KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/1056 Esas
- Karar no
- 2025/104
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/02/2025
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçeside;müvekkil şirket tarafından davalı borçluya;03/07/2023 tarihinde ''Muhtelif Ölçülerde Traverten 256.250,00 TL, muhtelif ölçülerde traverten 56.250,00 TL, traverten 15.000,00 TL, gri patlatma 11.250,00 TL, 04/07/2023 tarihinde muhtelif ölçülerde traverten 7.500,00 TL, traverten 16.250,00 TL içerikli mal ve hizmetler verildiğini, düzenlenen faturaların davalıya gönderildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmeyerek,
ticari defterlerine işlenmiş ve fakat aradan uzun bir zaman geçtikten sonra söz konusu faturalara ilişkin davalı tarafından iade faturası düzenlendiğini, bu iade faturasını müvekkilinin kabul etmediğini, davalı tarafın tüm uyarılara rağmen borcunu ödemediğini, hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından yapılan Küçükçekmece İcra Müd.'nün ....
Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde:Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas dosyası ile müvekkiline fatura alacağına istinaden haksız olarak icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyasından müvekkiline Örnek No 7 icra ödeme emri gönderildiğini, usulüne uygun tebligat yapılmamasına rağmen açılan takibin hukuka aykırı olarak kesinleştiğini, müvekkilinin 17/10/2023 tarihinde kendisinin dosyada alacaklı taraf olarak gözüken şirketin vekili tarafından aranması üzerine söz konusu icra dosyasından haberdar olduğunu, tebligatın usulsüz olması ve hukuka aykırı işlem tesis edilmesi akabinde tarafımızca usulsüz tebligata ilişkin olarak Küçükçekmece ...
İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı dosya ile şikayet/dava yoluna gidilmiştir.
Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde tebligatın usulsüz olduğu tespit edilmiş ve davamızın kabulüne 08/12/2023 tarihinde karar verildiğini, henüz kesinleşmediğini, davanın esastan reddine, müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi ve dava başlatan takip alacaklısı davacı şirket aleyhine takibe konu alacağın %40'ı oranında (%20’sinden az olmamak üzere) kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce ...'ün tacir araştırmasının yapılması için Avcılar Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
HMK'nın 2. maddesine göre;
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, uyuşmazlık konusunun TTK'nın 4. maddesi kapsamında sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, yapılan araştırma neticesinde davalının tacir olmaması nedeniyle taraflardan hepsinin tacir olmadığı dikkate alınarak uyuşmazlığın nispi ticari dava türüne girdiği de söylenemeyecektir. Dolayısıyla HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1056, K. 2025/104, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama