KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2020
- Esas no
- 2020/39 Esas
- Karar no
- 2020/483
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/01/2020
- Karar yazılma tarihi
- 18/07/2020
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; ..... nden 24/05/2018 tarihinde ....... plakalı aracı 36 senet karşılığında satın aldığını, bazı problemlerden dolayı 03/ 07/2018 tarihinde fesih sözleşmesi yaparak aracı iade ettiğini, Noterden aracın satışını şirkete vekalet verdiğini, aracın satışını yaptıktan sonra senetleri posta yolu ile göndereceklerini söylediklerini, ancak defalarca aramasına ve şirkete gitmesine rağmen seneti vermediklerini, 27/09/2018 tarihinde Beyoğlu ......
Noterliğinden ve 21/02/2019 tarihinde Sarıyer ......
Noterliğinden ihtarname çektiğini ama dönüş yapmadıklarını, bunun üzerine şirkete gittiğini kendisine bir protokol hazırladıklarını 30 iş günü içinde göndereceklerini ancak yine gönderilmediğini, senetleri beklerken otoyol ve köprülerden ihlalli geçişler nedeniyle trafik cezalarının geldiğini, tekrardan şirkete gittiğini, şirketin senetleri verdiğini, trafik cezalarını da ödeyeceklerini bildirdiklerini, evine ihlalli geçişler nedeniyle cezalar gelmeye devam ettiğini, 3 adet cezanın şirket tarafından ödendiğini ödenmeyen ihlalli geçişler icin icra takibini başlatıldığını,
bu ihlalli geçişlerin davalı tarafından yapıldığını hepsine itiraz ettiğini, mahkemeden gereğini yapılmasını arz ve talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Davacı duruşmadaki beyanında; hasta bakıcı olarak çalıştığını ticaret ile uğraşmadığı satın aldığı aracın hususi otomobil olduğun, davalının aracın devrini yapmaması nedeniyle köprü ve otoyollardan ihlalli geçişler nedeniyle evine haciz geldiğini işinden ayrılmak zorunda kaldığını bu nedenle maddi manevi tazminat talep ettiğin beyan etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (İstanbul BAM 37. H.D. 2019/1988- 2020/244 E.K.)
Dosyada ki mevcut delillerin değerlendirilmesinde; dava konusu uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davacının tacir olmayıp alacak ve borcun kaynağının ticari işletmesinden kaynaklanmadığı, davaya konu satış işlemi yapılan aracın satış sözleşmesinden anlaşılacağı üzere hususi nitelikte otomobil olup ticari olmadığı, davaya bakma görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/39, K. 2020/483, 17 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama