KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Esas no
- 2024/288 Esas
- Karar no
- 2026/234
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 29/04/2026
Karar Metni
2.067 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Bakırköy ... İcra Dairesi’nin ..../.....
E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin kendilerine tebliğ edildiğini, 1 yıllık süre içerisinde işbu davanın açıldığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini, borçlunun her ne kadar icra takibinde borca itirazla birlikte yetkiye de itiraz etmişse de bu itirazın mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, borçlunun şirket merkezinin “.. ........
Mah. .... Sok.
No: .../. .... /.......” adresi olduğunu, icra takibinde Bakırköy İcra Daireleri'nin yetkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin ticari alım-satımdan kaynaklı olarak davalıdan cari hesap alacaklısı olduğunu, cari hesap alacağı kapsamında başlatılan icra takibine davalı tarafından yersiz ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yıllara dayanan ticari alım-satım ilişkisi söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin, davalıya verilmiş olan mallara istinaden 53 adet fatura ikame ettiğini,
müvekkili şirket tarafından borçluya satış faturaları düzenlendikten sonra borçlu tarafından müvekkili şirkete fatura içeriğine herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi fatura bedeli ödemelerinde yapılmadığını, ödenmeme üzerine cari hesap ekstresindeki borç bakiyesi olan 61.945,00 TL alacağın tahsili için 03.08.2024 tarihinde Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ...../....
E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, 08.08.2024 tarihinde borca itiraz edildiğini, davalı borçlunun borcunu ödememek amacıyla mesnetsiz olarak ayıp iddiası ileri sürdüğünü, ve hukuka aykırı olarak müvekkili aleyhine yansıtma faturası düzenlediğini, işbu hukuka aykırı iddialara ve faturaya kendilerince itiraz edildiğini, müvekkili şirketin davalı borçludan cari hesaptan kaynaklı borcunu ödemesi için sözlü ve yazılı olarak talepte bulunulduğunu, fakat davalı borçlunun ödeme taleplerini yanıtsız bıraktığını, taraflar arasında görüşmeler devam ederken davalı tarafından keşide edilen Çorlu .....
Noterliği’nin 05.07.2024 Tarih ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkili şirkete hukuka aykırı ve mesnetsiz olarak ihbar ve ihtarda bulunulduğunu, borçlunun itirazında kötü niyetli olması sebebiyle icra inkar tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..../....
E. Nolu dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Bakırköy .... İcra Dairesi ...../.....
E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraza ilişkin açılan eldeki itirazın iptali davasının kötü niyetli açıldığını, öncelikle yetki ve görev itirazında bulunduklarını, müvekkilinin esnaf sınırında olduğunu, dolayısıyla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri yerine Asliye Hukuk Mahkemeleri olması gerektiğini, zamanaşımı itirazı bulunduğunu, davacının müvekkilinin siparişine uygun bir biçimde ifada bulunmayarak ayıplı ifa yaptığını, ürünün davacı tarafından ne şekilde ifa edilmesi gerektiğini, taraflar arasında teamül haline gelip davacının bu hususa aykırı davrandığını, müvekkilinin davacı şirket ile yıllardır çalıştığını,
kendisinden birçok kez aynı nitelikte boyadan sipariş verdiğini, bu hususun taraflar arasındaki ticari defter kayıtları ile de ortaya çıkacağını, davacı tarafın sadece faturaya konu işbu ürünler bakımından daha önceki satmış olduğu ürünlerden farklı olarak ürünün formülünü değiştirdiğini ve ürünün içerisinde "......." maddesinin oranını arttırarak ve uzun süredir aralarında yapmış oldukları ticarete aykırı bir şekilde köklü bir değişiklik yapmış olmasına rağmen bu hususu müvekkiline bildirmediğini, boyadaki bu ayıbı müvekkilinin önceden fark etmesinin imkanı olmadığını,
boyadaki ayıp kullanım esnasında da ortaya çıkacak cinsten/kullanım kaynaklı olmadığını, gizli ayıp niteliğinde olduğunu, gizli ayıbın alıcıdan beklenecek ölçüdeki olağan gözden geçirme ve muayeneyle ortaya çıkmayan ayıp olduğunu, fatura konusu ürünlerin gizli ayıplı olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi anlamda birçok zarara uğradığını, belirtilen tüm nedenlerden dolayı davacının tüm iddialarının reddi ile davanın reddine karar verilmesini, hukuka ve hakkaniyete aykırı Bakırköy ....
İcra Dairesi ...../...... e. dosyasından başlatılan takibin iptaline, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..../...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 61.945,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu cari hesap ekstresi nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve tekstil mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "...Tarafların huzurunda yapılan incelemede ayıplı olduğu iddia edilen 13.800 adet
siyah renkli kordon cinsi eşya tespit edildiği, kordonlarda kullanılan uçlama boyasının malzemeden beklenilen formaldehit
16 mg/kg test değerlerini karşılamaması nedeniyle, incelenen siyah renkli
kordon cinsi eşyaların ayıplı olduğu, ayıbın test uygulaması ile tespiti
mümkün olduğundan gizli ayıp olduğu, oluşan zararın siyah renkli kordon cinsi eşyalar yönünden 14.408,50 TL, test
ücretleri yönünden 15.140,03 TL olduğu, davacı vekilinin “ayıba konu olduğu ileri sürülen ve teste tabi tutulduğu belirtilen
ürünlerin Müvekkil Şirket’ten satın alınan boyalardan imal edilip edilmediği
bilinmemektedir” beyanı yönünden; davalı taraftan inceleme sırasında “boya malzemesi ve/veya boya malzeme
kutusu” talep edildiği, beyanında “boyaların kullanıldığı veya beklediğinde
bozulduğundan atıldığını” belirttiği, kordon üzerine uygulanmış boya
malzemesinin davacıya ait olup olmadığı hususunda teknik yönden ayırt edici
bir test bulunmadığından değerlendirme yapılamadığı, davacının 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin
açılış tasdikinin ve yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde
yaptırıldığı, 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak
elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni
süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davalının 2022 ve 2023 yıllarında işletme hesabı defteri tuttuğu, 2024 yılına
ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda
tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği,
envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davacının 05.08.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 61.945,20 TL alacaklı
olduğu,
- Davalının 05.08.2024 takip tarihi itibarıyla davacıdan 156.433,36 TL alacaklı
göründüğü, taraflar arasındaki cari hesap farkının, davalı tarafından davacıya düzenlenen
............. no.lu 218.377,96 TL tutarlı yansıtma faturasından
kaynaklandığı, tarafların 2023 yılına ilişkin Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle örtüştüğü, 2024
yılına ilişkin Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olmadığı, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede temerrüt halinde uygulanacak faiz
ile ilgili bilgi olmaması, cari hesap kayıtlarına göre taraflar arasında vade farkı
veya faizin daha önce talep edilmemesi nedeniyle davacının TTK 1530. maddeye
göre işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin
takdirinde olduğu,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları kapsamında değerlendirme yapmak üzere dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup 28/06/2025 tarihli ek raporda özetle "...Kök raporda ulaşılan görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik bulunmadığı,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememiz dosyası davalı defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle faturaya konu ürün cinsinden başka bir firmadan daha satın alınıp alınmadığı hususunda değerlendirme yapmak ve davacı firmanın uçlama boyası satımı konusunda tekel firma niteliğinde olup olmadığı hususunda araştırma yapmak ve ek rapor tanzim etmek üzere dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/11/2025 tarihli ek raporda özetle; "...Uygulama tekniği (daldırma boyama) referans alınarak yapılan piyasa
araştırması ile davacı firmanın uçlama/daldırma boyası konusunda tekel
firma niteliğinde olmadığı, davalının dava konusu ürünü sadece davacıdan tedarik ettiğine yönelik
iddiasının ispata muhtaç olduğu,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememiz dosyası davalı vekilinin sunduğunu beyan ettiği ve itiraz dilekçesi ekinde yer alan belgeler doğrultusunda değerlendirme yapmak ve ek rapor tanzim etmek üzere dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 19/02/2026 tarihli ek raporda özetle; "...
Davalı tarafın heyet 2. ek raporuna yönelik itirazlarının daha önce ileri sürdüğü
beyanların tekrarı mahiyetinde olduğu, heyet ek raporunda ve heyet 2. ek raporunda
itiraz edilen konulara yer verilerek gerekçeli değerlendirmelerin yapıldığı ve itirazlar
doğrultusunda bilirkişi heyet görüşünün değiştirilmesini gerektirir yeni, somut ve
denetlenebilir bir olgu sunulmadığı kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, önceki heyet
raporlarında varılan sonuç ve kanaatlerin aynen korunduğu değerlendirilmiş olup
nihai takdir Sayın Mahkemenize aittir...." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce davalı tanıkları dinlenilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
davacı tarafça taraflar arasındaki alım satım ilişkisi kapsamında alacağının alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile 61.945,20-TL alacaklı olduğu, davalı defter ve kayıtlarına göre ise davalının davacıdan 156.433,36-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, aradaki farkın davalı tarafından davacı adına düzenlenen ........... numaralı, 218.377,96-TL tutarlı yansıtma faturasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davalı taraf davacıdan satın almış olduğu uçlama boyası malzemesinin ayıplı olduğundan bahisle işbu yansıtma faturasının düzenlendiğini beyan etmiş olup, taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu uçlama boyası malzemesinin ayıplı olup olmadığı hususunda Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafından incelemeye sunulan kordonlarda kullanılan uçlama boyasının malzemeden beklenilen formaldehit test değerlerini karşılamaması nedeni ile ayıplı olduğu ve ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacı taraf, davalı tarafça incelemeye sunulan kordonlarda kullanılan uçlama boyasının davacı şirkete ait boyalar olmadığını belirtmiş olup, davalı tarafın davacı şirketin uçlama boyası konusunda tekel niteliğinde olduğu ve bu nedenle bu itirazın dikkate alınmaması yönündeki beyanı doğrultusunda Mahkememizce bilirkişi heyetinden aldırılan 12/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı şirketin uçlama boyası konusunda tekel firma niteliğinde olmadığı tespit edilmiş olup, davalı tarafın itirazlarının dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ayıplı olduğu belirtilen ürünlerin kendilerine ait olmadığı yönündeki beyanı doğrultusunda davalı tarafın bilirkişi incelemesine sunmuş olduğu kordonlarda yer alan uçlama boyasını davacıdan satın aldığı uçlama boyası olduğunu, davacının bu konuda tekel firma olduğunu ispat ile yükümlü olduğu halde Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporlarında davacının bu konuda tekel firma olmadığının ve davalı tarafından sunulan kayıtlara göre davalının dava konusu ürünü yalnızca davacıdan tedarik ettiğine yönelik bir kayıt bulunmadığının tespit edildiği,
bu durumda davalının ayıplı ürünlerde kullanılan uçlama boyasının davacı şirketten satın aldığı uçlama boyaları olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla davacının davaya konu edilen 61.945,00-TL alacağının bulunduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında davaya konu edilen borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı,
bu durumda davacının davasını ispat ettiği, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ........ · ¸e-imza Hakim ....... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/288, K. 2026/234, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama