KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mart 2023
- Esas no
- 2022/462 Esas
- Karar no
- 2023/278
- Dava
- Tüzel Kişilik perdesinin kaldırılmasına ilişkin tespit.
- Dava tarihi
- 18/05/2022
- Karar yazım tarihi
- 16/03/2023
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili özetle. Müvekkilinin yurt dışında ikamet ettiğini, televizyon reklamlarından gördüğü gayrimenkul satış reklamı üzerine davalı ... İhracaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yetkilileri ... ve ... ile iletişime geçtiğini, müvekkili ile ... Şirketi arasında 29/12/2011 tarihinde ... Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusunun ... Projesi Adı Altında ... İli, ... İlçesi, ... Pafta, ...
Parselde Kain Arsa üzerinde yapılacak ... 'ndan birinin müvekkiline satışını içerdiğini, işbu projenin ... Ve Ticrate Limited Şirketi tarafından güvence altına alındığını, ... şirketi yetkilileri tarafından müvekkiline bildirildiği, işbu gayrimenkulün müvekkiline en geç haziren 2012 yılında teslim edileceği garanti altına alındığını, ancak taşınmazın müvekkiline teslim edilmediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyası ile icra yoluna gidildiğini, 21/03/2021 tarihinde ... bünyesinde grup şirketlerinden olan ... Ticaret A.ş. Yetkilisinin ... Şirketi'nin de kullandığı telefon numarasından müvekkili ile iletişime geçtiğini, ...
Şirketinin de aynı prosedürle müvekkiline ... adı altında aynı projeyi satmaya çalıştığını, Aynı projenin ... internet sitesinde devam eden projeler altında olduğunu, söz konusu şirketlerin yöneticilerinin ... ve oğlu ... olduklarını, ilgili kişilerin farklı şirketler kurarak muvazaalı işlemler yaparak borçlandırıcı işlemler yaptıklarını, işbu şirketlerin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, icra takibi sonucu herhangi bir malvarlığına ulaşılamadığını, malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir kararı konulmasını talep ederek ...
İhracaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... Ve Ticaret A.ş. Malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasına, ..., ... ve ... malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekilinin talebinin belirsiz olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını, davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, müvekkilinin diğer davalılarla organik bağlantısının bulunmadığını, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanmasının mümkün olmadığını, beyan ederek davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Diğer Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
DELİLLER
İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyası, Ticaret Sicil kayıtları, satış sözleşmesi,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı şirketler ve şahıslar arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının tespiti istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir.
Mahkemelerin görevine ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-c)
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. Maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK'da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK'nin 4/1 maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Somut olayda; eldeki davanın, aralarında organik bağ olan davalı şirketler ve yöneticilerinin 3.kişileri kandırmak suretiyle gayrimenkul satarak haksız kazanç elde ettikleri iddiasıyla açılan tüzel kişilik perdesinin kaldırılmak suretiyle alacağın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, davanın tüm taraflarının tacir olmadığı gibi tüzel kişilik perdesinin aralanması TTK da düzenlenmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaydaki davanın TTK.'da düzenlenmiş bir dava ve iş olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı ve davalı ... arasında 29/12/2011 tarihli sözleşme imzalandığı, taraflar arasında imzalanan işbu sözleşme içeriğine göre sözleşme ilişkisinin tüketici işlemi olduğu, haksız fiil hükümlerine göre yargılamanın yapılması gerektiği davacı bakımından doğrudan zarar ve dolaylı zararın tespitinin gerektiği anlaşılmakla huzurdaki davanın da tüketici mahkemesinde açılması gerekmekte olup uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
16/03/2023 Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/462, K. 2023/278, 16 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama