KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/1059 Esas
- Karar no
- 2025/515
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/07/2025
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete mal ve
hizmet satışı yaptığını, faturalar düzenlediğini, davalı şirketin faturalara konu mal ve hizmetleri
almasına rağmen borcunu ödemediğini, davalının borcunu ödememesi nedeniyle
Küçükçekmece İcra Dairesinin .... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını,
davalı tarafın borca itiraz ettiğini, davalı tarafın takip tarihi itibariyle müvekkiline 115.858,20
TL asıl alacak, 17.673,93 TL ticari temerrüt faizi borcu bulunduğunu, takibe konu alacakların
müvekkilinin davalı tarafa düzenlemiş olduğu e-faturalara dayandığını, fatura alacaklarına
ilişkin TTK’nın 1530. maddesinde ihtarsız temerrüdün kabul edildiğini belirterek, fazlaya
ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla takibe konu edilen asıl alacağın tamamı olan
115.858,20 TL yönünden, işlemiş faizin şimdilik 100,00 TL'lik kısmı yönünden itirazın iptaline
ve takibin devamına, takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkâr
tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 115.858,20 TL asıl alacak ve 17.673,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 133.532,13-TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu edilen cari hesap ve faturadan kaynaklı davacının davalı şirketten alacaklı olup olmadığı hususlarının tespitinden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''....1- Davacının 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik
ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği,
envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı,
2- Davacının 24.10.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 115.858,20 TL alacaklı olduğu,
3- Davalı vekili 27.03.2025 günü saat 10:15’te duruşma salonunda yapılan incelemede hazır
olmadığından ve herhangi bir belge sunmadığından ticari defter ve kayıtlar üzerinde
inceleme yapılamadığı,
4- Davacının Form Bs içeriğinde davalı adına düzenlenmiş KDV hariç 155.348,50 TL tutarında
6 adet satış faturasını bildirdiği, buna karşılık davalının Form Ba içeriğinde davacı tarafından
düzenlenmiş KDV hariç 155.348,50 TL tutarında 6 adet alış faturasını bildirdiği, netice
itibarıyla davacının 2024 yılına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin birbirleriyle
uyumlu olduğu,
5- Davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında
herhangi bir bilgi ve belge yer almadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş
faiz talep edip edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.....'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,
davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 115.858,20 TL tutarında alacağı olduğunun sabit olduğu, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı,
HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak asıl alacağı yönünden davasını ispat ettiği, davalı tarafı temerrüde
düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmadığından davalı tarafın icra takibi başlatılmadan önce temerrüde düşürülmediğinin anlaşıldığı ve bu nedenle davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptaline, işlemiş faiz talebi yönünden reddine, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1059, K. 2025/515, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama