İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/725 K.2025/219

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/725Karar2025/219Tarih5 Mart 2025Okuma11 dk · 2.223 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
5 Mart 2025
Esas no
2023/725 Esas
Karar no
2025/219
Dava
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
Dava tarihi
26/07/2023
Karar yazım tarihi
27/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.223 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma raf sistemleri alanında global çapta iş yapan, saygınlığı olan, senelerdir varlığını sürdüren itibarlı ve tanınmış bir firma olduğunu, davalı firma da aynı alanda iştigal etmekte ve aralarında ticari rekabet bulunduğunu, müvekkili firma kendi alanında en ileride olduğundan, çalışanlarını özenle seçtiğini, eğittiğini ve alanlarında en iyisi olmaları için emek ve masraf sarf ettiğini ancak davalı rakip firma müvekkili işletmenin çalışanlarını ayarttığını, iş yerinden ayrılmalarını sağladığını, kendi firmasında işe başlatarak menfaat sağladığını,

haksız rekabet içeren tutum ve davranış içine girdiğini, müvekkili firma çalışanlarından ... isimli çalışan ayartma eylemine maruz kaldığını, halihazırda çalıştığı işletmeden mevcut olan iş anlaşmasını bozmak suretiyle istifa ederek ayrıldığını ve davalı firma ile iş akdi imzaladığını, davalı firmanın basiretli tacir kriterine uymadığını, davalının ayartma eylemi TTK 56. madde kapsamında haksız rekabet hükümlerini meydana getirdiğini, müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, müvekkili şirket ile karşı tarafın iştigal konuları aynı olup ticari rekabet halinde olduklarını, müvekkili şirket tarafından davalı firmaya Bakırköy ...

Noterliğinin 15.12.2022 tarih ... yev.no ile ihtarname keşide edildiğini, haksız rekabet teşkil eden bu davranışlarına derhal son vermesi, aksi halde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunacağının ihtar edildiğini, müvekkili şirket 22.05.2023 tarihinde ....

San.ve Tic.A.Ş.'nin için ticari iş tekliflerinde bulunduğunu ancak ... adlı kendi eğittiği ve emek verdiği, ticari ve mesleki sırlarını öğrettiği, birdenbire istifa ederek işten ayrılan çalışanıyla karşılaştığını, müvekkile Silivri'ye taşınacağını burada bir soba fabrikasında çalışacağını söyleyen ....'ın ihalede müvekkili karşısına çıktığını, müvekkilin bu kişiye öğrettiği projeye ilişkin bilgiler sayesinde yeni çalıştığı davalı firma ihaleyi kazandığını,

... hakkında aynı zamanda İş Sözleşmesinin 13.maddesi gereği rekabet etmeme yükümlülüğü ve 14.maddesinde yer alan sır saklama yükümlülüğünü ihlal nedeniyle İş Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, ...'ın yeni çalıştığı firmanın iş alanı müvekkili firma ile aynı olduğunu beyanla anılan nedenlerle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortaklarının dava ile bir ilgisi olmayıp müvekkili şirket tüzel kişiliği haiz olduğunu, bunun sonucu olarak müvekkili şirket zaman içinde yatırımlarını büyütmüş ve başarılarıyla da sektörde adından söz ettirdiğini ancak müvekkilinin pazar payının büyümesi elbette davacı gibi rekabet ettiği firmalar açısından bazı rahatsızlıklar doğurduğunu, davacının bahsettiği şekilde bir haksız rekabet türü olmadığını, müvekkili firma açısından bakıldığında müvekkili şirkette açık bir pozisyon için ... iş başvurusu yapmış ve çalışmaya başladığını,

müvekkili bünyesine her ay değişik sayılarda işçi girerek çalışmakta ve bazıları da ayrıldığını, müvekkili açısından bu son derece rutin bir durum olduğunu, bu yolla haksız rekabet oluşması mümkün görünmediğini, dava dışı çalışan ne davacının şirketinde ve ne de müvekkili şirkette kilit personel olmadığını, iş ilişkilerini, stok bilgilerini, formül, icat, yeni desen ve modeller, kâr marjı, ticari portföy, ekonomik güç, fiyat bilgileri vb. konuları bilmediğini,

.... isimli çalışan müvekkili şirkette çalışmaya başlamadan yaklaşık 9 ay önce üçüncü kişi şirketin referansı ve tavsiyesi ile dava dışı iş sahibi tarafından müvekkili şirket 16.05.2022 tarihinde arandığını ve müvekkili şirkete mail yoluyla toplantı daveti iletildiğini, ... zaten projenin son aşamasında müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, hal böyle iken davacı tarafın iddialarının havada kaldığı ve gerçeklikten uzak varsayıma dayalı olduğunu, dava dışı ... isimli çalışan 14.11.2022 tarihinde müvekkili şirkette teknik ressam olarak çalışmaya başladığını,

müvekkili şirketin dava dışı çalışanın kendi bünyesinde çalışması için hiçbir aktif eylemi bulunmadığını, ihaleye yine dava dışı başka şirketler de dahil olmuş ancak sadece sunulan kaliteli proje ve maliyetin değil ikili ilişkilerin de kuvvetli olması nedeniyle müvekkili mezkur işi aldığını beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı tanığı ...'ün mahkememizde alınan beyanında; "ben davacı şirkette satış proje yönetiminde çalışırım, 2018 sonrası çalışmaya başladım, biz raf sistemi üretim ve satışıyla iştigal ederiz, davalı firma da bizimle aynı sektörde çalışmaktadır, kendilerinin 2020 yılından sonra yönetim değişikliği olmuştur, bu tarihten sonra da bazı sıkıntılar yaşanmıştır, benimle aynı departmanda çalışan ...

Silivri'de bulunan evini işe uzak olması gerekçesiyle kendiliğinden istifa ederek işten ayrılmıştır, bizim iş yerimiz İkitellidedir, daha sonrasında .... ihale ve teklif yaptığımız esnada ....'ın da davalı şirkette çalıştığını bizzat gördüm, yine davalı şirket insan kaynakları tarafından yönetimimiz değişti cvs'imizi görmek isteriz denilerek arandım, ben bu teklifi reddettim, hem kendi iş yerimizde hem de sektördeki diğer iş yerindeki kişilerin davalı tarafından arandığını duydum,

yine daha önce bizde çalışan yabancı uyruklu ...'ın da bizden sonra davalı tarafta çalıştığını fotoğraflardan gördüm yine bizde çalışan .... de davalı tarafta çalışmaya başlamıştır, bizden ayrılan kişilerin bizim şirkette aralarında bir dava olup olmadığını ben bilmiyorum, 2023 yılının Şubat ayınca .... firması ile görüşmelere başladık, Mart-Nisan ayı gibi final aşamasına geçildi" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı ...'ın mahkememizde alınan beyanında; "ben davalı şirketin satış müdürü olarak çalışmaktayım, 1999 Hazirandan itibaren davalı şirkette çalışırım, ...'yı bizde çalıştığı için bilirim, kendisi proje tasarım departmanında çalışmaktadır, bizden önce nerede çalıştığını ve işe alım süreci ile ilgili aşamaları ben bilmem, sonrasında davacı şirkette çalıştığını öğrendim, öncesinde buna ilişkin bir bilgim yoktu, ...'ın bizim şirketin sırlarını bilmesine imkan yoktur, çalışmış olduğu departman sebebiyle bunları bilebilecek durumda değildir, kendisi proje geldiği zaman bunun tasarımında görev alır, keşfini yapar,

bizim şirketimiz raf imalatı ve satışı üzerine çalışmaktadır, biz ....'nun ihalesini aldık, doğrudur, ancak bu süreçte ...'ın bize bu ihaleyi getirme durumu söz konusu olmamıştır, sadece karacahome değil başkaca herhangi bir işi de kendisi pozisyonu itibariyle getiremez, ...'ın fiyatlara ilişkin bir bilgisi yoktur, ben 2022 Ocak ayı itibariyle karacahome çalışanları ile iletişime geçtim, o zamanlar ortada böyle bir ihale süreci de yoktu, 2022 yılının Eylül'ü gibi bu süreç başladı, 2023 yılında da biz ürünleri yaparak teslim ettik, ... projeyi tamamladığımız süre bizle çalışıyordu, başlangıçtaki süreci hatırlamıyorum,

ben ...'ın bizde nasıl işe başladığını bilmiyorum, dediğim gibi davacı şirkette çalıştığını da sonradan öğrendim, bu nedenle de ayartılıp ayartılmadığını bilmiyorum, ...'ın çalıştığı departmanda 6-7 kişi ortalama olarak çalışmaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı ...'ın mahkememizde alınan beyanında; "ben ... şirketinin projeler direktörü olarak görev yapmaktayım, davalı firma bizim tedarikçimizdir, ...'ı bu proje kapsamında tanıdım, aslında ihale sonlandıktan sonra kendisiyle çalışmaya başladım, ben ...ın daha öncesinde davacı şirkette çalıştığını bilmiyordum, ... proje tasarım mühendisidir, ben projelere ilişkin tüm tasarım ve teknik şartname işlemlerini bizzat kendim yaparım ve bu şekilde ihaleye çıkartırız, lojistik depomuz için yargılamaya da konu olan ihaleyi yaptık, 7 firma ihaleye katılmak istedi, 3 firmanın finansman durumu uygun değildi onlar direkt elendi,

diğer 4 firma da ihale sürecindeki eksikleri tamamladılar sonrasında biz şirket tasarrufu olarak davalı firmaya ihaleyi verdik, davacı firmada da bu 4 firmadan biriydi bana sormuş olduğunuz ....'ın ihalenin davalı tarafa verilmesinde hiçbir etkisi yoktur zaten kendisinin bu ihale sürecine etki edebileceği bir pozisyonu da bulunmamaktadır, tamamıyla şirket tasarrufu olarak bu işi yapabileceğini inandığımız davalı tarafa bu işi verdik, kendileri de bu işi yaparak bize teslim etti, bende yukarıda bahsettiğim gibi ihale süreci kesinleştikten sonra bu proje kapsamında ... çalışmaya başladım,

... ihale sürecinde görüşmelere katılmamıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Rekabet Uzmanı Bilirkişi tarafından alınan 21/11/2024 havale tarihli raporunda; davacının iddiası haksız rekabete dayalı olduğunu, bilindiği üzere haksız rekabet, TTK m.54 vd. maddelerinde düzenlendiğini, dürüstlük kuralına aykırı olarak ekonomik düzeni bozan, ekonomik düzenin aktörleri aleyhine sonuçlar doğuran hareket ve fiillerin tümünü ifade ettiğini, haksız rekabet hukuku da haksız fiilin bir türü olarak haksız rekabet faili ile mağduru arasında dürüstlük kuralına uyma şeklinde hukuk düzeni tarafından tahmil edilen vazifeye muhalefet sebebiyle doğan bir zararı veya zarar tehlikesini bertaraf etmeyi amaçlayan hukuki bir kurum olduğunu,

haksız rekabette korunan hak herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak olduğunu, bu hakkın mutlaka ticari bir işletme ile ilgili olmasına ve tarafların rakip olmasına da gerek olmadığını, TTK'nın 54 üncü maddesi hükmü haksız rekabete ilişkin ilkeyi koyduğunu, Kanun gerekçesine göre, ilkenin temel unsuru dürüst davranış kuralı olduğunu, dürüstlük kuralına aykırılık ya davranışlarla ya da ticari uygulamalarla olduğunu, davranışlar ve ticari uygulamalar iş etiğine, doğruluğa, dürüstlüğe ters, aldatıcı, yanıltıcı, kandırıcı olabileceğini,

İsviçre Kanununun gerekçesinde ifade edildiği üzere dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar rekabetin işlevsel kurallarını zedeler, rekabetten beklenen sonuçların alınmasını engelleyeceğini, rekabet hukukundaki dürüstlük kuralları İsviçre öğretisinde belirtildiği gibi Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası hükmündeki dürüst davranış kuralları ile tam örtüşmeyebileceğini çünkü Türk Medeni Kanununu 2 nci maddesi anlamında dürüstlük kuralları sözleşmesel veya ön sözleşmesel temelde ve taraflar arasındaki ilişkide var olan güvenle ilgili olduğunu, Rekabet hukukunda ise bu anlamda taraf mevcut olmayabileceğini,

çoğu kez bir haksız fiil konumu bile söz konusu olabileceğini, bir işçinin çalıştığı bir işletmeden ayrılıp aynı sektörde çalışan başka bir işletmede işe başlamasının haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespitinde İş Hukuku kuralları ile TTK'nun haksız rekabet kuralarını ve her iki disiplinin amaçlarını birlikte değerlendirmek gerekeceğini, zira işçi, bir işverene bağlı olarak emek vererek çalışan kişi olduğunu, işçi işverene sunduğu emeğin karşılığını almak için çalıştığını,

çalıştığı işverenin sunduğu şartlar işçi için uygun değilse ve/veya işçinin İş Kanunu'ndan kaynaklanan hakları işveren tarafından ihlal edilmişse işçinin İş Kanunu gereğince iş sözleşmesi feshetme ve hakkedişlerini talep etme hakkı mevcut olduğunu, İş koşullarını beğenmeyen veya İş Kanunundan kaynaklanan hakları zedelenen işçiyi çalıştığı işletmede çalışmaya mecbur etmek söz konusu olamayacağını, kural olarak bir işletmenin başka bir işletmenin personelini transfer etmesi serbest iktisadi rekabete aykırı düşmeyeceğini ancak eğer bu hareket dürüstlük kuralına aykırı olarak yapılmışsa haksız rekabette meydana gelebileceğini,

aslında işletme personelinin diğer bir işletme tarafından ayartılması halinde İş Kanunu m.23 ile ayartan işverenin sorumluluğuna ilişkin bir hüküm mevcut olduğunu, bu hükme göre, “süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin işine girmiş olan işçi, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine girerse sözleşmenin bu suretle feshinden ötürü, işçinin sorumluluğu yanında, ayrıca yeni işveren de a) İşçinin bu davranışına, yeni işe girdiği işveren sebep olmuşsa. b) Yeni işveren,

işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa. c) Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu çalıştırmaya devam ederse işçiyle birlikte sorumludur".

İş Kanununun bu hükmü dışında eğer yapılan fiil dürüstlük kuralına da aykırılık taşıyor ve iktisadi rekabetin suistimaline yol açıyorsa bu halde çalışanı ayartılan işletmenin ayartan işletmeden haksız rekabet hükümlerine dayanarak talepte bulunması mümkün olacağını, daha önce davacı bünyesinde çalışan davalı gerçekl kişinin diğer davalı şirket bünyesinde çalışması ya da hakim ortak olması tek başına haksız rekabetin varlığı için yeterli olmadığını, TTK m.55/1-b 2 bendine göre, üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine,

hak etmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek çıkarlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak da haksız rekabet sayılacağını, bu bent gereğince haksız rekabetin gerçekleşmiş sayılması için, haksız rekabeti yapanın kendisine veya başkasına çıkar sağlamış olması şart olmayıp yaptığı eylemin çıkar sağlamaya elverişli olması yeterli olduğunu, menfaatin nakdi veya gayrı nakdi olması önemli olmayıp işletme sahibinin bundan zarar görmesi de şart olmadığını, bir çıkar sağlanması veya bir çıkar vaadinden söz edilebilmesi için, sağlanan çıkarın,

çalışanların vazifelerini ihlale sevk edecek nitelikte olması örf ve adete göre bahşiş niteliğinde olmaması gerekir". yardımcıları görevi kötüye kullanmaya sevk edilmesi, rakip işletmenin sahibi tarafından bizzat yapılabileceği gibi, onun adına hareket eden üçüncü bir kişi tarafından da yapılabileceğini, yine TTK 55/1-b-3 bendinde göre, “işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek” haksız rekabet sayılacağını, bu haksız rekabet fiilinin gerçekleşebilmesi için, haksız rekabet fiilini gerçekleştirenin,

başkasının üretim veya iş sırlarını ele geçirebilmek için onun işçilerini, vekillerini veya yardımcılarını vasıta olarak kullanması ve aynı zamanda vasıta olarak kullandığı bu kişileri iğfal etmesi gerekeceğini, bu nedenle işçilerin, vekillerin veya başka yardımcıların bizzat kendilerinin işletmeye ait üretim ve iş sırlarını haksız olarak kullanmaları veya herhangi bir iğfal olmaksızın kendi iradeleriyle ifşa etmeleri bu hükmün kapsamına girmez” bu halde TTK m. 55/1-d(ETTK m.57/8) hükmü çerçevesinde haksız rekabet gerçekleşmiş sayılacağını,

dosyada çalışanlarda davacıya ait ürün ve ticari sırların elde edildiğine dair herhangi bir delile rastlanmadığını, davacının haksız rekabet iddialarına ilişkin yeterli ve somut delillere ulaşılamadığını bildirmiştir.

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; daha önce davacı şirket çalışanı olan ...'ın daha sonrasında davalı şirkette çalışmasının davalı şirket yönünden tek başına haksız rekabet oluşturduğu anlamına gelmeyeceği, davacı ile çalışanı arasında iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlığın bulunmadığı, şirket çalışanı ...'ın davacı şirkete ait ürün ve ticari sırları elde ettiğine dair herhangi bir delilin sunulmadığı, tarafların ve dava dışı .... şirketinin ticari defterlerinin incelenmesinin davacı iddialarını ispatlayamayacağı aynı zamanda uyuşmazlık konusu olmayan mali kayıtların da taraflarca öğrenilmesinde hukuki yararlarının olmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın reddine,

Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafça yatırılan 1.724,83 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 1.109,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 350,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,

Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/03/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/725, K. 2025/219, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/725
Karar No
2025/219
Tarih
5 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/725 K.2025/241
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/727 K.2025/185
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/727 K.2025/232
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/728 K.2025/285
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/728 K.2025/190
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/730 K.2025/281

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.