 yıllarına ait olağan genel kurul kararlarının da yoklukla malul olduğu ve 02/03/2020 tarihli .... sayılı 04/02/2020 tarihli, ..... sayılı 03/12/2019 tarihli, ....... sayılı yönetim kurulu kararlarının butlanla batıl olduğunun kabulünün gerekeceği, davalı şirket yönetiminde boşluk ve organ eksikliği bulunmadığı ve İstanbul BAM. ....... HD. .... esas ....... karar sayılım ilamı ile yerinde görülen mahkememizin 26/10/2020 tarihli ara kararın gerekçesi dikkate alındığında şirkete kayyım atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ..... sicil nolu .... İnşaat Turizm Madencilik Su Getirme Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 02/03/2020 tarihli 2020/02 sayılı 04/02/2020 tarihli, ....... sayılı 03/12/2019 tarihli, ....... sayılı yönetim kurulu kararlarının butlanla batıl olduğunun tespitine, -29/02/2020 tarihli 2017-2018 yıllarına ait olağan genel kurul kararlarının da yoklukla malul olduğunun tespitine, -Kayyım taleplerinin reddine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 59,30 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile eksik 4,90 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan 2.659,00 TL posta masrafı ile toplam harç gideri 116,60 TL ki toplam 2.775,60 TL. yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 4.080,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2021

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸(e-imzalıdır) ¸(e-imzalıdır) ¸(e-imzalıdır) ¸(e-imzalıdır)

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/383, K. 2021/998, 11 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Savunma
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/383
Karar No
2021/998
Tarih
11 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/383 K.2021/1478
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/383 K.2021/1284
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/383 K.2021/953
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/384 K.2021/1477
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/384 K.2021/682
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/384 K.2021/1127

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.