KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/416 Esas
- Karar no
- 2025/1016 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 23/09/2024
Karar Metni
2.633 kelime·13 dk okuma·2 bölüm
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 02.02.2023 günü saat 18.30 sıralarında ... Mahallesi ...
Yanyolu takiben seyretmekte olan şüpheli ...'ın sevk ve idaresindeki ...'ye ait ... plaka sayılı ... hat numaralı belediye otobüsü, .... otobüs durağına yaklaştığı esnada sağa yönelerek kaldırıma çıkması, yolcu bekleme alanında bekleyen yayalara ve durak alanında buluna diğer toplu taşıma araçlarına çarpması sonucu davacı müvekkili ....'nın eşi ve diğer iki müvekkilinin babası müteveffa ...'ın ağır yaralandığını ve 1 gün sonra 03.02.2023 tarihinde hastanede tedavi gördükten sonra vefat ettiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü birinci dereceden ve tam, asli kusurludur.
Nitekim dava konusu kaza ... plakalı otobüsün sürücüsü ...’ın 2918 sayılı K.T.K.’nun, Trafik Kazalarında Asli Kusur Sayılan Haller ve Sürücü Kusurlarının Tespit başlığı altında verilen 84. Maddesinin “f” fıkrasında belirtilen “Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” kusurunu işlediği,
.... plakalı otobüsün sürücüsü ...’ın uzun süre ile dikkatsiz ve yorgun biçimde araç kullandığı elektronik algılama sistemi ile tespit edilmiş olmasına rağmen sefere devam etmesine müsaade eden ve tedbir almayan işletenin sürücü ... ile birlikte ASLİ kusurlu oldukları ağır ceza dosyasında alınan rapor ile de tespit edildiğini, bu sebeple davalı sürcünün kazanın meydana gelmesinde birinci dereceden asli kusurlu olduğunu, Müvekkilleri ... , ... ve ...'nın tek geçim kaynağı olan murisin ölümüyle tamamen destekten yoksun kaldığını ve onun sağladığı tüm maddi olanaklardan da mahrum kaldığını,
müvekkillerinin müteveffa ...'nın hem maddi hem de manevi desteğinden ve hizmetinden mahrum kaldığını, maddi zararların tazmini amacıyla davalı ... SİGORTA A.Ş.
Ye 28.03.2024 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak iş bu başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkillerinin, murisinin ölümü üzerine eşini ve babalarını kaybetmelerinin kendilerine verdiği üzüntü ile büyük bir manevi çöküntü ve psikolojik bunalım içine girdiklerini, müvekkillerinin yaşadığı bu manevi zararın, sadece bir anlık değil, hayatlarının sonuna dek devam edecek ve her zaman üzerlerinde hissedecekleri, hiçbir zaman unutamayacakları, telafisi mümkün olmayacak nitelikte olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin duyduğu acı ve ızdırabın bir nebze olsun hafifletilmesi için müvekkili ... lehine 2.500.000,00TL,
... lehine 500.000,00-TL ve ... lehine 500.000,00TL olmak üzere toplam 3.500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... SİGORTA A.Ş. yönünden sigorta poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunması halinde sigorta poliçesinde yazılı miktarla sınırlı olmak üzere, sigorta poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunmaması halinde ise ...
SİGORTA A.Ş. hariç olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen Tahsiline, karar verilmesini, dava sürecinde davalıların kazaya karışan aracı satması ve adlarına kayıtlı malları kaçırması ve bu nedenle müvekkillerinin alacaklarını tazmin etme imkanı kalmaması durumu yüksek ihtimal olduğunu, ileride telafisi imkânsız zararların önlenmesi amacıyla öncelikle trafik kazasına karışan araca ve davalılara adına kayıtlı taşınır- taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız “ihtiyati tedbir” konulmasına karar verilmesini,
davacı müvekkilinin eş ve diğer müvekkilin babasının ölmesi ile birlikte maddi anlamda fazlası ile sıkıntı çektiklerini, dava neticesinde çıkacak harç ve giderleri karşılamakta zorlanacak olmaları sebebiyle adli yardım kurumundan yararlandırılması gerektiğini, neticede öncelikle davacı müvekkillerinin dava aşamasında doğacak olan masrafları karşılayamayacak olmaları sebebiyle adli yardım kurumundan yararlandırılmasına, dava sürecinde davalıların kazaya karışan aracı satması,
mallarını kaçırması ve bu nedenle müvekkillerinin alacaklarını tazmin etme imkanı kalmaması durumunun yüksek ihtimal olduğunu, ileri telafisi imkânsız zararların önlenmesi adına trafik kazasına karışan ... plakalı araca ayrıca sürücü ve araç sahibinin diğer taşınır-taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine “ihtiyati tedbir” konulmasına,
fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı ... için belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından şimdilik 200,00TL, ... için belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından şimdilik 200,00TL ve ... için belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından şimdilik 200,00TL'nin davalı sürücü ve davalı araç sahipleri yönünden olay tarihi olan 03.02.2023 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 28.03.203 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, müteveffa ...'nın eşi ... için 2.500.000,00 TL,
davacı müteveffa ...'nın kızı ... için 500.000,00 TL davacı müteveffa ...'nın kızı ... için 500.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... SİGORTA A.Ş. yönünden sigorta poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunması halinde sigorta poliçesinde yazılı miktarla sınırlı olmak üzere, sigorta poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunmaması halinde ise ...
SİGORTA A.Ş. hariç olmak üzere) diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen Tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde.
Söz konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, reddinin gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin yerleşim yerinin İstanbul Üsküdar olduğunu, taleplerin yetkisizlik sebebiyle reddinin gerektiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın veraset ilamını ve diğer eksik belgelerinin dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, rücu hususunun önem taşıması sebebiyle sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyetinin varlığı-alkol-uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının araştırılması gerektiğini,
müterafik kusur ve hatır taşıması indirimleri ayrı ayrı %20 den aşağı olmamak üzere uygulanması gerektiğini, manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, reddinin gerektiğini, müteveffa ve sigortalı aracın kusurunun ve bunun sonunda bir zararın oluştuğunun ispatlaması gerektiğini, ayrıca bu zararın miktarının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, neticede usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasına,
davanın görev yönünden reddine, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, ihtiyati haciz talebinin reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde her ne kadar ceza dosyasından alınan kusur bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sürücücünün asli kusurlu olduğunu ifade etmişse de kusura yönelik olarak alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, ceza dosyasında alınan kusur raporunun hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, davacı "Müvekkiller ... , ... ve ...'nın tek geçim kaynağı olan murisin ölümüyle tamamen destekten yoksun kalmış ve onun sağladığı tüm maddi olanaklardan da mahrum kalmıştır.
Davacı müvekkiller müteveffa ...'nın hem maddi hem de manevi desteğinden ve hizmetinden mahrum kalmıştır." denilerek davacılar bakımından maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise işbu taleplerin yersiz olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, huzurdaki davada da destekten yoksun kalma talebinde bulunan müteveffa kızları ... ve ...'nın destekten yoksun kalma talebinde bulunabilmeleri için evlenmemiş olup, ana babalarıyla aynı evde yaşamaları gerekmekte olduğunu, işbu hususların sayın mahkemece araştırılmasının gerektiğini, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu,
aksi kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet mahkemece davacılar lehine manevi tazminata hükmedilecek ise o halde takdir edilecek tazminat tutarları bakımından yüksek yargı kararlarında ifade edilen kriterlerin göz önünde bulundurularak karar verilmesini, ...
Sigorta A.Ş.'ye Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçede ihtiyari mali mesuliyet teminatının yer aldığını, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı iddialar üzerine ikame ettiği davasının reddi ile yersiz maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine, davanın Kasko Sigorta Poliçesini düzenleyen ....
Sigorta A.Ş.'ye ihbarına, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 20/05/2025 Tarih, ... Sayılı raporunda. "Dosya içerisinde bulunan trafik kazası tespit tutanağından kaza mahallinin yerleşim yeri içi olduğu, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gece, yolun eğimsiz düz olduğu, mahalde aydınlatmanın bulunduğu, hız limitinin 80 km/s olarak belirtildiği görülmüştür. Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasına sunulmak üzere dairemiz tarafından tanzim edilmiş olan 08/01/2024 tarihli rapordan sürücü ...'ın asli kusurlu, yayaların kusursuz olduğunun belirtildiği görülmüştür. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...
Soruşturma sayılı dosyasına sunulmuş olan 04/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun sürücü ...'ın doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kusurunu işlediği, araç işleteninin sürücü ... ile birlikte asli kusurlu olduğu şeklinde tanzim edildiği görülmüştür. Dosya tümüyle incelendi. Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosya evrak sureti içeriği, trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve Trafik İhtisas Dairesi raporu içeriği, mevcut veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kazanın yukarıda "OLAY" bölümünde anlatılan şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır. Mevcut verilere göre.
A) Davalı sürücü ... olay yerinde seyrini görüş alanını kontrol altında bulunduracak şekilde sürdürmesi, durak alanına emniyetli şekilde yanaşması gerekirken sevk ve idare hatasıyla yönetimindeki otobüsün yolun sağ tarafında bulunan kaldırıma çıkıp yayalara çarptığı olayda kusurludur. B) Müteveffa yaya ... otobüs durağının mevcut olduğu mahalde bulunduğu sırada kaldırıma çıkan otobüsün çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda. A) Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, B) Müteveffa yaya ...'in kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
" kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/08/2025 havale tarihli raporda; "Davacı ...’nın talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 3.025.094,754 TL olduğu; bu tutarın 1.200.000,00 TL için sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, 2) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 23.09.2024 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 02.02.2023 kaza tarihi ve faiz nev’inin avans faizi olduğu Yönündeki görüş ve kanaatim Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur. " sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacılar vekili 12/11/2025 tarihli dilekçesiyle taleplerini artırmıştır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, Adli Tıp Raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu; 6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: 02/02/2023 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve diğer davalılar ... ve ... adlarına kayıtlı ... Plakalı ve ... hat numaralı belediye otobüsünün müteveffa ...'ya çarpmasından kaynaklanan davacıların maddi ve manevi tazminatların tahsili istemine ilişkin dava olduğu görülmüştür.
Dava konusu miktar 6.525.494,75-TL'dir.
Davalı sigorta şirketi tarafından, ... plakalı araca ilişkin başlangıç 16/04/2022, bitiş 16/04/2023 tarihli Motorlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinin celp edildiği görülmüştür. Kaza tarihi itibariyle mevcut bir poliçenin var olduğu anlaşılmıştır.
Yargılamaya konu kazayla ilgili yürütülen ceza yargılamasına ilişkin Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. - .... K. sayılı ilamı ve yargılama dosyası dosyamız içerisine celp edilmiştir. İncelenmesinde, iş bu davanın davalısı ...'ın cezalandırılmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri mahkememizce denetlenip, uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan kusur ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 20/05/2025 Tarih, .... Sayılı raporunda. "Mevcut verilere göre. A) Davalı sürücü ... olay yerinde seyrini görüş alanını kontrol altında bulunduracak şekilde sürdürmesi, durak alanına emniyetli şekilde yanaşması gerekirken sevk ve idare hatasıyla yönetimindeki otobüsün yolun sağ tarafında bulunan kaldırıma çıkıp yayalara çarptığı olayda kusurludur.
B) Müteveffa yaya ... otobüs durağının mevcut olduğu mahalde bulunduğu sırada kaldırıma çıkan otobüsün çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Sonuç: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda. A) Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, B) Müteveffa yaya ...'in kusursuz olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir. Teknik incelemeye göre belirlenen bu rapora, mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/08/2025 havale tarihli raporda; "Davacı ...’nın talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 3.025.094,754 TL olduğu; bu tutarın 1.200.000,00 TL için sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, 2) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 23.09.2024 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 02.02.2023 kaza tarihi ve faiz nev’inin avans faizi olduğu Yönündeki görüş ve kanaatim Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur." hesaplandığı görülmüştür. Davacı ...’nın, hak edeceği maddi tazminatın dosya kapsamına ve delillere göre uygun olması sebebiyle yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir.
Davalı ... kazaya karışan aracı şoför olarak kullanmaktadır. Diğer davalılar ... ve ... kazaya karışan ... plakalı aracın malikleridir. Davalı sigorta şirketi ise ZMMS poliçesinin sigortalayan tarafıdır. Bu haliyle davalıların kaza kapsamında meydana gelen maddi tazminat alacağından sorumlu oldukları sabit olmuştur.
Diğer davacılar ... ve ...' nın yetişkin olmalarından ve çalışmayacak derecede engelli olduklarına dair dosya kapsamında herhangi bir belge olmadığından, bu davacılar yönünden yasal şartları oluşmayan destek yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
** Hakimin manevi zarar adı ile kazaya uğrayana verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları olaydaki kusur durumu ve olayın oluş şekli, olay tarihi ve kaza olayı göz önüne alınmak sureti ile manevi zarar aşağıdaki şekilde belirlenmiş ve hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan tüm sebepler dolayısıyla aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Katip ... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/416, K. 2025/1016, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama