KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2021
- Esas no
- 2021/233
- Karar no
- 2021/975
- Dava
- İflas (İflasın Açılması
- Dava tarihi
- 07/07/2017
- Kararın yazıldığı tarih
- 12/11/2021
Karar Metni
2.012 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili özetle; müvekkili şirketin, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna ......... sicil no ile 17.01.2013 tarihinde o zamanki unvanı olan .........
Nakliyat Ticaret Anonim Şirketi unvanıyla tescil edildiğini, mevcut yönetim kurulunun tayin edildiği 08.02.2016 tarihinde tescil edilen genel kurul kararı ile .......... yönetim kurulu başkanı, ......... başkan yardımcısı, ......... de yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, yönetim kurulu üyelerinin her biri münferit temsil yetkisine sahip olduğunu, 500.000 TL sermaye ile kurulan şirketin ortakları 80 hisseye sahip Alman uyruklu ........ ile 20 hisseye sahip Türk uyruklu .......... olduğunu, müvekkili şirketin unvanının .........
Nakliyat Ticaret Anonim Şirketi iken, 25.04.2017 tarihli genel kurul ile ........
Şirketi olarak değiştirildiğini ve bu değişikliğin ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkili şirketin yönetim kurulunda Türkiye'de ikamet eden Türk ortak ve yönetim kurulu başkanı ..........'ın şirketin bütün operasyonu ile ilgili yetkili ve sorumlu olduğunu, Almanya' da ikamet eden diğer yönetim kurulu üyeleri .......... 'in operatif olarak aktif olmadığını, Alman ortağı temsilen yönetim kurulunda bulundukları bir iş bölümü benimsendiğini, ......... yönetim kurulu başkanı olan .......... tarafından kendilerine aktarılan raporlar doğrultusunda görevlerini ifa ettiklerini,
ancak kendilerinin defalarca uyarmalarına rağmen Türk ortak ve yönetim kurulu başkanı .........., şirketin yönetimiyle ilgili bütün kararları tek başına aldığını, raporlarda eksik ve yüzeysel bilgiler vererek şirketin gidişatı ile ilgili Alman ortakta ciddi bir güvensizlik ve endişe oluşmasına sebep olduğunu, bu durumun defalarca tekrarlanması ve uyarılara rağmen bir düzelme olmaması sonrasında Alman ortak kendi hisselerini devrederek bu ortaklıktan ayrılma kararı almak zorunda kaldığını,
cncak diğer ortak ..........'ın hisseleri almak istememesi ve hisseleri alacak başka bir yatırımcı da bulunamaması sonrasında ortaklar arasındaki ihtilafların başladığını, bu sorunlara ek olarak kısa süre önce Alman yönetim kurulu üyeleri, şirketin bilançolarından, aktiflerin pasifleri karşılamaya yetmediğini, şirketin borca batık hale geldiğini tespit ettiklerini, Müvekkili şirketin, Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde borca batık hale gelen şirketin aktiflerinin borçlarını karşılamaya yetmediğini, mahkemece borca batıklık durumunun tespitini talep ettiklerini, şirket ortakları ve buna bağlı olarak da yönetim kurulu anlaşamadığından,
şirket için önem arz eden kararlar uygulanamadığı, bu nedenle şirketin sevk ve idaresini yerine getirecek bir idari kayyumun atanması gerektiğini, ayrıca doğabilecek muhtemel zararların önüne geçilmesi amacıyla mahkeme tarafından gerekli her türlü muhafaza tedbirlerinin alınmasının gerektiğini, açıklanan nedenler ile ve yapılacak yargılama neticesinde; .........
Nakliyat Ticaret Anonim Şirketi'nin borca batıklığının tespit edilmesini, Borca batık olduğu sonucuna varılması halinde iflasına hükmedilmesini, şirketin sevk ve idaresini sağlamak ve gerekli tedbirleri almak üzere bir idari kayyumunun belirlenmesini, Doğabilecek muhtemel zararların önüne geçilmesi amacıyla mahkeme tarafından gerekli sair her türlü muhafaza tedbirlerinin alınmasını talep ve dava etmiştir.
Bir kısım müdahil vekilleri özetle; davacı şirketin mal kaçırmak ve alacaklarının tahsilin gecikmenin meydana geleceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkememizin ...... esas ......... karar 05/11/2020 tarihli kararı, İstanbul BAM ....... HD. ....... Esas ........ karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla dosyanın ........ esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 376/3 maddesinde belirtilen şirket bilançosunun tespiti ile iflas istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 376/3. ve İİK'nın 179. maddeleri uyarınca borca batık hale gelen şirket bunu mahkemeye bildirmek ve iflasını istemek zorundadır. Borca batıklık sebebiyle şirketin doğrudan doğruya iflâsını, şirket adına yönetim kurulu talep edebilir (İİK m.179; TTK m.324,II). Şirketin iflâsının bir vekil (avukat) tarafından talep edilebilmesi için ise vekilin vekaletnamesinde iflâs talebi konusunda özel yetkinin bulunması zorunludur. Ayrıca vekaletnameyi verenlerin, vekaletnamenin tanzimi tarihinde şirketi temsil ve idare yetkisine sahip olmaları gerekir.
Davacı şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığının tespiti için konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır.
Konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) dikkate alınıp karar verilmiştir.
İİK'nın 178. maddesi uyarınca iflasa karar verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması gerekir. Borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. İflas talebi üzerine mahkeme bilirkişi incelemesi yaparak iflas talebinin yerinde olup olmadığını belirler. Borca batıklığın tespiti için borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır.
Anonim şirket, kural olarak, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. “Kurul organ” olması noktasında, “yönetim görev ve yetkisi” kurul olarak icra edilir. Bu manada, anonim şirketin yönetimi ve temsili devredilmediği takdirde yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir (TTK, m.367/2).
Bununla birlikte, TTK, yönetim kuruluna, şirketin yönetimini, bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya yönetim kurulu üyesi olması şart olmaksızın üçüncü bir kişiye ya da kişilere devretme imkanı getirmektedir (TTK, m.367/f.1). Yönetimin devri, “kısmen” veya “tamamen” olabilir. Bir başka deyişle, yönetim kurulu, şirketin yönetimini tümüyle devredebileceği gibi, bir kısmını da devredebilir. Yönetimin bu anlamda devri, organsal işlevin devridir.
Devir, kural olarak temsil yetkisinin devrini içermez. Bunun için temsil yetkisinin 370. maddeye göre ayrıca veya aynı işlemde açıkça belirtilmek suretiyle devri gerekir. Şirket yönetiminin devri için, evvela şirket esas sözleşmesinde “yönetimin kısmen veya tamamen devredilebileceğine” dair bir hükmün bulunması, bulunmuyor ise de bu yönde bir hüküm tesis edilmesi gerekir. (TTK, m.367/f.1).
TTK m. 375 yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkilerini düzenlemiştir. TTK nun375/son fıkrası, “ Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması” şeklindedir. Borca batıklık durumunda şirketin yapması gerekenlere TTK m.376/3’te yer verilmiştir. Yönetim kurulu borca batıklık şüphesi var bir ara bilanço çıkarır ve denetçiye verir. Denetçi bu bilançoyu inceler ve önerilerini rapor halinde yönetim kuruluna sunar. Yapılan incelemeler sonucunda şirket aktifleri, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamıyorsa yönetim kurulunun bunu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirmesi gerekir. Bu bildirimin yapılması da yönetim kurulunun devredilemez yetkileri arasında düzenlenmektedir.
6102 sayılı TTK’nın “Görev dağılımı” başlıklı 366. maddesinde “Yönetim kurulu her yıl üyeleri arasından bir başkan ve bulunmadığı zamanlarda ona vekâlet etmek üzere, en az bir başkan vekili seçer. Esas sözleşmede, başkanın ve başkan vekilinin veya bunlardan birinin, genel kurul tarafından seçilmesi öngörülebilir.
Yönetim kurulu, işlerin gidişini izlemek, kendisine sunulacak konularda rapor hazırlamak, kararlarını uygulatmak veya iç denetim amacıyla içlerinde yönetim kurulu üyelerinin de bulunabileceği komiteler ve komisyonlar kurabilir.” aynı Yasa’nın “Yönetimin devri” başlıklı 367. maddesinde ise, “Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir.
Bu iç yönerge şirketin yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Yönetim kurulu, istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, bu iç yönerge hakkında, yazılı olarak bilgilendirir.
Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.” , 370. maddesinde ''Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir.
En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır.'', 390/1 madde ve fıkrasında da ''Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda yapılması hâlinde de uygulanır.'', 391. maddesinde de ''Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir.
Özellikle. Eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar batıldır.'' hükümleri düzenlenmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/5382 E. 2017/3443 K. Sayılı kararı)
Somut uyuşmazlıkta, 08.02.2016 tarihinde tescil edilen genel kurul kararı ile, davacı şirketin yönetimi, Yönetim kurulu başkanı ..........., yardımcıları ......... ve .........i'den oluşmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin her biri münferit temsil yetkisine sahiptir. 500.000 TL sermaye ile kurulan şirketin ortakları %80 hisseye sahip Alman uyruklu dava dışı ........ ile %20 hisseye sahip Türk uyruklu dava dışı ..........'dır.
Yargılama sırasında mahkememizce yönetim kurulu kararının ibrazı konusunda davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili tarafından 04.07.2017 tarih, ........ Karar sayılı Yönetim kurulu kararı ibraz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 23.09.2021 tarihli dilekçe ekindeki belgelerden, yönetim kurulu başkanı ...........'a borca batıklık ve iflas davası açılacağı hususunun 04/07/2017 tarihli mail ile bildirildiği devamında 04/08/2017 tarihli maille tekrardan bildirimin yapıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın 376/3. maddeleri gözönüne alındığında, 04/07/2017 tarihli ve 04/08/2017 tarihli mail yazışmalarının borca batıklık durumunun bildirimi mahiyetinde olduğu, İbraz edilen yönetim kurulu kararında her ne kadar Yönetim kurulu başkanı ...........'ın imzası bulunmasa da, TTK'nin 390 maddesi uyarınca ''yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır.'' maddesi dikkate alınarak yönetim kurulu kararının alındığı tarihte şirketin yönetim kurulu münferit temsil ve ilzam yetkisine haiz 3 üyeden oluştuğu,
yönetim kurulu kararında 3 üyenin 2'sinin imzası bulunduğundan yeterli toplantı ve karar çoğunluğu mevcut olduğu, şirketin kuruluş sözleşmesindeki şartları taşıyan TTK. 416.
Maddesinin yasal şartlarına göre toplantığının yapıldığı, karar yazım aşamasında UYAP sisteminden yapılan kontrolde yönetim kurulu üyesi ...........'ın 29/02/2020 tarihinde vefat ettiği, mahkememizce borca batıklık durumu araştırılmış olup itibar edilen 14.09.2020 tarihli bilirkişi raporun da belirtildiği üzere.
2018 yılı Şirket faaliyetleri 2017 yılı faaliyetleri ile kıyaslandığında Net Satışların %91 azaldığı, Faaliyet giderlerinin ise % 99,3 oranında azaldığı hesaplanmakta olup ticari defter kayıtlarına göre durma noktasına gelen satışların 29/11/2018 tarihi itibari ile tamamen durduğu, 31/12/2017 tarihli Kaydi Değer Bilançosuna göre;603.638 TL,Özkaynağa sahip olduğu, Ödenmiş Sermayesini (500.000TL) koruduğu, 31/12/2018 tarihli Kaydi Değer Bilançosuna göre;521.952 TL Özkaynağa sahip olduğu, Ödenmiş Sermayesini (500.000TL) koruduğu,
Ticari defterler üzerinde yapılan incelemeve yukarıda yapılan değerleme sonucu 31/12/2018 tarihi itibari rayiç değerlere göre -2.525.615 TL borca batık olduğu, 13/05/2019 tarihli Bilirkişi Raporuna müdahil alacaklılar tarafından şirketin iflasa tabi olmadığı, yeterli tespit yapılmadan raporun ve tespitin yapıldığı beyan edilerek itiraz edilmiş ise de; dosyada atanan Kayyum tarafından da aylık raporlarda da detaylı olarak belirtilerek şirket ortaklarına ulaşılamadığı, şirketin adresinde bulunmadığı ve vergi dairesi tarafından resen terk işlemlerinin başlandığı,
ticari defter kayıtlarına 31/12/2018 tarihinden sonraki dönemler için ulaşılmadığı, davacı şirketin en son beyannamesinin (ARALIK) 12.2018 döneminde verildiği, tüm bu tespitler ışığında davacı Şirketin TTK 376. maddesi gereğince aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden yapılan değerleme sonucu davacı şirketin borca batık olduğu, pasif mal varlığının aktif mal varlığından fazla olduğu, Kayyım ve bilirkişi raporları kapsamında şirketin borca batık durumda olduğunun sabit olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davacı ...........
Nakliyat Ticaret Anonim Şirketi'nin iflasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
04/11/2021 tarihli duruşma tutanağının kısa kararın da her ne kadar ........ T.C kimlik numaralı ........... hakkında TCK 162. maddesi gereğince Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş ise de; UYAP sisteminde yapılan kontrolde adı geçen kişinin 29/02/2020 tarihinde ölüm kaydının bulunduğu anlaşılmakla bu hususta mahkemece işlem yapılmamasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ........ · ¸(e-imzalıdır) · Üye ........ · ¸(e-imzalıdır) · Üye ....... · ¸(e-imzalıdır) · Katip .......... · ¸(e-imzalıdır)
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/233, K. 2021/975, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama