KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/969 Esas
- Karar no
- 2024/168
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/10/2023
- Kararın yazıldığı tarih
- 16/02/2024
Karar Metni
1.969 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalı sigorta şirketi nezdinde ....... poliçe nolu 13/03/2023 - 13/03/2024 tarihleri arasını kapsayan Yangın Sigorta Poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin sigorta poliçesine konu ...... mah. 1546. Sk.
No: 5 Daire: 6 Esenyurt / İSTANBUL adresindeki taşınmazın maliki olduğunu ve oğlu ......'in yıllardır bu taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, sigorta poliçesine konu ve müvekkiline ait taşınmazın bulunduğu binanın çevresinde sebebi belirsiz yangınlar çıkması nedeniyle müvekkilinin bu duruma karşı tereddüt içerisinde iken kendi taşınmazında da böyle bir durumun yaşanmaması adına 13/03/2023 tarihinde davalı sigorta şirketi ile ...... poliçe numaralı yangın sigortası sözleşmesini akdettirdiğini,
müvekkilinin bu sigortaya ihtiyaç duymasına sebep olan en son durumun yine taşınmazının bulunduğu binanın bodrum katında nedeni belirsiz çıkan yangın olduğunu, 11/03/2023 tarihinde çıkan yangının İBB İtfaiye ekipleri tarafından söndürülmesi mümkün olduysa da çıkan bu yangın nedeniyle binada çok ciddi hasarların meydana geldiğini, mahalle sakinleri gibi müvekkilinin de büyük bir panik ve tereddüt haline bürünerek taşınmazını sigortalatma mecburiyeti hissettiğini,
bunun üzerine de 2 gün sonra 13/03/2023 tarihinde müvekkil tarafından davalı sigorta şirketi ile yukarıda bilgileri verilen sigorta poliçesi kapsamında yangın sigortası sözleşmesi akdedildiğini, akabinde 14/03/2023 tarihinde çatı katında oturan müvekkilinin dairesinin çatıdan sebebi belirlenemeyen nedenlerden ötürü çıkan bir alev ile yanmaya başladığını, bu yangın çevre binalara da sıçrayarak korkutucu bir hal aldığını, gelen İBB İtfaiye ekipleri tarafından da bu yangın güçlükle söndürülebildiğini, itfaiye ekipleri tarafından yangının çıkış sebebi araştırıldığını, yangın mahallinde yangına sebebiyet verecek hızlandırıcıya ( tiner,
benzin vb. ) rastlanılmadığını, yine yangın sebebine ilişkin de herhangi bir tespitte bulunulamadığını, itfaiye olay raporunda da yazdığı üzere bu yangın nedeniyle sadece çatı yanmakla kalmadığını müvekkillerinin oturduğu çatı katı dairesi de neredeyse kül olmuş, içerisindeki tüm eşyalar kullanılamaz duruma geldiğini, müvekkilinin dairesinin yanması nedeniyle ve oğlu olan kiracısı ...... 'in dairede bulunan eşyalarının tamamının kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle çok büyük maddi kayba uğradığını, poliçe teminatları dahilinde bu zararların karşılanmasını talep ettiklerini, poliçe teminatları dahilinde müvekkilleri için Bina ( Yangın ),
Eşya (Yangın), Ek Teminatlar, Yangın Mali Mesuliyet, Enkaz Kaldırma, İkametgah Değişikliği Masrafı, Kira kaybı teminatlarının yangının büyüklüğü gözetilerek poliçe limitlerinin üst sınırı dahilinde müvekkiline ödenmesi yönünde taleplerinin olduğunu, taraflarınca zorunlu dava şartı kapsamında 02/05/2023 tarihinde iadeli taahhütlü şekilde PTT aracılığıyla davalı sigorta şirketine bildirimde bulunularak yukarıda sayılan bedeller talep edilmişse de davalı tarafından taraflarına 60 günlük süre içerisinde dönüş yapılmadığını, yine dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvurulduğunu,
gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinden herhangi bir netice alınamamış olduğundan dava yoluna başvurduklarını beyanla; sonradan talep artırma hakları saklı kalması kaydıyla, poliçe hükümlerine göre HMK 107/1 mad.
Uyarınca belirsiz alacak olarak 1.000 TL Maddi Tazminat Bedelinin yangının gerçekleştiği tarih olan 14/03/2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Hasar ihbarının taraflarına atanması akabinde sigortalı ile iletişime geçildiğini, 14.03.2023 tarihinde konut içerisinde yangın hadisesinin meydana geldiğini, çevreye yayıldığını, buna bağlı olarak hasarların oluştuğu ve oluşan zararın değerlendirilmesi için ....... nolu hasar dosyası açıldığını, yapılan eksper incelemesi doğrultusunda yerinde incelemelerde sigortalı konutun, bodrum kat + giriş kat + 3 normal kat + çatı katından oluşan binanın, 70 m2’lik çatı katında bulunduğu ve yangın sebebiyle hasarlandığının tespit edildiğini, yangın sebebiyle binanın çatısının ve duvarlarının yıkılmış olduğunun tespit edildiğini,
sigortalı ile yapılan görüşmede, konutta oğlu ...... ’in ve ailesinin yaşadığı bilgisi alınmış olup olay anında konut içerisinde, gelininin ve torununun bulunduğunu beyan etiğini, olay esnasında konut içerisinde bulunan kişi ile yapılan görüşmede olayın yatak odasının çatı bölümünde alevleri görmesi üzerine yangını fark ettiğini beyan ettiğini, olay anı ile ilgili olarak sigortalı ve komşularından görüntü talep edilmiş olup olay anında yönelik kendilerinde görüntü olmadığı bilgisi alındığını, taraflarınca hadise ile ilgili araştırma yapılmış olup olay anına yönelik görüntüler yerel basından temin edildiğini,
konut içerisinde başlayan yangın hadisesi sonucu sigortalı konutun bulunduğu binanın yan tarafında bulunan 3 numaralı binanın çatı katında bulunan 6 numaralı konuta alevlerin sirayet ettiği ve binanın çatısı ile konut içerisinde hasarların meydana geldiğinin tespit edildiğini, ek olarak rüzgârın etkisiyle alevlerin sigortalı konutun bulunduğu binanın arka sokağında bulunan 6-8 numaralı binaya sirayet ettiğinin ve çatı bölümünde hasarların oluştuğunun tespit edildiğinin, yangının fark edilmesi akabinde çevredekiler tarafından itfaiye ekiplerine haber verildiğinin ve yangının itfaiye ekiplerince söndürüldüğünün,
ilgili hasar dosyasına ilişkin eksper incelemesinde poliçenin 1. günü olduğunun görüldüğünü ve sigortalı ile yapılan ilk görüşmede çelişkili ifadelerin alındığını, temin edilen bilirkişi yangın raporunda; "tavandan aşağıya ateş parçaları düşecek kadar ilerlemiş bir yangında, önceden yanma çatırtı sesleri, yanık kokusu ve dumanın hissedilir olması gerektiği, anlatılanlar ile yangın karakteristik davranışının birbirine uyum sağlamayıp, tezat teşkil ettiği, anlatılanlar arasında da çelişkiler bulunduğu, tamamen yanan çatı katında elektrik tesisatı üzerinde muhtelif yerlerde çok sayıda elektriksel kısa devrelerin meydana geldiği,
oysa ilk kısa devre olayında sigortaların elektrik devresini kesmesi nedeniyle başka kısa devre olaylarının meydana gelmesinin mümkün olamayacağı, gerek söylemlerdeki çelişkiler gerekse elektrik kısa devre yoğunluğu ve poliçe düzenleme zamanlaması ile yer seçimi gibi diğer hususlar ile meydana gelen yangın olayında doğal olarak yangın karakteristik davranışının da görülememesi" yönündeki görüşlerin yer alması nedeniyle elde edilen tüm bu tespitler doğrultusunda yangının şüpheli yangınlar kapsamında değerlendirildiği bu sebeple hasarın teminat dışı olarak değerlendirildiği,
ayrıca ek olarak mağdur komşu 6-8 numaralı bina sakinleri ile yapılan görüşmelerde; sigortalı konutun bulunduğu binada, “daha önce 3 defa küçük çaplı yangın hadisesinin yaşandığı, bir önceki yangının,11.03.2023 tarihinde, sigortalı konutun bulunduğu binanın bodrum katında meydana geldiği, önceki yangının itfaiye ekiplerince söndürüldüğü, önceki yangın ile ilgili polise haber verilmesi istendiği ancak “polisi karıştırmayın” şeklinde dönüş alındığı" beyanlarının olduğu, ek olarak yapılan görüşmelerde "sigortalının aynı binada başka dairelerinin olduğu, diğer konutlarda genellikle akrabalarının yaşadığı,
yalnızca 1 konutta kiracı bulunduğu" bilgisi alındığını, ancak, "binanın aile apartmanı olmasına rağmen yalnızca hadisenin yaşandığı konutun sigortalı olduğu" bilgisinin alındığını ve bu hususun taraflarınca dikkate çekici bulunduğunu, riziko adresinde yapmış oldukları inceleme tespit ve temin edilen bilirkişi raporuna istinaden meydana gelen alevli yangın hadisesinin şüpheli yangınlar kapsamında olabileceğinin değerlendirildiğini, teminatın poliçe kapsam dışı olarak değerlendirildiğini beyan ederek;
davacının haksız taleplerinin reddini, davaya sebebiyet vermediğimizden yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; davacının, sigorta poliçesi kapsamında dava konusu hasarın tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018) Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c)
Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin ...... Hukuk Dairesinin 06/07/2022 tarihli, ...... Esas, ...... Karar sayılı ilamında. "Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) tanımları düzenleyen 3. maddesinde. "Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi.
Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi.
Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde düzenleme mevcuttur. TKHK'nın tüketici mahkemelerine ilişkin 73/1-4. maddesinde de.
"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir". "Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür" düzenlemesi yapılmıştır.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde. Bu Kanun, her türlü tüketici işlemin ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. Aynı kanunun 31-h maddesinde.
Mal Alışverişe konu olan ; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, 31-k maddesinde, Tüketici Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, hükmünü; aynı kanunun 3i maddesinde, Satıcı Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, hükmünü;
aynı kanunun 31-l maddesinde ise, Tüketici işlemi Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve her türlü hukuki işlemi, ifade ettiği düzenlenmiştir .
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında, Kanunun 83. maddesinde de, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tüketici ile davalı sigorta şirketi arasındaki konut niteliğindeki taşınmaza ilişkin poliçeden kaynaklı hasarın tazmini olduğundan tüketici işlemidir.
Davacı maliki olduğu evde çıkan yangın nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmiş olup, davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında tüketici işlemi bulunduğu görülmüş olup, durumda davanın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden ve görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetiliceğinden ve somut uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2022/2328 esas 2023/1101 karar sayılı emsal kararı)
Katip ...... · e-imzalıdır Hakim ..... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/969, K. 2024/168, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama