İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/160 K.2024/171

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/160Karar2024/171Tarih12 Şubat 2024Okuma15 dk · 3.076 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
12 Şubat 2024
Esas no
2022/160 Esas
Karar no
2024/171
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
16/02/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
19/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.076 kelime·15 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ...'ın evlilik hazırlığında olduklarını, yaklaşık 5 yıllık bir ilişki sonrasında nişanlandıklarını, bu süre zarfında tüm para ve maddi hesaplarını ortak yürüttüklerini, aralarında karşılıklı para alışverişi olduğunu, evlilik düşünüyor olmaları sebebiyle bu durumu sorun etmediklerini, ilişkileri devam ederken dava dışı ...'ın çeyiz hazırlığı ve davacı ile evlendiklerinde iş kurmak üzere birçok kredi çektiğini, kredilerin üzerine olmamasına rağmen birçok kez kredi ödemesinde müvekkilinin dava dışı ...'a yardımcı olduğunu,

müvekkilinin covid-19 geçirmesi ve kısa bir süre sonra da babasının vefatı sonrasında işsiz kaldığını ve dava dışı ...'a para gönderemediğini, bu sebeple dava dışı ...'ın müvekkiline hakaretler ettiğini, müvekkilini müvekkilinin çevresine karşı kötülediğini, bunlar üzerine nişanın bozulduğunu, müvekkili ile davalının(dava dışı ...'ın dayısı olduğu belirtilmekle) nişanlılıkları süresince olduğunu 1-2 kez gördüğünü, davalının müvekkiline "geçmişte gayrimeşru faaliyette bulunduğunu, kulak kestiğini, kemik kırdığını" anlattığını, dava dışı ...'ın da daha önceleri müvekkiline bu tür söylemlerde bulunduğunu,

ayrılmaları sonrası davalının müvekkilini arayarak görüşmeye davet ettiğini, dava dışı ... ve ...'un evine çağrıldığını, eve gittiğinde ev sahiplerinin 8 yaşındaki çocuğunun farklı bir odaya gönderilerek olacakları görmemesi maksadıyla odadan uzaklaştırıldığını, müvekkili eve girdikten hemen sonrasında davalının gayrimeşru geçmişini anlatmaya başladığını, kumarhanelerde kulak kestiğini, kemik kırdığını, kişileri darp ettiğini ve dahi kanunsuzluklar yaptığını, müvekkilinin eve girdiği ilk andan itibaren bu tür söylemler ile davalının ve diğer şüphelilerin ortamı gerdiğini,

...'un da davalı ile beraber birçok kez bazı kişileri darp ettiğini ve yine birini darp edeceklerini anlatmaya başladıklarını, davalının ve ...'un müvekkilini açıkça tehdit etmeye başladıklarını, davalının müvekkiline yeğeni dava dışı ...'ın kredi borçlarını önce kendisinin ödeyeceğini söylediğini akabinde bu borçları davacıdan tahsil edeceğini belirterek davacıya davalının senetleri imzalattığını, müvekkilinin de kendisinin eski nişanlısı dava dışı ...'a bir borcunun olmadığını, yaklaşık 5 yıl süren ilişkileri boyunca kendisinin eski nişanlısına zaten birçok kez maddi olarak destek olduğunu,

diğer kişilerin bu durumla ilgisinin olamayacağını belirterek bu talebi reddettiğini, fakat davalının geçmiş yaşamındaki durumları tekrarlamaya başladığını, bilahare davalı ve ev sahiplerinden dava dışı şüpheli ...'un ... ve ...'ın önünde müvekkilini tehdit ettiğini ve müvekkiline zorla senet imzalattığını, eğer imzalamazsa sonunun kumarhanede kulaklarını kestiği kişiler gibi olacağını, onun da kemiklerini kıracağını söyleyip sen benim kim olduğumu biliyor musun diye tehdit ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin can güvenliği endişesi ile senedi imzalayıp derhal evden uzaklaştığını, ne imzaladığından haberdar dahi olmadığını,

suç duyurusunda bulunduklarını (Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyası), dava konusu senetlerin burada kendisine cebir ve tehdit ile zorla imzalatıldığını iddia ve beyan ederek. Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı dosyasında takip konusu yapılan 98.875,00-TL bedelli senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve senedin iptalini, dava sonuna kadar icra veznesine yatırılan paranın davalıya ödenmemesini, davalının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle müvekkili lehine en az %20 oranında tazminata hükmedilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dışı ...'ın (davalının yeğeni) davacının iş kurması ve davacının babasının borçlarını ödemesi maksadıyla birçok kez kredi çektiğini ve davacıya elden borç verdiğini, nişanın "davacının sorumsuz tavırları ve müvekkilinin yeğeni olan dava dışı ...'a yüksek meblağlarda krediler çektirmesi, bir kısım ödemelerde bulunup diğer ödemelerde bulunmaması ilaveten evliliğe yönelik hiçbir adım atmaması, çalışmadığı dönemlerde maaş dahil birçok ödeme istemesi,

en son fiziksel şiddete varacak davranışlarda bulunması sebebiyle" sonlandığını, bunun sonucunda müvekkilinin yeğeni dava dışı ...'ın buhran içine girdiğini, karşı karşıya kaldığı borcu ödeyemeyeceğini fark ettiğini bu durumu ailesine anlatamayacağını düşünendava dışı ...'ın intihar düşüncesine girdiğini ve son anda durumun ailesi tarafından fark edilmesi üzerine kurtarıldığını bu aşamadan sonra tarafların barışmaları için ellerinden geleni yaptığını ancak davacı tarafın müvekkilin yeğeni dava dışı ... ile barışmayı reddettiğini,

bunun üzerine çekilen kredilerin alınan altınların ve ödenen paraların aileler nezdinde birçok görüşme yapıldığını son olarak davacı müvekkilin bulunduğu yere gelerek hesaplamalar yapıldığını ve neticede dava konusu senetlerin düzenlendiğini, dava konusu senetlerin cebir ve tehdit altında imzalandığına yönelik davacı vekili beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu ve mahkemeyi yanıltma maksatlı beyan edildiğini, dava dışı şüpheliler ... ve ...'un evinde yapılan görüşmede davacının müvekkiline "söz konusu paralar benim için sıkıntı değil bana sadece 1 hafta mühlet verin dediğini,

bunun üzerine müvekkilinin bu durumun yazılı olması bakımından senet imzalattığını, bu esnada cebir ve tehdidin bulunmadığını, davacının 25/09/2022 tarihli mesajında "...1 kuruş fazla geçmesin dendi de fazla fazla çıkıyor.." diyerek ikrar ettiğini, senedi imzalamasının üzerinden 18 gün geçmesi sonrasında müvekkilinin yeğeni dava dışı ...'a bu şekilde mesaj atan davacının senedi cebir ve tehdit altında imzaladığını iddia etmesinin hayatın olağan akışın aykırı kabul edilebileceği gibi maddi gerçeğe de aykırı olduğunu, davacının söz konusu senede binaen fiili hacze gidildiğinde haciz mahallinde bulunan görevlileri ölümle tehdit ettiğini,

tarafının da dosya ile ilgili arandığını ve köyü bir üslup ile tahsil imkanının bulunmadığının anlatıldığını (HTS kayıtlarının celbini talep ettiğini), davacının "davalının karanlık bir geçmişi olduğunu iddia ederek o an için işinin olduğunu ancak sabah davalının yanına gidebileceğini" söylemesinin beyanlarındaki çelişkiyi ortaya koyduğunu, işbu cevap dilekçesi ekinde dava dışı ...'a çektirilen kredilerin ve sebeplerinin delil olarak sunulduğunu beyan ederek,

haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu ifadesiyle davanın reddini, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde kötüniyeti bulunduğu ifadesiyle davacının İİK Md. 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DAVALI TANIĞI ...

... benim eski erkek arkadaşım olur kendisi ile 4,5 sene ilişkimiz vardı davalı ... ise üvey dayımdır, ben davacı ... için talebi üzerine 3 kez kredi çektim, ilki 45.000 2. 18.000 3. İse 13.000 TL değerinde kredilerdi, kendisi ilk krediyi iş kurmak için benden istemişti, 2. Krediyi Giresundaki evi satıp başka bir almak için eksik kısmı tamamlamak için kullandı, benden 25.000 TL kredi çekmemi istemişti ben ise 18.000 TL kredi çekmiştir, .... isimli iş yerinde müdürünün kendisini şikayet etmesi üzerine açılan dava sebebiyle çıkan yargılama masrafı için kullandı,

ilk çekilen 45000 TL lik krediyi bana tam hatırlamamakla beraber 2-3 taksit şeklinde ödedi, bu taksitler 3.500,00'er TL idi. Sonraki kısmı ise ödemedi. Ben kendi kredimi birikimim olan 30.000,00 Tl ile ödemeye başladım. Bir süre sonra davacı ile nişanlandık. Nişanlandığımız zaman biriken beş kredi taksidi vardı, her üç kredinin de ödemesi başlamıştı fakat davacı bana beş ay boyunca ödeme yapmadı. Benim maaşım kredi ödemelerine kesiliyordu.

Bunun üzerine davacı ile tartışmaya başladık ve ayrıldık. Ben kendisine telefonla ulaşamıyordum.. Dayımı aradım. Benim üstüme kalan borcu söyleyip kendisinden yardım istedim. Dayım üvey dayım olup almanyada yaşamaktadır. O esnada ise Türkiyedeydi. Beni ablamların evine çağırıp konuşalım dedi. Dayım bana .... ile evlenip isteyip istemediğimi sordu. Ben de .... gelsin konuşalım dedim. Bunun üzerine ben mesaj attım fakat .... gelmedi.

Hemen arkasından ise dayım mesaj attı yine gelmedi. İki gün sonra ise ablamların evinde buluşmak üzere mesajlaştık. Ben .... konum attım. Ve ... iki gün sonra ablamların evine geldi. Dayım da o esnada oradaydı. Yine evde ablam ... ve eşi ... vardı. Dayım evlenmek isteyip istemediğini sordu. .... ise ben ve ailem .... istemiyoruz dedi.

Dayım bunun üzerine tamam fakat ... üzerinde çekilmiş olan krediler ne olacak diye sorduğunda davacı ... bunlar benim için küçük rakamlar diyerek cebinden senet çıkardı. Kalan kredilerin ne kadar olduğunu hesapladık. 98.875,00 TL idi. Bu rakam üzerinden senedi .... imzaladı. Ve evden çıktı. 10-15 gün sonra bana mesaj attı. Çünkü kendisi hakkında icra takibi başlattığımızı öğrenmişti. Mesajda bana " hak geçmesin diye konuşmuştuk.

Bu şekilde benden fazla fazla para çıkacak " şeklinde yazmıştı. Ben de kendisine avukatımın numarasını attım. başka bir şekilde kendisi ile görüşmemiz olmadı. Davalı davacıyı senet imzalaması konusunda tehdit etmedi.aynı şekilde evde bulunan ... da davacıyı hiçbir şekilde tehdit etmedi. Benim maaşım aylık 2.500,00 TL idi. Ödemem gereken aylık kredi borcu ise 8.500,00 TL idi. Bu nedenle ve Yanımda annem babam da olmadığından benim psikolojim çok bozuktu.

Bunun üzerine bu psikoloji ile davacıya intihar edeceğime yönelik mesajlar attım. Ablamların evinde davacı senet imzalarken ben karşısındaki koltukta oturuyordum. Davacının senette kaç yere imza attığını görmedim. Görüşülen gün dayım olan davalı davacıya elden bir para vermedi. Davalı davacıya " ...in bu borcu ödemeye gücü yok, benim durumum iyi, bu borcu ben ödeyeceğim. Sen de bana ödeyeceksin " Dedi. Şu anda borcu davalı olan üvey dayım ödemektedir.

Davacı da dayımın söylemi üzerine "evet ....in ödeyecek gücü yok. Ben ... abi sana öderim . "şeklinde beyanda bulunmuştur.

DAVACI TANIĞI ...

davacı ... benimde çalıştığım .... firmasında saha personeli olarak çalışmıştır, kendisini bu nedenle tanıyorum, davalıyı ise davacının o dönemki kız arkadaşı ...'in dayısı olarak ismen biliyorum, şahsen tanımıyorum, ben tarafların arasında bir problem olduğunu davacı ...'dan duymuştum, ayrıca davacının eski kız arkadaşı olan ... de bana maddi problemler nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını söylemişti, bildiğim kadarıyla taraflar ortak kredi çekmişti, ne kadar olduğunu ben bilmiyorum çekilen bu krediyi ev eşyası almak için harcıyorlardı, fakat ayrılma sürecine girdiklerinde aralarında problem oluştu,

davacı bana davalının kendisini çağırdığını söyledi, benim de onunla beraber gitmemi istedi, fakat ben davacının yanında davalının bulunduğu eve gitmedim, davacıya da gitmemesini söyledim, gitmemesini söyleme sebebim ...'in ailesinin evde olacağından dolayı problem yaşanma ihtimaliydi, benim bildiğim kadarıyla eve görüşmeye çağıran kişi ....n dayısı olan davalıydı, benim davacıdan duyduğum kadarıyla kendisine ...'in aile büyükleri meblağını bilmediğim bir seneti zorla imzalatmışlar, o esnada evde kimlerin olduğunu ben net olarak bilmiyorum, evde kalabalık aile büyükleri olduğunu davacıdan duyduğum için biliyorum,

ayrıca bana davacının kız arkadaşı ... te .... isimli sosyal medyadan yazarak aynı gün eve gitmemi istemişti, evde aile büyükleride olacak demişti, aynı gün davacı ile telefonla konuştuğumuzda kendisine zorla senet imzalatıldığını söylediğinde kendisine polise gitmesini söylemiştim, beraber çalıştığımız dönemde davacının maaşını alamadığı hiç olmadığı, fakat ben davacı ile hangi tarihlerde çalıştığımızı net hatırlamıyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.

DAVACI TANIĞI ...

Davacı benim kardeşim olur, davalıyı ise tanımıyorum, kardeşimden duyduğum kadarıyla kardeşimin eski nişanlısı ...'ın dayısıymış, davacı kardeşim ile davalının yeğeni olan ...'ın 5-6 yıllık bir ilişkisi vardı taraflar nişanlanmıştı, daha sonra 07/05/2021 tarihinde babamız vefat ettiğinde kardeşimin psikolojisi bozuldu, nişanlısı ile ayrılma sürecine girdiler, kardeşim 10 gün kadar eve gelmedi, ikna ederek kendisini eve getirdiğimizde .... dayısı olan davalı ...'in kendisine .... ablası olan .... evine çağırdığını, orada kulağını keserim kemiğini kırarım diye tehdit ederek 98.000 TL meblağlı senedi zorla imzalattığını bana anlattı,

davacı kardeşim ... ile nişanlandıktan sonra ailemizden tamamen uzaklaşmıştı bize yaşadıklarını anlatmaz olmuştu bu senedin sebebini ben bilemiyorum bize anlatmadığı için davacı kardeşimin eski nişanlısı ... ile aralarında bir alacak verecek durumu olup olmadığını bilmiyorum, kardeşimden duydurum kadarıyla senedin imzalatıldığı zaman evde kardeşimin eski nişanlısı olan ..., ... ablası olan ..., ...

Eşi ve davalı varmış, kardeşimin çalışmadığı, işten ayrıldığı bir dönem olmadığı kesintisiz şekilde çalışmaya devam etti, maaşını alamadığı bir dönemde olmadı, ben davacı kardeşim ve nişanlısı ....in ev eşyası alıp almadıklarını, kredi çekip çekmediklerini bilmiyorum babamızın vefatından sonra hepimiz travma yaşamaktaydık, ben davacı kardeşime polise gidip şikayette bulunmasını söyledim, babamın ölümünün ... ve .... arasındaki alacak verecek ile ilgili bir mesele olup olmadığını ve babamın ölümünün bunda etkisi olup olmadığını bilmiyorum, tarihini net hatırlamadığım bir zamanda ... beni arayarak kardeşim ile beraber kredi çektiklerini,

borcu davacı ...'ın ... üzerine yıktığını, zor durumda kaldığını bana söyledi, ben kendisine yardımcı olacağımı söyledim, bununla ilgili .... yazışmalar yaptık fakat sonrasında ben kardeşimden senet ile ilgili yaşananları öğrenince yardımcı olmaktan vazgeçtim, kredinin ne maksatla çekildiğini ve nereye kullanıldığını ben bilmiyorum bu kredi ... üzerine çekilmiştir, ben ne kadar olduğunu bilmiyorum hatırladığım kadarıyla ... ile altın ile ilgili bir konuşma yapmadık, beyanımda geçen kardeşimin 10 gün kadar eve gelmediği dönemi ben hatırlamıyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tarafından yapılan şikayet üzerine, başlatılan soruşturma kapsamında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma dosyası ile;...

Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı müşteki ... vekilinin Cumhuriyet Başsavcılığımıza sunmuş olduğu şikayet dilekçesinde özetle, şüphelilerden ... ile müştekinin yaklaşık beş yıllık bir ilişkiden sonra nişanlandıklarını, müşteki ile şüpheli arasında sürekli olarak para alışverişlerinin olduğunu, şüphelinin bir çok defa müştekiye kredi çektirdiğini, 2021 yılında müştekinin babasının vefat etmesi ve pandemi nedeniyle işlerinin kötü gitmesi nedeniyle zor günler geçirdiğini, bu dönemde şüpheli ... ile nişanlarının bozulduğunu, diğer şüpheliler ...'nun şüpheli ...'in dayısı, ...'un ablası, ...'un da ...'ın eşi olduğunu,

şüphelilerden ...'in geçmişinin karanlık olduğunu, geçmişte gayrimeşru işlere bulaştığını, kumarhanelerde kumar borcundan kulak kestiğini ve kemik kırdığını öğrendiğini, şüpheli ... ile ayrılmasından sonra ilk olarak 07/09/2021 tarihinde şüpheli ...'nun müştekiyi arayarak şüpheliler ... ve ...'in evine ısrarla davet ettiğini, ancak ...'den korkması nedeniyle müştekinin belirtilen adrese gitmediğini, sonrasında ısrarlı aranması üzerine müştekinin 08.09.2021 tarihinde ... ve ...'in evine gittiğini, bu esnada evde şüpheliler ..., ..., ... ve ...'in bulunduğunu,

müştekiyi tehdit ederek senet imzalattıklarını ve daha sonra müşteki hakkında icra takibi yaptıklarını beyan ettiği olayla ilgili soruşturma işlemlerine başlanılmış ise de,Tüm dosya kapsamı bilgi ve belgeler, dosya arasında mevcut yazışma içerikleri ile şüphelilerin alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmedikleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair müştekinin soyut iddiası dışında şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirir nitelik ve yeterlilikte şüphe oluşturacak delil elde edilemediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,

Olay ile ilgili olarak şüphelilerin üzerlerine atılı suçtan delil yetersizliği nedeniyle kamu adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına, Karar Verildi'' şeklinde karar verilmiştir

DELİLLER

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyası, Bakırköy ... icra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası, ... mesaj kayıtları, HTS Kayıtları, senet sureti, arama kayıtları, tanık, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, cebir ve tehdit altında imzalandığı iddia olunan senede karşın açılmış menfi tespit davasıdır.

Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf dava konusu senedin zor kullanılarak tehditle alındığını, karşı tarafın hukuki gerekçeler ihdas etmeye çalışarak buna gizlemeye çalıştığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini içermektedir. Davacı taraf bu iddiasını ispat için tanık delile dayanmıştır.

Dava konusu edilen senet TTK'nun 776 vd maddelerinde düzenlenen bono niteliğinde olup kambiyo senetlerindendir. Kayıtsız şartsız asıl borç ilişkisinden bağımsız (illetten mücerret) bir borç ikrarını içermektedir. Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır.

Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar.

Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça TBK’nin 133/2 maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur.

Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez.

Temel borç ilişkisinden doğan def’iler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.

Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir.

Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır.

Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır. Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir.

Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir.

Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir.

Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir.

Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir.

Somut olayda, irade sakatlığı ve bedelsizliğe dayalı olarak dava konusu senedin iptali ve senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istenmektedir. Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklıdadır. Bununla birlikte davalı elinde, davacının imzasını inkar etmediği illetten mücerret borç ikrarını içeren bono niteliğinde kambiyo senedi bulunmaktadır. Bu durumda davacının söz konusu senetten dolayı neden ve niçin borçlu olmadığını ve dayanılan irade sakatlığının gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir.

6100 sayılı HMK m.203/1-ç. maddesi gereğince hukuki işlemlerde hata, hile, gabin, ve ikrah iddialarında tanık dinlenilebileceği kanun koyucu tarafından benimsenmiştir. Ancak davacı tanıklarının bilgisinin, davacının anlatımları doğrultusunda bilgi sahibi oldukları, bunun dışında herhangi görme ve duyuma ilişkin bilgi sahibi olmadıkları anlaşılmaktadır.

Davacı taraf senedin niçin iptalinin gerekiğini, senetten dolayı ne sebeple borçlu olunmadığını, aynı kuvvette yazılı delillerle ispat etmesi gerekli bulunmakla birlikte bu hususta bir delil getirememiş ve davasını ispat edememiştir. Belirtilen sebeplerle davacının davasının reddine ve tedbir uygulanmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Davalı tarafın İİK 72/4 maddesi uyarınca tazminat talebinin reddine,

2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 1.688,54-TL harçtan mahsubuyla bakiye 1.260,94-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2024

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/160, K. 2024/171, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davalı Tanığı ...
  5. Davacı Tanığı ...
  6. Davacı Tanığı ...
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/160
Karar No
2024/171
Tarih
12 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/160 K.2024/160
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/161 K.2024/248
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/162 K.2024/95
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/162 K.2024/334
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/162 K.2024/185
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/163 K.2024/264

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.