KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/1086 Esas
- Karar no
- 2025/33
- Dava
- İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/02/2025
Karar Metni
1.074 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçeside; .... San ve Tic. Ltd şti. Tarafından ekonomik sınıntı nedeni ile ...'dan borç para istendiğini, ... 'a ait ... bank .... iban numaralı hesabından ... San ve Tic. Ltd şti. Nin .... iban numaralı hesabına 14/07/2023 tarihinde 589.000. Tl borç para gönderildiğini, .... San ve Tic. Ltd şti.
Tarafından paranın uzun süre iade edilmediğini, görüşmeler neticesinde 26/03/2024 tarihinde 60.000.Tl iade yapıldığını, ancak bakiye kısmın ödenmediğini, bunun üzerine Bakırköy ... Noterliği 24/04/2024 tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bakiyenin ödenmesi talep edildiğini, ... San ve Tic. Ltd şti. Ne ihtarname 26/04/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğe rağmen ödeme yapılmadığını ve Bakırköy ...
İcra Dairesi .... esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalı tarafından borcu olmadığı iddiası ile takibe itiraz edildiğini, borçlunun kötü niyetli olarak borcun ödenmesini geciktirmek amacıyla hareket ettiğini, davalı ile anlaşmak amacıyla Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... arabuluculuk numaralı ... büro dosya numaralı arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının zaman kazanmak amacı ile kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, istenen faizin yasal faiz olduğunu ve fahiş olmadığını, davalıya paranın gönderildiği banka kaydı ile sabit olduğunu,
icra takibinden öncesine yönelik olarak bir faiz talebi bulunmadığını, borçlunun tamamen zaman kazanmak amacıyla hareket ettiğini, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, %20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılam masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ile davacı arasında her hangi bir ticari ilişki bulunmadığını, şirket olan müvekkili ile davacı arasında herhangi bir şekilde alışveriş yapılmadığını, müvekkili şirketin davacıya bir borcu da bulunmadığını, kötüniyetli takip yapan davacının yüzde 20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce davacının tacir araştırmasının yapılması için Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
HMK'nın 2. maddesine göre;
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, uyuşmazlık konusunun TTK'nın 4. maddesi kapsamında sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, yapılan araştırma neticesinde taraflardan hepsinin tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava türüne girdiği de söylenemeyecektir. Dolayısıyla HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1086, K. 2025/33, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama