KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/480 Esas
- Karar no
- 2025/919
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/05/2025
- Karar yazım tarihi
- 22/10/2025
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ...... Bankası ..... Şubesine ati, keşidecisi ..... Otomotiv İnşaat ve Yakıt Tic. Ve San. Ltd. Şti. ve .... İnş.Oto Loj. Tic. Ltd.
Şti adına kesilen 31/01/2024 keşide tarihli 500.000,00 TL bedelli ..... seri numaralı, 31/01/2024 keşide tarihli 500.000,00TL bedelli ..... seri numaralı ve 31/01/2024 keşide tarihli 500.000,00 TL bedelli ..... seri numaralı toplam 3 adet çek müvekkili şirket elinde iken zayi olduğunu, zayi olunan çekler hakkında Çanakkale ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin .....
Esas sayılı çek iptali davası ikame edildiğini, çeklerin bedelinin ödenmesine ilişkin tedbir kararı verildiğini ancak 01.02.2024 tarihli tensip zaptı ile çeklerin .... Otomotiv İnşaat Ticaret Limited Şirketi tarafından 26.12.2023 tarihinde takas suretiyle ..... bank .....
Şubesine ibraz edildiği, zaiya uğramadığının tespit edildiği anlaşılmakla talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, çekler hakkında verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verilerek çeklerin ödenmesine neden olunduğunu, mahkemece her nasılsa çeklerin arkasındaki cironun kim tarafından imzalandığı tespit edilmeden sanki müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmış olduğu kabul edilmiş ve çekleri tahsile veren .....
Otomotiv Şirketi sanki iyiniyetli haklı hamil gibi davranıldığını, oysa anılan karar tamamen hukuk dışı olduğunu, müvekkilinin elinden çeklerin rızası hilafına çıktığı ve zayi olduğu kesin olduğuna göre öncelikle bu çeklerdeki ilk cironun kim tarafından yapıldığının tespiti gerekeceğini, hem davalı hem de davalı şirket yetkilisi olan ..... aynı zamanda müvekkilinin vekaletle işlerini yürütmüş olmasına rağmen kendisine verilen vekalette kesinlikle çek imzalama yetkisi bulunmadığını,
davalı şirket yetkilisi olan ..... 'in abisi olan ..... müvekkili şirket yetkilisi olan .....'ı bu çeklerin tedbiren durdurulmasından ötürü tanıkların huzurunda tehdit ettiğini, tehdit yeterli olmamış ayrıca 31.01.2024 tarihinde ..... otelde ..... ve yanındaki arkadaşına otel asansöründe 4 el silahla ateş ettiğini, müvekkili şans eseri olaydan yara almadan kurtulduğunu, buna ilişkin soruşturma halen Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığında yürütüldüğünü beyanla dava konusu 3 adet çek bedeli olan 1.500.000,00 TL'nin 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini,
davalıların mal varlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir.
Dava, 31.01.2024 tarih, ...... seri numaralı, 500.000,00TL bedelli çek, 31.01.2024 tarih, ..... seri numaralı, 500.000,00 TL bedelli çek, 31.01.2024 tarih, ...... seri numaralı, 500.000,00TL bedelli çeklerin davalıdan istirdadına ilişkin olduğu, dava tarihinin 26/05/2025 olduğu tespit edildi.
Mahkememiz tarafından hazırlanan 01/10/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekiline; "Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin 1 Haftalık Kesin Süre içerisinde sunulması, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği hususu" ihtar edildiği, ihtarlı kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmediği görüldü.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4.üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, huzurdaki dava da 26/05/2025 tarihinde açılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı vekiline 01/10/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında ihtarlı kesin süre verildiği, ihtarlı kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmediği, çek istirdadı davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip...... · e-imzalıdır Hakim..... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/480, K. 2025/919, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama