KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/921 Esas
- Karar no
- 2024/61
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/09/2023
- Kararın yazıldığı tarih
- 17/01/2024
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davanın davacıya banka dekontuna dayalı 05/04/2023 tarihinde ilamsız takip başlattığı, davacının, davalı ile ortak olduğu 06/11/2020 yılında kurulan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketine müdür olarak tayip edildiğini, şirketin kuruluş masrafları ve şirket sermayesi için 07/ 08/2020 ve 08/08/2020 tarihlerinde davacı hesabına para gönderildiğini, davacı tarafından davalıdan gönderilen paranın muhafaza edilip şirket kuruluş aşamasında kurulan şirkete ait ... Bankası hesabına sermaye olarak yatırıldığını belirterek, davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespitini, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin durdurulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takip dosyasından dolayı davacının borçlu olup olmadığı, davalı tarafından takibin kötü niyetle yapılıp yapılmadığı hususlarının tespit isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Somut olayda, davaya konu takibin ilamsız icra takibi olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesine, tarafların tacir olduğuna dair herhangi bir kayıt eklemediği, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, müvekkilinin tacir olmadığını beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, yukarıda detaylı olarak açıklanan tanımlar ve kanun hükmü uyarınca eldeki davanın ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği sonuç ve kanaati ile mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/921, K. 2024/61, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama