İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/276 K.2025/327

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/276Karar2025/327Tarih8 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.724 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
8 Nisan 2025
Esas no
2023/276 Esas
Karar no
2025/327
Dava
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
Dava tarihi
28/12/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
16/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.724 kelime·14 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin uzun yıllardır dünya çapında nakliye ve bilgi lojistik hizmetleri vermekte olan bir firmanın Türkiye iştiraki olduğunu, davalılardan ..... firmasının ise müvekkilinin faaliyet gösterdiği lojistik sektöründe faaliyet gösteren ve müvekkilinin doğrudan rakibi bir firma olup müvekkilinin eski çalışanları olan ..... ve .....'e çeşitli teklifler sunarak müvekkili ile olan sözleşmelerini ihlal etmeye ve sonlandırmaya teşvik ettiğini,

davalılardan ..... ile .....'ün müvekkilinin eski çalışanları olup işbu dava için arabuluculuğa başvurulduğu tarih itibarı ile diğer davalı şirketin çalışanları olduklarını davalı .....'ın davacı firmada 01/12/2019 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını ancak 19/04/2020 tarihinde iş sözleşmesini (kendisi) sonlandırarak akabinde derhal müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren ve ticari rakibi konumundaki İstanbul'da kain davalı ..... Lojistik A.Ş.

Nezdinde işe başladığını, davalı .....'ün ise davacı firmada 06.05.2019 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını ve 04.09.2020 tarihinde 3. davalının da işten ayrıldığını ve akabinde onun da ....şirketinde çalışmaya başladığını, davalının işten ayrıldıktan sonra müvekkilinin çeşitli müşterilerine -davacı şirkette çalışırken edindiği müşteri ve fiyat bilgilerinden faydalanarak- davalı ile birlikte çalışmaları için teklif ve yönlendirmelerde bulunduğunu, Davalı .... ve ....'e 08.05.2020 tarihinde Beyoğlu .....

Noterliğinden ....

Yevmiye Nolu İhtarname keşide edilerek .... ve ....'e haksız rekabete son verilmesi ihtar edildiğini, söz konusu bu ihtarda Davalının müvekkil ile akdetmiş olduğu iş sözleşmesinin 10. Maddesinde iş sözleşmesi sona erdikten 60 gün süreyle müvekkilin faaliyet gösterdiği iş sahasında Marmara Ege Akdeniz bölgelerinde başkalarına veya kendisine ait bir işletmede çalışmayacağını (doğrudan veya dolaylı yardımda dahi bulunmayacağını) kabul ve taahhüt etmiş olduğu ve taahhüdün ihlali durumunda 60 günlük brüt maaşı tutarında cezai şart ödemeyi kabul ettiği ayrıca aynı sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca müvekkilin müşteri bilgileri dahil iş bilgilerini

sözleşme boyunca ve sözleşme süresi sonrasında başkaları ile paylaşmamayı taahhüt ettiği hatırlatılarak uyarıldığını, bu ihtarın .... ve .... tarafından dikkate alınmayarak ihlallerin devam ettiğini, davalı .....

Lojistik A.Ş. aleyhine 5.000 TL Manevi Tazminata, davalı ..... aleyhine 53.947,32 TL cezai şart ödemesine, davalı ..... aleyhine 13.482,84 TL cezai şart ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirketi zarara uğratıp, bundan pay kapma gibi bir kaygısının söz konusu olmadığını, davalı beyaz yakalı işçilerin, sektör dar olduğu için sektörsel bazda tanındığını, özellikle de yıllarını bu mesleğe vermiş çalışanların sektörün öncü firmaları tarafından da bilindiğini, bu tarz personellerle yapılacak iş görüşmelerinde defalarca yapılacak mülakatlara ihtiyaç olmadığını, iddia konusu eylemle müvekkili şirketin nasıl bir ticari avantaj sağladığını, ..... 'un sadece 4 ay davacı şirkette çalıştığını,

müvekkili şirketin işçi alımlarında işçinin hangi şirketle ne sözleşme yaptığını inceleyecek ve buna göre işe alım yapmak ya da yapmamak konusunda bir karar vermediğini beyanla kötü niyetli iddialardan öteye gidemeyen, deliller ve yasa maddeleri ile desteklenmeyen, işbu mesnetsiz davanın reddine, dava harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun olmadığını, müvekkili ile davacı şirket arasında geçerli bir rekabet yasağı olmadığını, müvekkilinin iş sözleşmesini imzalarken inceleme fırsatının bulunmadığını, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu mail yazışmaların hukuka aykırı şekilde elde edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davada görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, üvekkilinin çalışma hayatına davacı ve diğer davalı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren birçok firmada çalıştığını, davacı şirkette sadece 4 ay şube müdürü olarak çalıştığını, hali hazırda davalı şirkette hava kargo müdürü olarak çalıştığını, iş yaşamı boyunca sadece lojistik firmalarının hava kargo ve ilgili birimlerinde çalıştığını, rekabet yasağını düzenleyen sözleşme maddelerinin hem hukuken hem de fiilen geçersiz olduğunu, sözleşmenin içeriği ile ilgili çalışanlarla herhangi bir müzakere yapılmadığını,

matbu bir metnin davacı tarafından çalışanlara imzalamak zorunda bırakıldığını, müvekkiinin bu sözleşmeyi apar topar imzalatıldığını, müvekkilinin üst düzey yönetici ve davacı şirket genel müdürü olan ...... ile daha önce başka bir firmada 2 yıl birlikte çalıştıklarından dolayı zorla imzalatılan sözleşme metnini okumasına dahi izin verilmeden imzalatıldığını, müvekkilinin davacı şirkette sadece 4 ay çalışmış olup bu 4 aylık çalışmasının 1 aydan fazla kısmı pandemi dönemine denk geldiğini,

müvekkilinin hem konumu hem de 3 ay gibi kısa bir intibak süresi içinde davacı tarafı zarara uğratabilecek bilgilere ulaşabilmesinin hayatın ve iş yaşamının olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili açısından dava konusu rekabet yasağı müvekkilini işsiz ve işlevsiz bırakacak, ekonomik özgürlüğünü kısıtlamak bir yana yok edecek şekilde düzenlendiğini beyanla yasa ve usule aykırı davanın esastan reddedilmesine karar verilmesini, yargılama masraflarının davacı taraf üzerinde bırakılması ile lehine avukatlık ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacının, davacı şirket ile iş sözleşmesi imzalayan davalıların, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirkette çalışmaları nedeniyle davacının cezai şart ve haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.

Mahkememizin 01/10/2021 tarih, ..... esas, ..... karar sayılı kararı ile görevsizlik verildiği, dosyanın tevzi edilen Bakırköy ..... İş Mahkemesince, 14/04/2022 tarih, ..... esas, ..... karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin 21/02/2023 günü, ..... esas, ..... karar sayılı ilamıyla Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine kararı verilmekle dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememize ibraz edilen 02/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle,

Davalı gerçek kişilerin davacı firmadan ayrılarak davalı firmada çalışmaya başlamaları tek başına haksız rekabet teşkil etmediği, haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için davalı firmanın davalı gerçek kişiler üzerinde iradelerini baskılayacak nitelikte bir yönlendirme yapmış olduğunun ispat edilmesinin gerektiği; dosya içerisinde bu yönde bir bilgi veya belgeye rastlanmamış olduğu,

Bunun gibi, davacı tarafından davalı firmanın davacı şirketin diğer bir çalışanına doğrudan iş teklif edildiği, diğer çalışanların işten ayrılmaya teşvik edildiği yönündeki iddialar bakımından, davacı tanık beyanlarının kabulü halinde, yukarıda belirtildiği gibi bir “yöneltme”nin söz konusu olmadığı,

Davalı firmaca davacı firma müşterilerine ve tedarikçilerine salt teklifte bulunulmasının haksız rekabet teşkil etmediği,

Bununla birlikte, davalı firmanın diğer davalı gerçek kişilerin davacı şirkette çalışırken edindikleri bilgilerden faydalanmak suretiyle davacı şirket müşterilerine fiyat teklifinde bulunması hususunda, davacı tarafından delil olarak dosyaya sunulan belgelerde davalı .....’e ait olduğu belirtilen [email protected] e-posta hesabından (davacı şirkette çalıştığı dönem olan) 28.08.2020 tarihinde (davacı şirketin müşterisi olduğu iddia edilen) dava dışı ..... firma sorumlusu .... adlı kişiye (diğer davalı .... ve davalı şirket diğer çalışanlarının da mailin bilgi kısmında bulunduğu) bir mail atmış olduğu,

mailde “.... hamın güzel bir fiyat aldı” denmek suretiyle davalı firma adına teklif verilmiş olduğunun görüldüğü; dolayısı ile, davalılardan .....’ün davacı firma nezdinde çalışmakta olduğu dönem içerisinde o dönem davalı şirkette çalışan diğer davalı .... ile birlikte, fiyat teklifleri verdiği,

Davalı gerçek kişinin davacı şirkette çalışırken davalı şirket adına fiyat tekliflerinde bulunmasının davalı firmanın yöneltmesi ile olup olmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı; davalı gerçek kişinin davacı şirkette çalışırken gerçekleştirdiği bu eyleminin iş sözleşmesine aykırılık teşkil ettiği,

Rekabet yasağı bakımından davalı gerçek kişilerin, iş akdinin sona ermesinden sonra 60 gün süreyle davacı firmanın faaliyet gösterdiği iş sahasında Marmara, Ege ve Akdeniz bölgesinde başkalarına veya kendisine ait bir işletmede çalışmamayı taahhüt ettikleri;

Bu bağlamda rekabet yasağının süre (60 gün), yer (Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgesi) ve işin türü (davacı şirketin faaliyet alanı) ile ilgili sınırlandırılmış olduğu; hizmet ilişkisi çerçevesinde işveren davacının müşteri çevresi hakkında fiilen bilgi sahibi olup yeni işyerinde de kullandıkları görülen davalı gerçek kişilerin, davacı şirketten ayrıldıktan 1 gün (davalı ....) ve 10 gün (davalı .....) sonra davacı şirket ile aynı alanında ve İstanbul/Marmara Bölgesinde faaliyet gösteren diğer davalı şirkette çalışmaya başlamış olduğu, söz konusu bilgilerin kullanılmasının davacı işverenin önemli bir zararına sebep olup olmayacağı ve dolayısı ile rekabet yasağının ihlal edilmiş olup olmadığı takdirin mahkemede olduğu görüş ve kanaati bildirmiştir.

Mahkememize ibraz edilen 20/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle,

Davacı vekili itirazlarında, rekabet yasağı bakımından davalıların sözleşmeye aykırı bir şekilde

aynı bölgede, aynı faaliyet alanında işe başlamış olduğu ve müvekkilinin zararına yol açabilecek şekilde müşterilerini de götürmeye çalıştığı açıkça ortada olmasına rağmen bilirkişi raporundaki "davacı işverenin önemli bir zararına sebep olup olmayacağı" yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu belirtmektedir.

TBK m.444/2 uyarınca, “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir”.

Kök raporda davalı gerçek kişilerin davacı şirketten ayrılıp davalı şirkette çalışmaya başlamasından sonra hizmet ilişkisi çerçevesinde işveren davacının müşteri çevresi hakkında fiilen bilgi sahibi olup yeni işyerinde de kullandıkları görülen bilgilerin kullanılmasının davacı işverenin önemli bir zararına sebep olup olmayacağı ve dolayısı ile rekabet yasağının ihlal edilmiş olup olmadığı hususunda takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu belirtilmiş olup, ek raporda da bu husustaki hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu,

İşçilerin ayartılmasının haksız rekabet teşkil ettiği iddiaları bakımından kök raporda belirtildiği üzere, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, davacı şirket çalışanlarının davalı şirkete geçmesi başlı başına haksız rekabet teşkil etmez. Aksinin kabulü Anayasa'nın 48. Maddesiyle güvence altına alınan çalışma hürriyetinin ihlali anlamına gelir1.

Nitekim, ticari hayatın doğal akışında gerçekleşen fiyat teklifleri, daha cazip koşullarda sözleşme akdetme taahhütleri serbest piyasa ekonomisinin gereklerindendir2. Burada önemli olan karşı tarafın iradesini baskılayıcı bir teklifte bulunulmuş olmasıdır. Kanunda belirtilen “yöneltme” fiilidir. Yöneltmek, iş teklifinde bulunmaktan daha farklıdır.

Yöneltmenin haksız rekabet hükmüne konu olması için belli bir yoğunluğa ulaşması gerekliliğidir; yoksa basit bir yönlendirme haksız rekabet ihlali için yeterli olmayacaktır. Yapılan teklif sözleşmeye taraf olan kimsenin iradesi üzerinde etki doğuracak nitelikte ve etkide olmalıdır. Burada önemli olan karşı tarafın iradesini baskılayıcı bir teklifte bulunulmuş olmasıdır.

Bu bağlamda somut olayda, kök raporda da belirtildiği üzere, davalı firmanın davalı gerçek kişiler üzerinde veya davalı gerçek kişilerin üçüncü kişiler üzerinde iradelerini baskılayacak nitelikte bir yönlendirme yapmış olduğunun ispat edilmesi gerekmekte olup, dosya içerisindeki bilgilerin bu nitelikte olmadığı görülmektedir..

Davalı firma yetkilileri tarafından davacı müşterilerine teklif verilmesi bakımından belirtmek gerekir ki, TTK m. 55/1-b-1’e göre, müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek haksız rekabet teşkil etmektedir. TTK m. 55 kapsamında önem arz eden husus üçüncü bir kişinin halihazırda geçerli bir sözleşmenin taraflarını sözleşmeyi ihlale yöneltmesidir.

Örneğin, 3. Kişinin sözleşenlerden birisine onunla sözleşme yapmak istediğini ima etmesi veyahut salt teklif götürmesi haksız rekabet teşkil etmeyecekken, sözleşene sözleşmeyi sona erdirmesi için baskı kurmak, diğer tarafla olan sözleşmesini feshetmesi halinde doğabilecek tazminat sorumluluğunu üstleneceğini taahhüt etmek gibi eylemler haksız rekabet teşkil edecektir3.

Bu bakımdan somut olayda davalı firmanın ve/veya yetkililerinin davacı şirket müşterilerine salt teklifte bulunmasının veya temasa geçmesinin haksız rekabet teşkil etmeyeceği görülmektedir.

Davalılardan ..... vekili rapora itirazlarında, .... ’e ait olduğu belirtilen [email protected] e-posta hesabından 28.08.2020 tarihinde gönderildiği iddia edilen elektronik mailden çok daha önce müvekkilinin davacı işyerinde olan çalışmasının sonlandığı açıkça ortadayken bilirkişi tarafından, müvekkilinin sanki mail tarihinde davacı şirkette çalışıyormuş gibi tespitlerde bulunulmasının yasa, usul ve somut gerçeklere aykırı olduğunu belirtmektedir.

Kök raporun 10. sayfasında yer alan 5. paragrafta ve Sonuç kısmının 4. paragrafında “davacı tarafından delil olarak dosyaya sunulan belgelerde davalı .....’e ait olduğu belirtilen [email protected] e-posta hesabından (davacı şirkette çalıştığı dönem olan) 28.08.2020 tarihinde (davacı şirketin müşterisi olduğu iddia edilen) dava dışı .... firma sorumlusu ..... adlı kişiye (diğer davalı ..... ve davalı şirket diğer çalışanlarının da mailin bilgi kısmında bulunduğu) bir mail atmış olduğu, mailde “.... hamın güzel bir fiyat aldı” denmek suretiyle davalı firma adına teklif verilmiş olduğu görülmektedir.

Dolayısı ile davalılardan ..... ’ün davacı firma nezdinde çalışmakta olduğu dönem içerisinde o dönem davalı şirkette çalışan diğer davalı .....ile birlikte, fiyat teklifleri verdiği görülmektedir. Diğer taraftan, davacı tarafından dosyaya sunulan diğer e-posta yazışmalarının davalıların davacı şirketten ayrıldıkları dönemlere ilişkin olduğu görülmektedir” şeklinde tespit yapılmış olup, tespitte ilgili dönemde davalı .....’un davalı şirkette çalıştığı açıkça belirtilmiştir.

Söz konusu mail tarihinde diğer davalı .....’ün davacı firma nezdinde çalışmakta olduğu yine kök raporda belirtildiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.

Eldeki dava öncelikle yerleşik içtihat anlatımlarıyla incelendiğinde;

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/09/2008 Tarih ..... esas, ..... karar sayılı ilamında, yasa koyucu, hizmet sözleşmelerine konulan rekabet yasaklarına, cezai şart eklenmesi durumunda hizmet sözleşmelerinin özelliği göz önünde bulundurularak bunlara eklenen cezai şartlar için borçlar kanunun cezai şartı düzenleyen 161 ( 6098 Sayılı TBK 'NUN 182. maddesi) ve devamı maddelerinden ayrı hükümler koymuştur.

Rekabet etmeme sözleşmesi eski iş verenin korunmasını amaçladığından iş verenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir, bu nedenle rekabet etmeme tahhüdü ancak işçinin iş verenin müşteri çevresine veya iş ve üretim sırlarına ait bilgileri kullanarak iş verene önemli bir zarar verebilme ihtimalinin bulunduğu hallerde geçerlidir.

O halde işçi iş verenin müşteri çevresi veya, iş ve üretim sırlarına sahip olsa bile bu bilgilerin kullanılması iş verene önemli bir zarar verebilecek nitelikte değil ise yapılan rekabet yasağı sözleşmesi geçerli sayılmaz, ( Prof. Dr. S. SÜZEK, İş Hukuku - BETA - 2005 ) şeklinde geçtiği görülmektedir.

Yine rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklinde kurallara yer verilerek rekabet yasağının esasları düzenlenmiştir.

Buna göre işçinin, işverenle ilişkide olan müşterileri tanıması ve görülmekte olan işin bütün ayrıntılarına ulaşabilmesi imkanının olduğu hallerde, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından işverenle rekabet oluşturacak şekilde kendi namına iş yapmaması, rakip bir firmada ortak olamaması ya da iş sözleşmesiyle çalışmaması şeklinde şart içeren sözleşmeler yapabileceklerdir.

Borçlar Kanunun ilgili hükmünde ikinci cümlede ise rekabet yasağının kapsamı sınırlandırılmış ve işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olmadığı durumlarda bu tür düzenlemelerin geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.

Davalılar, davacı şirketteki çalışmaları esnasında yapılan iş konusunda genel bir bilgi ve birikim kazanacakları gibi bu genelin dışında özel olarak davacının ticari sır kapsamında olan müşteri portföyüne, kâr marjlarına ve fiyat politikalarına ilişkin bilgilere de sahip olacakları kuşkusuzdur. Genel olarak kâr marjı ve fiyat politikaları gibi bilgilerin edinilmesi ve bunlardan yararlanılmasında kural olarak hukuka aykırılık yoktur. Davalıların aynı sektörde tamamıyla davacının müşterilerinden farklı kişi ve kurumlarla ilişkiye girmiş olmaları halinde, bu bilgilerden de söz konusu kişi ve kuruluşlarla olan ilişkilerinde faydalanmış olmaları halinde haksız rekabet oluşmayacağı tartışma konusu değildir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2008/6503 esas-2010/2412 karar sayılı kararı)

Dava konusu somut olayda, davalılardan ...... firmasının ise davacının faaliyet gösterdiği lojistik sektöründe faaliyet gösteren ve davacının rakibi olduğunu ve davacı şirket eski çalışanları olan diğer davalılar ..... ve .....'e çeşitli teklifler sunarak davacı ile olan sözleşmelerini ihlal etmeye ve sonlandırmaya teşvik ettiği, davalı ..... 'ın ve davalı .....'ün ise davacı firmadan işten ayrıldığını ve akabinde ..... şirketinde çalışmaya başladığını, .... ve .....'e haksız rekabete son verilmesi ihtar edildiğini,

söz konusu bu ihtarda Davalının müvekkil ile akdetmiş olduğu iş sözleşmesinin 10. Maddesinde iş sözleşmesi sona erdikten 60 gün süreyle davacının faaliyet gösterdiği iş sahasında çalışmayacağını kabul ve taahhüt ettikleri ancak bu maddeye uymadıklarından bahisle, sözleşmeye aykırı şekilde yapılan ihlallere ilişkin cezai şartların davalılardan tahsili istemiyle eldeki dava ikame edilmiş ise de, davacı gerçek kişilerin davalı şirket tarafından ayartılmak suretiyle davalı şirket nezdinde çalışmaya başlamalarının tek başına haksız rekabet eylemi teşkil etmediği,

davalı şirketin diğer davalıların iradelerini baskılayacak nitelikte bir yönlendirme eyleminde bulunmadığı, dinlenen tanık beyanları ile davalı şirketin, davacının diğer çalışanlarını da kendi şirketinde çalışmaya yönelik beyan ve eylemlerde bulunmadığı ve bu iddiaların ispatına yarar bir delil emare dosya kapsamına sunulmadığı, bu doğrultuda davalı şirketin haksız rekabete konu eyleminin bulunmadığı, dolayısı ile davacının iddia ettiği eylemler sonucu manevi zarara uğradığı iddiasının soyut ve ispata muhtaç kaldığı,

diğer davalılar bakımından da yine yukarı açıklandığı üzere davalıların davalı şirket nezdinde çalışmaya başlamalarının tek başına haksız rekabet eylemi teşkil etmediği, yine davalıların, davacı şirket çalışanlarını davalı şirkete yönlendirdiği şeklindeki iddiaların somutlaştırılmadığı bu nedenle davacının iddia ve taleplerinin dayanağı olarak gösterdiği haksız rekabet eyleminin sübut bulmadığı ve buna bağlı olarak talep edilen manevi tazminat ve cezai şart alacağının da sübut bulamayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın reddine,

2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.236,93-TL harcın mahsubuyla fazlaca yatırılan 621,53-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı ....... tarafınca 150,00-TL posta/tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .......'a verilmesine,

5-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 5.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ..... Lojistik A.Ş. 'ye verilmesine,

6-Reddedilen cezai şart ödemesine ilişkin AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı .......'a verilmesine,

7-Reddedilen cezai şart ödemesine ilişkin AAÜT gereğince hesap edilen 13.482,84-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı .....'e verilmesine,

8-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı, davalı ....... ve davalı ..... vekilinin yüzüne karşı davalı .... vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip .... · ¸e-imzalıdır Hakim .... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/276, K. 2025/327, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/276
Karar No
2025/327
Tarih
8 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/277 K.2025/314
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/277 K.2025/401
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/277 K.2025/344
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/278 K.2025/259
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/280 K.2025/477
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/280 K.2025/733

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.