KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/104 Esas
- Karar no
- 2025/551
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/07/2025
Karar Metni
1.190 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Gerçekte karşılığı olmayan takibe dayanak senet üzerinde bir de kanuna aykırı olarak evrakta müvekkilin rızasına ve bilgisine hilafen tahrifat yapılarak takibe koyulduğunu, 30.000,00 EURO'luk senedin bedelsiz olduğunun kesin olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır zorla inşa ettirdiği haline münasip evinin hacizli olması nedeniyle her an satışa çıkarılabileceğini, bu icra takibinden etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu, söz konusu takip sebebi ile tüm mal varlığını dahi kaybetmekle karşı karşıya olduğunu,
bu nedenlerle hukuka aykırı senet ile yapılan takibin iş bu dava sonuçlanıncaya kadar telafisi güç zararlara sebebiyet vermemesi açısından durdurulması gerektiğini, Bakırköy ... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyalarının teminatsız olarak tedbiren durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini , müvekkilinin, teminat kaydıyla davalıya boş olarak verilen icra takibi dayanağı senet hakkında, yani kira borçları nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalı taraf aleyhinde % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve müvekkilinin mağdur olmaması için icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle:Davacının ileri sürdüğü gibi, senetlerin teminat amaçlı verildiğine dair bir kayıt bulunmadığını, kambiyo senetlerinde teminat kaydı bulunmuyorsa, bu tür iddiaların kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının çelişkili davranışının bir yandan borçlarını ödemediği halde, diğer yandan borçların teminatı olan ipotek kaydının kaldırılmasını talep ettiği, bu davranışının hukukun temel ilkelerinden olan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kişinin bir hakkın sağladığı korumadan yararlanırken aynı hakkın gerektiği yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini, davacının,
borçlarını ödemeden ipoteğin kaldırılmasını istemesi çelişkili davrandığını, davacının Bakırköy .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün .... Esas Sayılı dosyasında senetlerde tahrifat yapıldığını ve sonradan doldurulduğunu yine iş bu mahkemede sunduğu tüm delillerle iddia ettiğini ancak iddialarının asılsız olduğunu, somut bir delille ispatlanmadığını ,davacı tarafça takibin durmasına yetecek yasal hiçbir gerekçe gösterilmemesine rağmen;
mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilemeden tedbir talebinin kabul edildiğini, tarafın tedbir talebinin asılsız ve kötüniyetli olmasına rağmen mahkemece kabul edilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacının tamamen haksız olarak süre kazanmak kastıyla iş bu davayı açtığını, sonuç olarak davanın reddine, müvekkilinin dava konusu senetlere dayalı alacaklarının icra takibine konulmasının hukuka uygun olduğunun tespitine, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacının takibe itiraz ettiği, tarihten başlamak üzere işleyecek en yüksek mevduat faizi ile davalıya ödenmesine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde icraya konu 24/12/2021 keşide tarihli, 30/09/2023 vade tarihli, 30.000 Euro bedelli, keşidecisinin davacı, lehdarının davalı olduğu, alacaklının 2025 yılı içerisinde borçludan tahsil edilmesi amacıyla toplamda 82.238,66 Euro tutarında alacak ve 4.700-TL vekalet ücretine ilişkin ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, icra takibine konu bononun bedelsiz olduğu iddiası ile davalı aleyhine açılan menfi tespit davasıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.
Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). Senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, davacının tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/1. maddesi "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir." şeklindeki düzenlenmiştir. Davacı taraf icra takibi başlatıldıktan lehtar aleyhine İİK 72/1.maddesi uyarınca menfi tespit davası açmıştır.
Menfi tespit davalarında her ne kadar ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olsa da söz konusu ilişkinin kambiyo ilişkisi kapsamında olması halinde ispat yükü davacıya geçmektedir. Zira hukukumuzda kambiyo senedinden kaynaklı alacak illetten mücerrettir yani başka bir deyişle sebepten soyuttur. Nitekim uyuşmazlığımız kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup, artık burada ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerindedir.
Somut olayda davacı, takibe konu kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasına dayanmış olup, bu konudaki ispat yükünün davacı üzerinde olduğu dikkate alınarak taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında, davaya konu kambiyo senedinin konu olduğu akdedilmiş iki yazılı belgenin bulunduğu, bu belgelerde şahit olarak ...'ın isminin geçtiği anlaşılmakla bu kişinin mahkememizce dinlenmesine karar verilmiştir. Tanık beyanında özetle, davalının davacıya 27.12.2021 tarihli protokole konu 30.000,00 Euro'nun 15binini elden verdiğine şahit olduğunu beyan etmiş, geri kalan kısma ise verilip verilmediğine ilişkin görgüsünün olmadığını beyan ettiği, fakat davacının "bana protokole konu bütün borç verilmesi düşünülen paralar tamamı ile verilmeden senet vermem, zira ben borca karşılık zaten ...'a ipotek verdim, dolayısıyla senet vermem için protokole konu paranın kalan bakiyesinin de bana verilmesi gerekir " dediğine şahit olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen 24.12.2021 tarihli protokol incelendiğinde, davalının davacıya 20.01.2022 tarihine kadar 30.000,00 EURO borç vereceğinin, bunun karşılığında ise davacının davalıya 30.000,00 EURO'luk senet vereceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Söz konusu protokoller ile yine protokollerde adı geçen tanık ...'ın beyanları dikkate alındığında, davalının protokoller kapsamında davacıya dava konusu senetten kaynaklı 30.000,00 EURO borç para verdiği, davacının söz konusu paranın tamamını aldıktan sonra davalıya senet düzenleyerek verdiği konusunda mahkememiz nezdinde kanaat oluştuğu, zira bu hususu hem tanık beyanlarının hem de 24.12.2021 tarihli protokol kapsamının desteklediği, tarafların söz konusu protokol kapsamında karşılıklı yükümlülük altına girdiği,
söz konusu protokole göre ilk edimin davalı tarafça yerine getirilmesi gerektiği, söz konusu senedin düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında hem hayatın olağan akışı gereği hem de protokol hükümleri bir arada değerlendirildiğinde davalının parayı davacıya verme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiği kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafça paranın kendisine verilmediği iddia edildiğine göre bu aşamadan sonra aynı kuvvette deliller ile iddiasını ispatlamak durumunda olup, söz konusu protokol hükümlerini, senedin bedelsiz kaldığı iddiasını ve dinlenen tanık beyanını bertaraf edecek şekilde kuvvetli delil dosyaya sunulamadığından ispat yükü kendi üzerinde olan davacının iddiasını ispatlayamadığı, "tevehhüme itibâr edilemez" kuralı gereği (soyut nitelikte olan beyanlara değer verilemez-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye), beyanların soyut nitelikte kaldığı anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/104, K. 2025/551, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama