KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/354 Esas
- Karar no
- 2026/24
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/05/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/01/2026
Karar Metni
1.123 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 13/11/2017 tarihinde müvekkil İdareye müracaat edilerek; ... İlçesi ... Mahallesi, ...
Bulvarı, No: 166 adresi Dük:1 adresinde bulunan bağımsız bölüm için su aboneliği talebinde bulunulduğunu, davalının talebi üzerine idare tarafından davalı ile karşılıklı olarak ... mukavele numaralı abonelik sözleşmesi ihdas edildiğini, sözleşme aktif olarak devam ediyor iken, ilki 04/08/2021 tarihli fatura olmak üzere, bu tarihten itibaren tanzim edilen çok sayıda faturanın ödenmediğini, söz konusu abonelik sözleşmesinin müvekkili idarece 01/12/2021 tarihinde borçtan dolayı iptal edildiğini, davalı / borçluya, ödenmemiş olan faturaların ödenmesi,
aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceği hususunda ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen, davalının ihtarnameye kayıtsız kaldığını, davalı / borçlunun bu kayıtsızlığı üzerine müvekkili idare tarafından icra (MT5) takibi başlatıldığını, takibe, borçlu tarafından itiraz edildiğini, izah edildiği üzere müvekkili idarenin alacağının tahsili amacıyla yine belirtilen icra dosyası ile borçlu aleyhinde MTS yoluyla takip yapıldığını, borçlunun süresi içerisinde borçlu olmadığını iddia ederek; takibe, borca ve zamanışımına itiraz ettiğini, bu sebeple takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, şöyle ki;
müvekkili idarenin alacağı davalı/borçlu ile idare arasında akdedılen abonelik sözleşmesine dayanmakta olup, takip tarihi itibariyle ödenmemiş faturalar ve türm ferileri ile birlikte davalı/borçlunun idareye toplamda 4.099,63 TL borcu bulunduğunu, müvekkili idare ...
3305 sayılı yasa ve değişik 2560 sayılı yasa ile Büyükşehir Belediyesinin sınırları içinde ve mücavir alanlarda su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulduğunu, Kuruluş Kanunu'nun 13. maddesinde idarenin gelirlerinin sıralandığını, su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık abonelerden ücret alınması hususu bu kapsamda idare geliri olarak öngörüldüğünü, yine 2560 sayılı Kuruluş Kanunu' nun 23. maddesi hükmü gereği su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılması,
çevreyi kirletmeyecek önlemlerin alınması ve aldırılmasıyla ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre saptanacağı ile bu şekilde saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceğini belirlemek üzere Tarifeler Yönetmeliği hazırlandığını, davalı adına tahakkuk ettirilen ve takibe konu olan bedellerin tamamı anılan Tarifeler Yönetmeliği kapsamında tespit edildiğini, görüldüğü üzere davalı tarafin borcun dayanaksız olduğu yönündeki beyanlarının hiçbirisinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkili idarenin Su ve Kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmak isteyen her kişi veya kuruluş, kanun gereği,
müvekkili idareye müracaatla mukavele imzalamakla yükümlü olduğunu, nitekim bu husus YHGK'nun 20.12.2000 tarih, 2000/3-1803 E ve K. sayılı ilamında açıkça ifade edildiğini, Tarifeler Yönetmeliği'nin 16. maddesinde, .... 'nin su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan her abonenin tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunların nihai bertarafı ve uzaklaştırılması için “Kullanılmış Suları Uzaklaştırma Bedeli'ni (KSUB)” ödemekle yükümlü olduğunun belirtildiğini, davalı / borçlu, ... no'lu mukavelenin abonvetüketici tarafını teşkil etmesinden hareketle dava konusu borçtan abone sıfatıyla sorumlu olduğunu,
davalı borçlunun sadece takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve yersiz bir şekilde takibe itiraz ettiğini, bu itiraz kamu hizmeti gören müvekkili idarenin verdiği hizmetin bedelini alamaması veya geç alması nedeniyle hizmetlerin aksamasına neden olduğunu, bu nedenle haksız ve mesnetsiz itirazın iptalinin gerektiğini, öte yandan dava konusu alacak su bedeli (vergiler dahil) ve gecikme zammından müteşekkil olduğundan likit olduğunu, dolayısıyla borçlu likit bir alacağa karşı itirazda bulunmuş olduğundan iş bu itirazı haksız olup % 20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini,
haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun % 20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalının 28/08/2020 tarihinde davacıya abonelik iptal başvurusunda bulunduğunu, abonelik konusu yer, icra yoluyla davalı tarafından tahliye edildiğini, tahliye edilen yerin mühürlü olduğunu, su tüketiminin mümkün olmadığını, davalının cebri icra ile bulunduğu yerden çıkartıldığını dükkana girme imkanının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Merkezi Takip Sistemi ... esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki .... mukavele numaralı Su Aboneliği Sözleşmesi gereği, davalı tarafça ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla MTS İcra Dairesi .... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Merkezi Takip Sistemi ... esas sayılı dosyası takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 4.099,63-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememize ibraz edilen 13/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle,
...'nin dava konusu ... numaralı sözleşmesi için 27/04/2022 takip tarihindeki alacakların 3.683,71-TL, buna göre ... alacağı olarak talep edilen ile tarafımdan hesaplanan bedelin aynısı, gecikme cezası 387,87-TL olduğu, buna göre ... gecikme cezası alacağı ile hesaplanan gecikme cezası arasında 28,21-TL fark bulunmadığı, farkın davalı lehine olduğu, ancak farkın küçük bir değer olmasına rağmen talebe bağlılık ilkesi göz önüne alındığında hesaplamaların mekanik olarak yapılmasına rağmen ...'nin takip tarihi itibariyle alacağının 3.683,71-TL asıl alacak, 415,92-TL gecikme cezası 4.099,63-TL üzerinden yürütülmesi görüş ve kanaati bildirilmiştir.
İncelemeye sunulan defter ve belgeler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, Davacının işyerinde ...'ye abone olmadan sayaçlı da olsa su kullanmasının ...
Tarifeler Yönetmeliği'nin 45. Maddesi gereğince kaçak su kapsamında bulunduğu, dosya kapsamında bulunan kira sözleşmesi ile davalının, dava konusu kullanımın yapıldığı taşınmazda kiracı olarak bulunduğu, davalı tarafından her ne kadar tahakkuk edilen borcun kendisine ait olmadığı iddia edilmiş ise de, kendi beyanı ile de sabit olduğu üzere davalının davaya konu iş yerine ait aboneliğin feshi için 28/08/2020 yılında müracaat ettiği ve buna göre aboneliğinin feshedildiğini ispat edemediği anlaşılmış olup davacının,
dava konusu faturaya dayalı alacağının sübut bulduğu sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/354, K. 2026/24, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama