KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/1000 Esas
- Karar no
- 2025/618
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 10/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 10/07/2025
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ... isimli şahıs kefil olarak ...'nın (limited şirketin müdürü ve sahibi olan şahıs) kuracağı bir şirket olduğunu ve bu şirkete ortak olursa yurtdışına çıkabileceğini belirttiğini, müvekkilinin de bu duruma inanarak ...'nın kurduğu şirkete ortak olduğunu fakat yurtdışına çıkışı olmadığını,
bunun üzerine müvekkilinin şirket ortaklığından çıkmak istediğini fakat çıkışı yapılmadığı gibi şirket sahibi ...'ya ulaşamadığını ayrıca müvekkili ....yla yaptığı telefon görüşmesinde ...nın ....ya "eğer ... bana dava açarsa ....yi öyle bir borcun altına sokarım ki altından kalkamaz" diyerek tehdit ettiğini, müvekkilinin şirket ortağı olarak gözüktüğü için SGK, bağkur borcu, icra emri geldiğini ve güncel rakam olarak 221.796,09 TL SGK borcu bulunduğunu,
şirket müdürü ve sahibi ....nın oğlu ... ile beraber daha önce de böyle bir şirket kurduğunu ve dolandırıcılıktan dolayı ceza aldıklarını ayrıca Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde aynı sebeple başka kişiler de ...'nın kurmuş olduğu şirkete dava açtığını, şirket ortaklığından çıkartılma kararı aldıklarını, davalı şirket faaliyet konusundan uzaklaştığını, sürekli zarar ettiğini, malvarlığı israf edildiğini, hakkında icra takipleri açıldığını, limited şirketin ortaklık mevcudu kalmadığını, şirket otaklığından ayrılmak isteyen müvekkilinin diğer ortağa bir türlü ulaşamadığını,
müvekkilinin TTK nın 638 md. uyarınca haklı sebeple şirketten çıkma şartları oluştuğunu, müvekkilinin ortak oldukları bir şirketten 12.10.2018’den günümüze kadar kar payı veya farklı usullerde ücret almadıklarını beyanla öncelikle tedbiren teminatsız olarak malvarlığının 3.kişilere devrini, satışını önlemek ve müvekkillerin hak ve alacaklarını korumak amaçlı şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konmasını, müvekkiline sermaye payının ödenmesini, ayrılma akçelerinin hesaplanarak müvekkiline tevdi edilmesini,
ortaklıktan doğan borçlarının tümünün dondurulmasını ve davalı şirket ortaklığından çıkartılma kararı verilmesini ayrıca kararın tescil ve ilanını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı görülmüştür. Dava, davacının haklı sebeple davalı şirket ortaklığından çıkarılması talebine ilişkindir. Limited şirketlerde ortakların tek yanlı iradeleriyle şirketten ayrılmaları kural olarak mümkün değildir. Bunun için ortağın çıkma iradesinin bir hukuki temele dayanması gereklidir. Bu temel 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesi gereğince ya esas sözleşmesel ya da kanuni olabilir. Başka bir deyişle bu temel, ya şirket sözleşmesinin ortağa şirketten tek yanlı irade ile çıkma hakkı veren bir hükmü ya da kanunun ortaklara belirli koşullarda çıkma hakkı tanıyan düzenlemesidir.
Limited şirkette ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyan bir diğer durum ise 6102 sayılı Kanun'un 638/2 nci maddesinde yer alan “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” şeklindeki düzenlemedir.
Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Böylece ortaklar, esas sözleşmede şirketten çıkma hususu düzenlenmiş olsun ya da olmasın şirketten çıkmalarını haklı gösterecek bir sebebin varlığı hâlinde her zaman bu hakkı kullanabileceklerdir.
Kanunda çıkma davası açılabilmesi için mevcut olması gereken haklı sebeplerin ne olduğu örnekseme yoluyla dahi olsa sayılmamıştır. Haklı sebepler somut olayın niteliğine göre belirlenecek olup bu sebepler şahsi yahut maddi nitelikte olabilir. Önemli arz eden husus, haklı sebeplerden dolayı ortaklık ilişkisinin çıkma isteyen ortak yönünden çekilmez hâle gelmiş olmasıdır. Zira hiç bir ortaktan haklı nedenlerle çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2015, s. 561). Aksi hâlde, ortak, onu ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında şirkette kalmaya mahkum edildikten başka, şirketten ayrılmasını gerektiren sebepler doğduğu hâllerde de şirketten ayrılamaz duruma düşürülür (madde gerekçesi).
Haklı sebep şirketin yönetimine, ticari faaliyetlere, şirketin ekonomik durumuna, ortağın diğer ortaklarla kişisel ilişkilerine ilişkin olabilir. Ayrıca haklı sebep ortağın kendisi yanında şirket tüzel kişiliğinden yahut diğer ortaklardan da kaynaklanmış olabilir.
Ancak burada önemle belirtilmelidir ki; çıkma davası açan ortağın haklı sebeplerin oluşumuna bilerek ve isteyerek yahut ihmal suretiyle katkı sağlamış olması durumunda bu sebeplere dayalı çıkma davası açması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık teşkil eder.
Burada önemli olan husus; ortaklık ilişkisinin ve şirket sözleşmesinin dürüstlük kuralına göre devam edebilmesinin çıkma isteyen ortak bakımından imkânsız hâle gelmesidir (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara, 2014, s. 2247. Mustafa Yasan, Şirketler Hukuku Şerhi, Editör Kemal Şenocak, Cilt IV, Ankara, 2022, s. 4958, 4959. Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, Bursa, 2013, s.765).
Genel Muhasebe ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı (ticaret) bilirkişisi tarafından alınan 16/04/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; şirketin herhangi bir kar payı elde edememesi ve hiç kar payı dağıtmaması, gayri faal hale gelmesi, şirketin adresinde bulunamaması, ticari defterlerini incelemeye sunmaması, şirketin son üç yıl içinde toplantı yaptığına ve genel kurul kararı aldığına ilişkin bir veriye rastlanmaması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının haklı nedenle ortaklıktan çıkma şartlarının gerçekleştiğini ancak somut olayda davacının çıkma payının hesaplanması yerine TTK. m. 636/2 hükmü de dikkate alınarak şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davalı şirketin gayri faal hale geldiği, kar elde edemediği ve kar payı dağıtmadığı, şirketin adreste bulunmadığı, ticari defterlerini ibraz etmediği ve davacının ortaklıktan çıkması için haklı nedenlerin oluştuğu mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1000, K. 2025/618, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama