İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/621 K.2023/1157

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

Esas2022/621Karar2023/1157Tarih9 Kasım 2023Okuma17 dk · 3.476 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
9 Kasım 2023
Esas no
2022/621 Esas
Karar no
2023/1157
Dava
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
Dava tarihi
05/07/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
08/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.476 kelime·17 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

davacı vekili özetle; davacı şirketin, elektrik enerjisi üretim tesisi kurulması, işletmeye alınması, kiralanması, elektrik enerjisi üretimi, üretilen elektrik enerjisinin ve/veya kapasitesinin müşterilere satışı ile iştigal ettiğini, şirketin sermayesinin şirket anasözleşmesi'nde, 50.000,00 TL olarak belirlendiğini, söz konusu sermayenin her birinin 25,00-TL (yirmibeş) değerinde olması ve 2.000 hisseden oluşmasının öngörüldüğünü, 28.10.2011 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artırımına gidilerek şirketin sermayesinin,

32.000.000,00 TL'ye yükseltilmiş ve sermayenin her biri 16.000,00 TL olan 2.000 hisseden oluşmasının kararlaştırıldığını, davacının 16.05.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin 32.000.000,00 TL olan sermayesinin yeniden artırılarak 51.056.000,00 TL olduğunu, şirketin işbu sermayesinin beherinin 1,00 TL değerinde 51.056.000 adet nama yazılı paya bölünmesinin kararlaştırıldığını, işbu sermaye artırımında davalı/borçlu ...'ın, 1.920.000,00 TL sermaye tutarı karşılığında 1.920.000 pay ve % 3,7606 pay oranına sahip olduğunu, önceki sermayeyi teşkil eden 32.000.000,00 TL'nin tamamen ödendiğini,

artırılan 19.056.000,00 TL'nin ortaklar tarafından sahip oldukları paylar oranında nakden ve her türlü muvazaadan ari olarak tamamen taahhüt edildiğini, nakden taahhüt edilen sermayenin 1/4'üne denk gelen 4.764.000,00 TL sermaye artırımının tescilinden önce ödendiğini, kalan 3/4'e karşılık gelen 14.292.000,00 TL'nin 24 ay içinde ödenmesinin ilgili pay sahiplerince taahhüt edildiğini, davalı/borçlu ... da pay oranına göre kendi payına düşen ve sermaye artırımının tescilinden önce ödemiş olduğu kısım dışında kalan bakiye sermaye payı borcunu olağanüstü genel kurul kararında öngörülen 24 aylık süre içinde yerine getirmediğini,

yerine getirilmemiş olan işbu sermaye koyma borcu için için davacı şirket tarafından Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ....

E. sayılı dosyası ile davalı/borçlu ... aleyhine ilamsız icra takibi, davalı/borçlu taraf, davacı şirkette hisselerinin mahkeme kararı ile müsadereye konu edildiğini, davacı şirkete borcu bulunmadığını, takip talebinde yer alan faize ayrıca ve açıkça itiraz edildiğini, davacı şirkete ana para ve faiz borcunun bulunmadığını, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı/borçlunun sermaye artırımı sonucunda taahhüt ettiği sermaye payı borcunu süresi içinde yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, ......

Elektrik Üretim A.Ş.'nin 16.05.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararı gereğince, davalı/borçlu tarafından ödenmesi öngörülen sermaye artırımında % 3,7606 oranında paya karşılık gelen 540.000,00-TL'nin, yine aynı kararda öngörülen 24 ay içinde ödenmediğini, Yönetim Kurulu tarafından 16.05.2014 tarihinde usulüne uygun olarak alınan karar gereği, davalı/borçluya gönderilen Kayseri .....

Noterliğinin 05.01.2017 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödenmeyen sermaye payı borçlarının 16.01.2017 tarihi mesai saati bitimine kadar ödenmesinin davacı şirket tarafından ihtar edildiğini, davalı/borçlu tarafından şirkete gönderilen Kayseri ....

Noterliğinin 16.01.2017 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Türk Ticaret Kanunu'nun 482. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli şartların oluşmadığının, kanuna aykırı olarak sermaye koyma borcunun talep edildiğinin, temerrüt faizi talebinin de hukuka aykırı olduğunun, söz konusu faiz oranının kanunen belirlenen sınırların çok üzerinde olduğunun, sermaye koyma borçlarının hukuka ve kanuna uygun bir şekilde talep edilmesi halinde ifa etmeyi arzu ettiklerinin, malvarlıkları üzerinde Kayseri ....

Ağır Ceza Mahkemesinin ....

E. sayılı dosyasında yürütülen yargılama nedeniyle tedbir bulunması nedeniyle talebin karşılanamadığının beyan edildiğini, 14.06.2019 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile artırılan sermaye payını ödemeyen ortakların artırılan sermayeye isabet eden yeni pay alma esaslarının belirlendiğini, buna göre pay sahiplerine sermaye artırımına iştirak taahhütlerini bildirmek ve sermaye taahhüt bedellerinin bakiye tutarının tamamı ile vade tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte ödemeleri için 1 ay süre verildiğini, bahse konu kararda ayrıca,

iştirak taahhüdü tutarlarını ödemeyen paydaşların ödemeleri gereken tutar ile bu tutar için TTK m. 482/1 hükmü gereği hesaplanan temerrüt faizi tutarlarının da belirlendiğini, söz konusu Yönetim Kurulu Kararı, Ticaret Sicili Gazetesinin 3.7.2019 tarihli ve ... sayılı nüshasında yayınlandığını, Beşiktaş ... Noterliğinin 04.07.2019 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile.

16.05.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan karar ve 14.06.2019 tarihli Yeni Pay Alma Esaslarının Belirlenmesine Dair Karar gereğince davalı/borçluya ait ortaklık payı ve artırılan sermaye sebebiyle ödenmesi gereken ana para tutarı ve ödeme vadesi sonundan itibaren işlemiş faiz tutarının 04.07.2019 tarihine kadar ödenmesinin, aksi takdirde artırılan sermaye bedeline denk gelen miktarda yeni pay alma hakkından mahrum edileceğinin ve Yönetim Kurulu'nun Yeni Pay Alma Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Kararı uyarınca işlem yapılacağının ihtar edilddiğini,

ihtarnamenin gönderilmesine rağmen de davalı/borçlu tarafından sermaye koyma borcunun yerine getirilmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 329. maddesi gereğince anonim şirketlerde pay sahipleri bakımından tek borç ilişkisinin kabul edildiğini, ortağın şirket karşısındaki asli borcu taahhüt etmiş olduğu payların karşılığını şirkete ödediğini, pay sahipliğinden kaynaklanan borcun anonim şirketteki pay sahipliği devam ettiği sürece zamanaşımına uğramayacak olması da anonim şirketlerde sermayenin korunması ilkesinin bir gereği olduğunu, pay sahiplerinin şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermayeyi şirkete getirmeleri gerektiğini,

ancak bu sayede sermayenin sağlanması ilkesinin gerçekleştirilmiş olacak ve şirket amacına ulaşacağını, davalı borçlu tarafından sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi üzerine sermaye koyma borcunun yerine getirilmesi için davacı şirket tarafından Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ....

Esas numaralı dosyası ile davalı/borçlu ... hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, beyanla itirazın iptalinin gerektiğini, davacının, davalıdan alacağı likit ve muayyen olup ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davacının harçtan muaf bulunduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalının adresinin Kadıköy olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, 16/05/2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 24 ay süre verildiğini, sürenin 16/05/2016 tarihinde sona erdiğini, icra takibinin 09/12/2021 tarihinde başlatıldığını dolayısıyla, 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin 18.08.2016 tarihinden itibaren oluşturulan tüm yönetim kurulları ve dolayısıyla söz konusu hukuksuz yönetim kurulları tarafından alınan kararların yokluk ile malül olduğunu, davalının hissedar olduğu ....

Holding A.Ş'ye Kayseri ... Sulh Ceza Hakimliğince ... D.İş numaralı karar ile CMK 133. Maddesi uyarınca 18.08.2016 tarihinde kayyım atandığını, kayyım kararının sadece .... Holding A.Ş'ye ilişkin olduğu belirtilmiş ve bazı grup şirketlerin ticaret unvanı listesi sıralanmış (bu listenin içerisinde davacı şirket bulunmadığınıı,) ve bunlara yönelik kayyım atanması talebinin reddedildiğinin belirtildiğini, iddianamenin düzenlenmesi üzerine ....

Holding A.Ş kayyımlarınca Kayseri .... Ağır Ceza Mahkemesine yapılan başvuru ile kayyım kararının genişletilmesinin talep edildiğini, ancak Kayseri ...... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.08.2016 tarihli ...... D.İş sayılı kararı ile "..... Holding A.Ş ve hakim ortaklık hissesi bulunan %50 ve %50 üzeri tüm bağlı şirket ve iştiraklerinin 18.08.2016 tarihinden itibaren Kayseri ...... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.08.2016 tarih ......

D.İş sayılı kararında isimleri belirtilen kayyımlara devredilmesine ve yeni yönetimlerinin kayyımlar tarafından oluşturulmasına" karar verildiğini, davacı şirketin ortaklık yapısına bakıldığında ...... Holding A.Ş bulunmadığı gibi %50'den fazlada hissesinin de bulunmadığını, davacı şirketin hissedarı olan ........ Enerji A.Ş. ve ..... Elektrik Üretim A.Ş isimli şirketlerin ortaklık yapıları incelendiğinde yine ........

Holding A.Ş'nin hissedar olmadığının görüldüğünü, Kayseri ..... Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2016 tarihli ara kararı uyarınca yukarıda bahsedilen ...... D.İş sayılı kararı kaldırarak sadece ........ Holding A.Ş'nin hakim ortaklık hissesi bulunan %50 ve %50 üzeri hissesi bulunan tüm bağlı şirket ve iştiraklerine kayyım atanması kararı verildiğini, davacı şirketin ortaklık yapısı ve ortaklar arasında bulunan iki şirketin kendi ortaklık yapısı incelendiğinde ........

Holding A.Ş'nin hissedar olmadığı ve dolayısıyla söz konusu Kayseri ..... Ağır Ceza Mahkemesinin kayyım atama kararına konu olmadığının açık bir şekilde görüldüğünü, Kayseri ...... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ..... Esas ve ...... Karar sayılı ilamında da davacı şirketin bulunmadığını, mahkemenin ne ilk kayyım atama kararında ne de nihai kararında davacı şirketin adı geçmediğini, davacı şirketin 18.08.2016 tarihinden önceki yönetim kurulunun yetkilerinin son bulmadığını, ........

Holding A.Ş'ye atanan kayyımlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yapılan açık hukuksuzluk sonucunda oluşturulan yönetim kurulunun yok hükmünde olduğunu, yok hükmünde bulunan yönetim kurulu tarafından alınan kararların da yok hükmünde olduğunu, davacı şirketin gerek işbu davayı açmakta gerekse diğer iş ve işlemleri yapmakta yetkisinin bulunmadığını, gönderilen ihtarnamelerde dahil olmak üzere icra takip işleminin de hukuken batıl olduğunu, Kayseri ......

Ağır Ceza Mahkemesi'nin kayyım atama kararı uyarınca ...... Çelik Halat A.Ş., ..... İnşaat Taahhüt San. Tic. A.Ş, ..... Sistemleri A.Ş., unvanlı şirketlerin de kayyım heyetinin TTK hükümlerine göre genel kurul kararı aldığını ve genel kurul yapıldığını, ancak davacı şirkette genel kurul yapmak yerine doğrudan kendilerini kayyım ilan etiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere ve davacı şirketin yönetiminin yok hükmünde olmasına rağmen; davacı şirket müvekkile Kayseri ......

Noterliğinin 05.01.2017 tarih ve ...... yevmiye numarası ile sermaye taahhütlerinin yerine getirilmesi amacıyla ihtarname keşide etmiş ve sermaye taahhüdünü yerine getirmesini talep ettiğini, Beşiktaş .....

Noterliği'nin 04.07.2019 tarih ve ...... yevmiye numaralı ikinci ihtarı ile de şirket yönetiminin 14.06.2019 tarih ve ..... kararı ile TTK 461 hükmü uyarınca yeni pay alma esaslarının belirlendiğini ve bunun ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğinin belirtildiğini. görüldüğü üzere davacı şirketin keşide etmiş olduğu ikinci ihtar ve bu ihtarın öncesinde alınmış olan yönetim kurulu kararı uyarınca sermaye taahhüdünü yerine getirmeyen pay sahibini ıskat edeceğini bildirdiğini, gerçekten 03.07.2019 tarihli ticaret sicil gazetesine bakıldığında ilanın başlığı "Rüçhan Hakkı - İhtar- Iskat" olduğunu,

söz konusu yönetim kurulunun almış olduğu 6 ve 7 numaralı kararlar uyarınca sermaye taahhüdünü yerine getirmeyen pay sahibine yönelik ıskat işleminin yapılacağının düzenlendiğini, paralel olarak davalıya şirket tarafından keşide edilen ihtarda da belirtildiğini, gerek söz konusu yönetim kurulu kararı ve gerek ihtarname uyarınca davacı şirketin müvekkilinin katılmadığı sermaye taahhüdü oranınca ıskat hakkını kullanmayı seçtiğini, ıskat hakkını kullanmayı seçen davacı şirketin tekrar müvekkil aleyhine icra takibi yapmasının açıkça hem hukuka aykırı ve hem de alınan ...... numaralı yönetim kurulu kararına aykırı olduğunu,

davacı şirketin seçimlik hakkını ıskattan yana kullandığını ve ıskat prosedürünü başlattığını, bundan sonra tekrardan davalıdan sermaye taahhüdünü talep etmesinin ve icra takibine girişmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin söz konusu yönetim kurulu kararını ticaret sicilde ilan etmesi ve, davalıya ihtar göndermesinin davalıyı ıskat yapılacağı düşüncesine sevkettiğini, bu düşünce ile hareket eden davalı aleyhine icra takibi yapılmasının açıkça kötüniyet olduğunu, bundan sonra söz konusu sermaye taahhüdünü talep etme hak ve yetkisi bulunmadığını, bu nedenle davacının müvekkilden faiz talep etme hakkının da bulunmadığını,

icra takibinden ise farazi bir faiz hesabı yapıldığını, davacı şirkette kayyım bulunmadığını, harç ödemek zorunda olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar olunanlar vekili beyan dilekçesinde; davacı şirket tarafından huzurdaki davada, 16/05/2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve ilan edilen karar gereğince ödenmemiş sermaye koyma borcu nedeniyle başlatılan icra takibi olduğunu, ihbara ilişkin koşulların oluşmadığını, davacı şirketin bazı hissedarlarının FETÖ/PYD silahlı terör örgütü mensubu/yöneticisi oldukları gerekçesi ile başlatılan soruşturma neticesinde, davacı şirketin de aralarında olduğu ......

Holding A.Ş (eski unvan ........ Holding A.Ş.) bünyesinde bulunan ve haklarında soruşturma yürütülen şahısların çoğunluk hissesine sahip olduğu şirketlere, Kayseri ...... Sulh Ceza Hakimliği'nin 18.08.2016 tarihli ve ....... Değişik İş sayılı kararı ile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 133.

Maddesi gereğince kayyım atanmasına karar verildiğini, süreç sonunda ...nde görev yapan kayyımların yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğini, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 22.09.2016 tarihli, ....... sayılı kararı ile yukarıda zikredilen mahkeme kararı ile Fona devredilen davacı şirketin yönetim kurulunun Fon tarafından oluşturulmasına karar verilmiş olduğunu, bu tarihten sonra Fon Kurulu ve Başbakan Yardımcılığı makamının muhtelif kararlarıyla anılan şirketin Yönetim Kurulu oluşturularak başkan ve üyeliklerine atama yapıldığını,

davacı şirket hakkında kayyımlık kararı verilmiş ve kayyımlık görevi de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülmektedir. Bununla birlikte, davacı şirketin tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmaktadır.

Bu nedenle, davacı şirket haklarından ve borçlarından kendisi sorumlu olduğunu, dava ve takiplerin kayyımlık görevini yürüten Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınması gibi bir durum olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin, herhangi bir dava, takip, ihbar, soruşturma muhatabı olmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın ihbarına ilişkin ara karardan rücu edilmesini talep ettiklerini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının,

pay oranına göre kendi payına düşen ve sermaye artırımının tescilinden önce ödemiş olduğu kısım dışında kalan bakiye sermaye payı borcunu olağanüstü genel kurul kararında öngörülen 24 aylık süre içinde yerine getirmediğini beyanla, davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

DELİLLER

Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dava dosyası, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dava dosyası, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dava dosyası, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, ticaret sicil gazetesi, bilirkişi raporu

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ve takibin devamı isteminden ibarettir.

Sorun: Davacı şirket hisselerinin mahkeme kararı ile müsadereye konu edilmesi nedeniyle davacı şirketin sermaye payı borcu bakımından davalının borçlu olup olmadığının tespiti ile, faizi ve borç miktarının ile temerrüdün subut ve miktarının tespit edilmesi hususunun araştırılmasına ilişkindir.

Çözüm: Taraflarca sunulan delillerle, HMK, TBK, TTK, ve İİK bakımından değerlendirilmesinin yapılmasıdır.

Davada tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır.

Davalı vekilinin yetki itirazı, şirketin yerleşim yeri, icra takip tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak, HMK 14/2 maddesi gereği, reddedilmiştir.

Bekletici mesele yapılması talep edilen Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas, ...... karar sayılı dosyasının dava şartı yokluğundan reddedildiği, ancak HMK 14/2 maddesi gereği kesin yetki gereği olduğu, bu nedenle dosyanın kesinleşmesinin bekletici mesele mesele yapılması talebi reddedilmiştir.

Mahkememizce aldırılan 12/07/2023 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.

Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyası ile 09.12.2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde, 540.000,00 TL sermaye koyma borcu ve 419.335,89 TL işlemiş faizi olmak üzere, (değişen oranlarda ticari işlerde uygulanan merkez bankası temerrüt faiz oranları) toplam 959.335,89 TL alacağın talep edildiği, ödeme emrinin, borçluya 21.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yasal süresinde, 22.12.2021 tarihli dilekçe ile ‘’ ..yetkiye, borca işlemiş faize ‘’ itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.

24.10.2007 tarihli, 6922 sayılı Ticaret sicil gazetesine göre, davacı firmanın kuruluş sermayesinin 50.000 YTL olduğu, ortaklarının, ..... olduğu, 03.11.2011 tarihli ...... sayılı Ticaret sicil gazetesine göre, şirketin sermayesinin 32.000.000 TL'ye çıkarıldığı, ortaklarının, ......(6.400.000 TL), ..... (6.400.000 TL), ......(1.600.000 TL), .... (1.600.000 TL) ve .....

Elektirk Üretim A.Ş (16.000.000 TL) olduğu, önceki sermayenin tamamının ödendiği, arttırılan sermayenin ¼ ü olan 7.987.500 TL’nin tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde kalan ¾ ü olan 23.962.500 TL ‘nin ise 3 yıl içinde ödeneceği, 26.05.2014 tarihli 8576 Sayılı ticaret sicil gazetesine göre, ......

Elektrik A.Ş. firmasının 16.05.2014 tarihli genel kurulunda alınan karar uyarınca ,sermayenin 51.056.000 TL'ye çıkarıldığı ve eski sermaye tutarı 32.000.000 TL‘nin tamamının ödendiği, arttırılan 19.056.000 TL nin ¼ ünün sermaye arttırım tescilinden önce ödendiği, ¾ ‘ e denk gelen 14.292.000 TL'nin , 24 ay içinde ödeneceği hususlarının, 20.05.2014 tarihinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmıştır.

Kayseri ...... Noterliğinin 05.01.2017 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödenmeyen sermaye payı borçlarının 16.01.2017 tarihi mesai saati bitimine kadar ödenmesi hususunun davacı firma tarafından borçluya (........ Enerji Üretim Tic.Aş. olarak) ihtar edildiği , Kayseri .....

Noterliğinin 16.01.2017 tarihli ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ‘’ …Türk Ticaret Kanunu'nun 482. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli şartların oluşmadığı, kanuna aykırı olarak sermaye koyma borcunun talep edildiği, temerrüt faizi talebinin de hukuka aykırı olduğu, söz konusu faiz oranının kanunen belirlenen sınırların çok üzerinde olduğu, sermaye koyma borçlarının hukuka ve kanuna uygun bir şekilde talep edilmesi halinde ifa etmeyi arzu ettiklerini, malvarlıkları üzerinde Kayseri ......

Ağır Ceza Mahkemesinin ...... E. sayılı dosyasında yürütülen yargılama nedeniyle tedbir bulunması nedeniyle talebin karşılanamadığının ve müvekkil şirket tarafından gönderilen ihtarnamede belirtilen süre içerisinde davalı/borçlu tarafından bakiye sermaye payı borcu yerine getirilmediği ‘’ şeklinde cevap verildiği görülmüştür.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuyla; davacının ticari defterlerinin kanuna ve usule uygun olduğunun, kendi lehine delil olma özelliği olduğunun tespit edildiği, takibe konu sermaye payının ödenip ödenmediği ile ilgili olarak yapılan incelemede;

davalı ...’ın, toplam 1.200.000,00 TL ödenmiş sermayesi dışında, arttırılan payı olan 720.000,00 TL ‘nin ¼ ü olan 180.000,00 TL'sinin 16.05.2014 tarihinde, Garanti Bankası kanalı ile ödendiği ,ödenmemiş sermaye hesabının (501001204 no.lu hesap), 31.12.2014 tarihinden itibaren 540.000,00 TL borç bakiye ile devrettiği, nihai olarak 31.12.2021 tarihli 7577 yevmiye no.lu kapanış fişi ile aynı bakiyenin 2022 yılına devrettiği, yani Şirket Ortağı /davalı ...’ın, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, 540.000,00 TL ödenmemiş sermaye borcu olduğu,

bu sermeye payının , bahis konusu sermaye arttırım tescil ve ilan tarihi olan 20.05.2014 tarihinden sonraki 24 ay içinde, yani 20.05.2016 son ödeme tarihinde ödenmesinin gerekeceği tespit edilmiştir.

Anonim şirketlerde ıskat, sermaye borcunu ödemeyen pay sahiplerinin temerrüde düşmesi halinde uygulanabilen bir yaptırımdır. Pay sahiplerinin, esas sözleşmeye göre şirkete karşı olan borçlarından birisi de sermaye koyma borcudur. Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 329/2. maddesinde “Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.” şeklinde, pay sahiplerinin sermaye koyma borcuyla şirkete karşı sorumlu oldukları açıkça düzenlenmiştir.

Sermaye koyma borcunu ödemeyen pay sahibi hakkında yasa gereği temerrüt hükümleri uygulanacaktır. TTK madde 482/1 “Sermaye koyma borcunu süresi içinde yerine getirmeyen pay sahibi, ihtara gerek olmaksızın, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür” hükmünü amir olup, sermaye borcunu süresi içerisinde yerine getirmeyen pay sahibinin ihtara gerek kalmaksızın temerrüt faizini ödemekle yükümlü olacağı maddede düzenlemiştir.

TTK madde 482/2ise “Ayrıca, yönetim kurulu, mütemerrit pay sahibini, iştirak taahhüdünden ve yaptığı kısmi ödemelerden doğan haklarından yoksun bırakmaya ve söz konusu payı satıp yerine başkasını almaya ve kendisine verilmiş pay senedi varsa, bunları iptal etmeye yetkilidir. İptal edilen pay senetleri ele geçirilemiyorsa iptal kararı 35 inci maddede yazılı gazetede ve ayrıca esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ilan olunur.” şeklindeki düzenleme gereğince, sermaye borcunu yerine getirmeyen pay sahibini yaptığı kısmı ödemelerden yoksun bırakmaya ve söz konusu payı satıp yerine başkasına almaya ve kendisine verilmiş pay senedi varsa bunları iptal etmeye yönetim kurulu yetkili kılınmıştır.

Esas sözleşmede ya da kanunda borcun ödeneceği tarih belirlenmemişse yönetim kurulu TTK madde 481/1 “Payların bedelleri, yönetim kurulu tarafından, esas sözleşmede başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, pay sahiplerinden ilan yoluyla istenir. İlanda, ödenmesi istenen sermaye borcunun oranı veya tutarı ile ödeme tarihi ve ödemenin nereye yapılacağı açıkça belirtilir.” uyarınca Türk Ticaret Sicil Gazetesi’nde verilecek ilanla borcun yerine getirmeyen pay sahibine borcu ödemesi için çağrıda bulunmalıdır. Eğer Türk Ticaret Sicil Gazetesi’nde verilen ilana rağmen sermaye koyma borcu yerine getirilmezse, pay sahibi yönetim kurulunun kararıyla ortaklıktan çıkarılır.

Somut uyuşmazlık bakımından davacı şirket 03/07/2019 tarihli “rüçhan hakkı - ihtar – ıskat” başlıklı ticaret sicil gazetesi ilanında artırılan sermaye tutarları ve bu artırıma uymayan ortakların bilgilerine yer vermiş ancak herhangi bir ıskat usulünün uygulanacağı belirtilmemiştir. Yukarıda da izah edildiği üzere ıskat usulünün uygulanabilmesi için yapılan ihtar sonrasında taraflara 1 aylık süre verilmesi ve bu süreye uymayan ortağın ortaklık payının düşürülmesi (ıskat edilmesi) gerekmektedir. Ayrıca söz konusu hükmün uygulanabilmesi için bir yönetim kurulu kararının da bulunması gerekmektedir.

Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarında yapılan incelemede ıskat yapılacağına ilişkin bir ilana rastlanılmadığı gibi, yönetim kurulu karar defterinde ıskata karar verildiği iddia edilmişse de, yönetim kurulu karar defteri sunulmadığı için bu yönde bir tespitte de bulunulmamıştır.

TTK'nın 482 ve 483. maddelerine göre (6762 sayılı TTK’nun 407 – 408 ) sermaye borcundan dolayı temerrüt hali tahakkuk etmişse yönetim kurulu isterse, bu borcun ifası ile birlikte tahakkuk eden faizini, tazminat veya cezai şartın birlikte ödenmesini talep eder, isterse ortağı “ıskat” etme yolunu tercih eder. Bu konudaki takdir hakkı şirket yönetim kuruluna ait olup, davacı şirket yönetim kurulu da ıskat usulünü seçmiş olup, bunun TMK'nın 2. maddesine aykırılığından bahsedilemeyecektir. Yine, ortakların şirketteki sermaye koyma borcu bakımından, kural olarak ortaklık devam ettiği sürece sermaye koyma borcu zaman aşımına uğramaz.

İncelenen tüm dosya kapsamına göre; somut olayda; davacı şirketin ticari defterlerinin kanun ve usulüne uygun olduğu ve delil teşkil edeceği, davacı şirket ortaklarından olan davalı'nın 16/05/2014 tarihli genel kurul uyarınca şirket sermayesinin arttırılması neticesinde kendi payına düşen bakiye sermaye artış payından 540.000,00 TL'sinin ödenmemiş olduğu,

bu miktarın 31/12/2014 tarihinden itibaren 31/12/2021 tarihine kadar borç bakiye olarak devrettiği, bu ödenmemiş sermeye payının , bahis konusu sermaye arttırım tescil ve ilan tarihi olan 20.05.2014 tarihinden sonraki 24 ay içinde, yani 20.05.2016 son ödeme tarihinde ödenmesi gerektiği, 09.12.2021 tarihinde Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ......

E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde, 540.000,00 TL sermaye koyma borcu ve 419.335,89 TL işlemiş faizi olmak üzere, (değişen oranlarda ticari işlerde uygulanan merkez bankası temerrüt faiz oranları) toplam 959.335,89 TL alacağın talep edildiği, davalının, davacı şirketteki paylarının ıskat edilmesinin mümkün olmadığı, başlatılan icra takibinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, ortakların şirketteki sermaye koyma borcu bakımından, kural olarak ortaklık devam ettiği sürece sermaye koyma borcunun zaman aşımına uğramayacağı, bu nedenle zamanaşımı iddiasının yersiz olduğu,

takip tarihi itibariyle davalının 21/05/2016 tarihinde temerrüde düştüğü, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda temerrüt tarihinden icra takibinin başladığı 09/12/2021 tarihine kadar, 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesine göre belirlenen avans faizi oranları üzerinden işlemiş faiz miktarının 419.417,26 TL olarak hesap edildiği,

ve hesap edilen faiz tutarının icra dosyasında talep edilen faiz tutarından fazla olduğu anlaşılmakla, bu haliyle davacı şirketin davasında haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın kabulü ile Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının iptali ile takibin aynı şartlarda devamına,

2-Asıl alacak üzerinden %20'si oranında hesap edilen 191.867,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 65.532,24 TL harcın peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik 65.451,54 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Davacı tarafından yapılan posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 15.440 TL ile toplam harç gideri 161,40 TL olmak üzere toplam 15.601,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 135.526,95 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,

8-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

09/11/2023 Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/621, K. 2023/1157, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Savunma
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/621
Karar No
2023/1157
Tarih
9 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/625 K.2023/584
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/625 K.2023/885
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/625 K.2023/699
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/631 K.2023/750
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/631 K.2023/731
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/632 K.2023/829

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.